
“Mustafa Denizli geldiğinden beri Beşiktaş''ta genç oyuncu kalmadı. Hoca gençlere önem vermiyor. Beşiktaş''ın o kadar puan kaybettikten sonra şampiyon olacağına inanmıyorum. Hoca gelir gelmez taktik değişti. Sağda oynayan solda, solda oynayan sağda oynatılmaya başlandı. Buna adapte olmamız zordu.” Bu sözler Beşiktaş''tan Eskişehir''e kiralık olarak giden Batuhan Karadeniz''e ait. Genç kardeşimiz açmış ağzını yummuş gözünü. Boyunu fersah fersah aşan laflar etmiş. İğnelemiş, iğnelemekle kalmamış çuvaldızı dibine kadar batırmış.
Şimdi pek çok kimse diyebilir ki; “Canım çocuk daha çok genç. Ayrıca da doğruları söylemiş ne var bunda?” Kazın ayağı öyle değil işte. Herkes bulunduğu konumu göz önüne alarak konuşacak. Bizler, sizler saygı çerçevesi içinde her türlü yorumda bulunabiliriz. Ancak Batuhan gibi profesyonellerin bu şekilde konuşmaları hem kulüplerine zarar verir hem de kendilerine. Biz iki dakikada kaybolan, kuruyan nice genç fidanlar gördük.
Bir futbolcu kalkıp ulu orta kulübünün teknik direktörünü böylesine ağır bir biçimde suçlar mı? Herkes haddini bilecek. Ağzından çıkacak lafın sonuçlarını önceden hesap edecek. Beş düşünecek bir konuşacak.
Şimdi diyelim ki Mustafa Denizli, gelecek sezon yine Beşiktaş''ın başında. Peki Batuhan hocasının yüzüne nasıl bakacak? Hocası acaba onun gibi böyle sorumsuzca konuşan birini kadrosunda görmek isteyecek mi?
Ne demişler: “Laf ağızdan çıkana kadar o sesin esirindir. Ancak daha sonra sen onun esiri olursun.” Batuhan şu anda esir konumunda. Bu işler öyle ucuz değil.
Fenerbahçe''den ayrılan hemen saldırıya geçiyor. Gidenin, arkadan atıp tutmasına çok kızarım. Fenerbahçe''nin eski hocası Daum efendi, Almanya''lardan sallamış: “Aureilo benim zamanımda önemli bir isimdi. Onu kaçırmak büyük hata. Ben olsam diretirdim” demiş. Bununla da yetinmemiş, Fener''in başındayken Semih''in gönderilmesine engel olduğunu da belirtmiş.
Bir başka hariçten gazel okuyan da Zico''nun ağabeyi ve yardımcısı Edu... Beyefendi Rus basınına dert yanmış ve şunları söylemiş: “Başkan, antrenörün işine karışıyordu. Bir gün soyunma odasına girdi ve herkesin gözü önünde Appiah''ı azarladı. Ben müdahale edince tartıştık. Futbolda diktatörlüğün olmaması gerekir.'' Daum ve Zico-Edu işbaşındayken Yıldırım onlar için imparatordu. Şimdi pek çok yanlışı olan biri. Hatta Edu için diktatör. Vurun abalıya! Nasıl olsa arada binlerce kilometre var.
Peki saygı değer beyler, çalışırken neden başkanınıza en ufak eleştiride bile bulunmuyordunuz? Neden Azizsilin''e itiraz etmiyordunuz? Aziz Yıldırım soyunma odasına indiğinde neden kapıları ardına kadar açıyordunuz? Her görüşüne neden asker selamı çakıyordunuz? Hey gidi hey... Ye kürküm ye... Ne demiş Napolyon: “Para-para-para'' Daum''a da Zico''ya da helal olsun! Adamlar işlerini biliyorlar!
Skibbe, doktorlara hangi talimatı verdi: “Servet''i Sivas maçına kadar mutlaka hazırlayın. Ona ihtiyacım var.” Hoca haklı. Servet çok önemli bir oyuncu. Özellikle de rakip takımda Mehmet Yıldız gibi biri varsa Servet, daha da önem kazanıyor.
Başarısızlığa isyan eden, baş kaldıran biri. Tam bir biyonik adam. Müthiş güçlü, müthiş hırslı. Onun lugatında ''pes etmek'' yok. Nice sakatlıkları kısa sürede atlattı. Yüz maskesiyle kaç maç oynadı. O maskeyle değil koşmak, topa yön vermek herhalde yürümek bile zordur. Servet aldırış etmedi. Formasını sırtından çıkarmamak için her türlü riski göze aldı. Sahanın içinde de dışında da kahraman olarak alkışlandı.
Hangi futbolcu, “Kulübüme para kazandırmadan bir yere gitmem” fedakarlığında bulunur? Serbest oyuncuya açıktan imza parası istendiği bir pazarda ne diyor Servet: “Ben daha az alayım yeter ki kulübüm de alsın.” Gelin de şapka çıkarmayın, gelin de alkışlamayın.
Skibbe elbette Servet''i takımında görmek ister. Elbette o olmayınca “eyvah!” demeye başlar. Ancak ben Skibbe''nin boşuna endişelendiğini düşünüyorum. Hocam hiç merak etmeyin Servet sizi Sivas''ta da yalnız bırakmaz. O, her an hazır kıta.
- Yallah cinler yallah! Kış kış cinler kış kış!
- Sayın Polat siz de, biz ne dersek eleştiriyor ve sinirleniyorsunuz. Bırakın biz de işimizi yapalım.
- Erkan''ın maliyeti 100 bin euroymuş. Beşiktaş''ın transferde batırdığı milyon euroların yanında bu, çekirdek parası bile değil. Canın sağolsun be Erkan kardeş, bakarsın bu kez eğri gemi doğru sefer olur. Haydi rastgele...
- Gökhan gözünü seveyim yere sağlam bas. Futbol dünyasında cennet ile cehennemin birbirine komşu olduğunu sakın unutma.
- Bobo kendine dert etme nasıl olsa Denizli seni oynatmıyor. Konuşsan da bir şey farketmeyecek.
- Ooooo bravo! Herkes alkışlasın! Ne büyük bir meziyet!
- Nobre yüzde yüz haklı. Ancak çenesini boşuna yoruyor. Denizli, bildiğinden asla dönmez.
- Peki o zaman başka kulüp bulmak için menajerin ile kapı arkasında yaptığın o konuşmalar ne oluyor?
- Aman dikkat bundan sonra Colin''e fazla karışmayalım ve de bulaşmayalım. Baksanıza arkası sağlam.
- Gerçekler ne yazık ki acıdır.
- Tecrübe konuşmuş. Demek ki Kalli, geçen sezonki Hakan Şükür-Lincoln olayını kafasından atamamış.
- Buyrun beyler tercih sizin...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.