İşimize bakalım

Sami Hocaoğlu
Sami HocaoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
23:00, 23/08/2001, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
İşimize bakalım
İnsan işini unutur mu?
Ne münasebet! Unutmasaydı "insan" adını almazdı. Malumunuz insan, "unutmak" anlamına gelen "nisyan" kökünden türetilir.
Ve işte bu yüzden insan işini unutur. Caddeler işini unutanlarla dolu. "İşsizlik" felaket mi ki? Asıl felaket "işini unutmak". Bu öyle bir iş ki, insan ona doğuştan sahiptir. Ölünceye kadar da emekliliği yoktur. Bu iş kriz dinlemez. Ne kimse sizi işten atabilir, ne siz işinizi terkedebilirsiniz.
Ancak sorumlu ya da sorumsuz davranırsınız, unutursunuz ya da unutmazsınız.
Evet, işiniz sorumluluğunuzdur.
Günahkar olarak değil, sorumlu olarak doğdunuz. İşiniz boynunuza bir borç olarak asıldı. Çünkü, hiçbir karşılık ödemeden, değeri ölçülemeyecek miktarda kredi kullanarak geldiniz dünyaya. Borçlusunuz. Borç "deyn" demektir, deyn "din" demektir: Din borçluluk bilincidir...
Birilerinin, insanları "Senin işin var" diye uyarması gerekiyor. İşini unutan insanlara işini hatırlatması gerekiyor. Sağa sola bakanlara, gözü dışarıda olanlara, "İşine bak!" demesi gerekiyor.
Hele "Ne yapabilirim ki", "Elimden ne gelir ki" diyenler yok mu?
İşte asıl onlara seslenmek, "Başka şey değil, sadece işini yap" diye haykırmak gerekiyor.
Biliyorum, "Paçamıza saldıranlardan baş bulabildik mi ki?" diye dert yanacaksınız.
Ama ne yapalım ki dünyanın kaderi bu; yürüyenler oldukça ürüyenler de olacak. Asıl olan 'mahlukların' neden ürüdüğünden çok, sizin nereye, nasıl, kiminle ve niçin yürüdüğünüz. Dahası bir "kervanınızın" olup olmadığı.
Kervan nedir peki?
Farsça kelime "kârcı" anlamına geliyor. "Kâr" köküne "..cı" anlamına gelen "bân" eki eklenerek elde edilmiş. Demek ki kervan bir ticaret yolculuğu. Yani öyle âvâre âvâre gezip tozmak falan değil. Bir işi, bir kisb ve kazancı olmak.
Sonra, bir kervanın nereden çıkıp nereye gittiği ve yolda nerelerde konaklayacağı da bellidir. Kervanınız varsa, "Canım, kısmet neresiyse orası olur" diyemezsiniz. Mahreciniz de menziliniz de belli olacak. Yılkı atlarını posta atlarından ayıran da bu değil midir? Birincinin yürümesine "dolaşma" denir, ikincisininkine "yol alma" denir. Dolaşmakla yol almak arasında dağlar kadar fark var.
Bir de kervanınızın olup olmadığı, yükünüzün olup olmadığından belli olur. Çünkü kervan olabilmeniz için "kâr" edecek bir "yüke", yani bir "değere" sahip olmanız gerekir. Bunlar varsa sizin için yürümek bir sorumluluktur zaten. Buna mecbur, hatta mahkumsunuz.
Yürüyeceksiniz...
Arkanıza bakmadan yürüyeceksiniz.
Gelenlerin ya da gelmeyenlerin kimler olduğuna çok fazla aldırmayacaksınız.
Vâre nâdânlar değil, kâr edecek değeri olanlar gelsin.
Yolsuz olanlar değil, "yollu" ve "yolcu" olanlar gelsin.
Sorumsuzlar ve olumsuzlar değil, sorumlular ve olumlular gelsin.
Bir de havlamalara aldırmayanlar gelsin.
Hangi gece yarasasız, hangi gül dikensiz, hangi gün gamsız, hangi hayat elemsiz, hangi güzel kusursuz, hangi yol yokuşsuz, hangi köy köpeksizdir ki!..
Ya da; hangi dem Şeytan'sız, hangi Nuh tufansız, hangi İbrahim Nemrut'suz, hangi Musa Firavun'suzdur?
Ve hangi köpeğin havlaması kervanı yürüyüşünden etmiştir?
Eğil yere...
Al taşı eline...
"Bismillah" de...
Kafanı taşa vur...
Ya da taşı kafana...
Belki o zaman işini hatırlayacaksın. Kervanının olduğunu göreceksin. Yolda yolcu olduğunu, yoldan çıkamayacağını, yola yatamayacağını, yolu kahpe dünyanın ciğeri beş para etmez nâdânlarına satamayacağını anlayacaksın.
"Bismillah" demek ne demek?
"Ben ne yaptığımı biliyorum" demek...
"Ben nereden başlayacağımı biliyorum" demek...
"Ben kiminle yapacağımı biliyorum" demek...
"Ben nasıl yapacağımı biliyorum" demek...
"Ben Ey Rabbim, sensiz hiçbir şey yapamayacağımın farkındayım" demek...
Ve "Ben yaptığımı senden aldığım güç sayesinde yapıyorum" demek...
Ne kadar büyük krizler çıkarırlarsa çıkarsınlar, kimse işimizi elimizden alamaz. Ve biz ne kadar usta kaytarıcı olursak olalım, işimizi başkalarına yıkamayız.
İnsan olarak işimiz, yeryüzünde yaratılış amacımıza uygun bir hayatın inşasıdır. Kalfa olarak, usta olarak, amele olarak. Ama mutlaka bu inşanın bir yerinde bir şey olarak...
Binanın mühendisliğine, plan ve projesine, altyapısına, üstyapısına, malzemesine, işçiliğine, sermayesine katkıda bulunarak. Ama mutlaka bir yerine katkıda bulunarak...
"Yıkım ekipleri" mi?
"Bismillah" de, al taşı eline, işine bak!..
Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026