2026'nın finansal beş ana teması olacak

04:005/01/2026, Pazartesi
G: 4/01/2026, Pazar
Yeni Şafak
Alpaslan Çakar.
Alpaslan Çakar.

Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, 2026’da dengeli kredi büyümesi, güçlü TL mevduat yapısı, etkin risk yönetimi, yapay zekâ destekli dijital bankacılık ve sürdürülebilir finansmanın sektörün beş ana teması olacağını söyledi. Çakar, 2025’in ise risklerin iyi yönetildiği, aktif kalitesinin korunduğu ve OVP ile uyumun güçlendiği başarılı bir yıl olarak geride bırakıldığını vurguladı.

Türkiye Bankalar Birliği Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, 2026’nın finansal açıdan 5 ana teması olacağını dile getirerek, bunlardan birincisinin dengeli kredi büyümesi olduğunu aktardı. Para politikasında kademeli gevşemenin başlamasının beklenmesiyle birlikte, 2026’nın makro ihtiyati çerçevenin büyük ölçüde korunacağı bir yıl olacağını öngördüklerini belirten Çakar, “Bu nedenle kredi büyümesi daha dengeli, selektif kredi politikasına uygun, risk maliyetlerinin daha öngörülebilir olduğu bir yapıda seyredecek. İkinci olarak TL mevduat payının güçlenmesi. 2025’te başlayarak yüzde 60 seviyesinin üzerine çıkan TL mevduatın 2026’da da daha aynı şekilde güçlü seyrini devam ettireceğini öngörüyoruz. Bu durum hem fiyat istikrarı hedefini destekleyecek hem de sektörün fonlama kalitesini yükseltecek” açıklamasında bulundu.

YAPAY ZEKANIN FAALİYET SAHASI GENİŞLEYECEK

Çakar, üçüncü olarak ise risk yönetimi ve sermaye yeterliliğinin ön plana çıktığını kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı: “Bankacılık sektörümüz 2026’da da küresel finansal belirsizliklere karşın güçlü sermaye yapısı ve etkin risk yönetimi araçlarıyla dayanıklılığını sürdürecek. Dördüncü olarak dijital bankacılık ve yapay zeka uygulamaları. Finansal hizmetlerde yapay zeka uygulamaları 2026’da da kredi değerlendirme modelleri, müşteri fiyatlamaları ve risk yönetimi modelleri gibi daha geniş alanlara yayılacak, kredi tahsil süreçlerinden operasyonel verimliliğe kadar birçok alanda kullanımı gerçekleşecek. Son olarak sürdürülebilir finansman sektörümüzün dönüşüm parametrelerinden biri olmaya devam edecektir. Yeşil finansman, karbon nötr hedefler ve sürdürülebilir kredi programları hem ulusal stratejiler hem de uluslararası standartlarla uyum içerisinde gelişecektir. 2026’da finansal kapsayıcılık, dijital kanallar, mikro finansman ürünleri ve kamu iş birlikleriyle daha da güçlenecek.”

SEKTÖR BAŞARILI BİR YILI GERİDE BIRAKTI

Çakar, bankacılık sektörünün toplam yurt dışı finansman tutarının yaklaşık 40 milyar dolar artarak 195 milyar dolar seviyesine geldiğini belirtti. Türkiye’de ise 2025’te ekonominin ana ekseninin Orta Vadeli Program (OVP) çerçevesinde şekillendiğini kaydeden Çakar, nihai hedefin sürdürülebilir büyüme ve daha adil gelir dağılımı olan bu programın temelde fiyat istikrarı, mali disiplin ve sürdürülebilir cari açık üzerine odaklandığını vurguladı. Çakar, fiyat istikrarının bugün itibarıyla gündemlerinin ana unsurlarından biri olmaya devam ettiğine işaret ederek, “Bugüne kadar olan süreçte OVP’nin sağlıklı bir şekilde çalıştığına şahit olduk. Bu dönemde makro göstergelerde dengelenme sağlanmış, fiyat istikrarı güç kazanarak kırılganlıklar önemli ölçüde azalmıştır. Geldiğimiz noktada dezenflasyon sürecinin devam ettiğini, büyümenin istikrarlı bir performans sergilediğini görüyoruz. 2025 yılı bankacılık sektörü açısından zor olmakla birlikte, risklerin iyi yönetildiği, makroekonomik politikalara uyumun daha da güçlendiği başarılı bir yıl olarak geçmiştir” şeklinde konuştu.

KREDİLERDE YATIRIM VE KATMA DEĞER ODAKLI BÜYÜME

Alpaslan Çakar, 2025’in bankacılık sektörü açısından yatırım ve katma değer odaklı kredi büyümesinin öne çıktığı bir yıl olduğunu belirtti. Çakar, “Bankacılık sektörümüzde 2025’in en önemli ve öncelikli konularından bir tanesi de aktif kalitesinin yönetilmesi olmuştur. Bugün itibarıyla sektörümüzün takip oranı yüzde 2,5 gibi yönetilebilir bir seviyededir ve bu süreçte bankalarınız ihtiyatlı bir yaklaşım içerisinde yakın izlemedeki krediler için yüzde 18 ve takibindeki krediler içinse yüzde 74 oranında da karşılık ayırmış durumdadırlar. Önümüzdeki yılda da kredi kalitesinin sektörümüzün ana gündemlerinden biri olacağını ve sistemik bir risk asla oluşturmayacağını söyleyebiliriz” ifadelerini kullandı.

KKM’NİN SONLANDIRILMASI ÖNEMLİ KATKI SAĞLADI

Çakar, bankaların bilançolarının pasif tarafına değinerek, sıkı para politikasının ve makro ihtiyati önlemlerin belirleyici etmenler olduğunu, başta mevduat olmak üzere alternatif fonlama araçlarının değişkenlik gösterdiğini ve fonlama maliyetlerinin yüksek seyrettiğini bildirdi. Yıl boyunca müşterilerinin TL mevduata ilgisinin güçlü kaldığını ve TL mevduatın bilançolar içerisindeki payının arttığına dikkati çeken Çakar, “Makroekonomik göstergelerdeki iyileşme, rezervlerdeki güçlenme ve yıl içerisinde KKM’nin başarılı olarak sonlandırılması sektörün finansal derinliğine olumlu katkı sağladı” dedi. Çakar, “Bankacılık sektörü uyguladığı ihtiyatlı bilanço yönetimi ve makroekonomik politikalara sağladığı uyum sonucunda mali bünyesini sağlıklı tutmayı başarmıştır. Bu yıl da enflasyonun altında kalan öz kaynak karlılıkları toparlanarak gerçekleşen enflasyon seviyesinde bir karlılık sonucuna ulaşacağını öngörmekteyiz” diye konuştu.

#Ziraat Bankası
#Vizyon eki
#ekonomi