Dünya manşet attı: Yükselen güç Türkiye

Muhammed Vefa Yürekli
04:005/01/2026, Pazartesi
G: 4/01/2026, Pazar
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Türkiye’nin diplomatik hamleleri, savunma sanayii atılımları ve kriz çözme kapasitesi, uluslararası basında “yükselen küresel güç” başlıklarıyla değerlendirildi. Erdoğan’ın Ukrayna’dan Gazze’ye uzanan arabuluculuk girişimleri dünya medyasında somut sonuç üreten nadir liderlik örnekleri olarak öne çıktı. Birçok analiz, Türkiye’nin yeni dünya düzeninde göz ardı edilemeyecek bir güç haline geldiğini vurguluyor.

Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde attığı adımlar, yürüttüğü aktif diplomasi ve bölgesel krizlerde üstlendiği rol, uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor. Küresel medya kuruluşları, düşünce merkezleri ve askeri analizlerde Türkiye; bağımsız karar alabilen, üretim gücü yüksek ve sahadaki dengeleri etkileyebilen bir aktör olarak tanımlanıyor.

SOMUT SONUÇLAR SAĞLAYAN TEK LİDER

Son 10 yılda Türkiye’nin çok sayıda küresel krizin çözümünde aktif rol alması en çok dikkat çeken hususlardan. Arab News’te yayımlanan analizde, Türkiye’nin Ukrayna’dan Afrika ve Güney Kafkasya’ya uzanan krizlerde aktif ve etkili bir arabulucu güç olarak öne çıktığı vurgulanıyor. Türkiye’nin arabuluculuk girişimleriyle hem diplomatik kazanımlar elde etmeye çalıştığı hem de Batı karşısında stratejik özerkliğini korumayı başardığı ifade ediliyor. Analiz, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem Zelenski hem Putin ile kurduğu samimi ilişkiler sayesinde, tahıl koridoru ve esir değişimi gibi somut sonuçlar sağlayan tek lider konumuna geldiğini belirtiyor. Güney Kafkasya’da ise Türkiye’nin, Ermenistan-Azerbaycan barış sürecinde bölgesel istikrar için kritik rol oynadığı ve Washington’ın da Ankara’yı bu sürece dahil etmeye çalıştığı aktarılıyor. Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın Türkiye ile diyaloğu “çok önemli” olarak nitelemesi, Ankara’nın etkisinin bölgesel aktörlerce de kabul edildiğini gösteren bir nokta olarak öne çıkarılıyor. Somali-Etiyopya geriliminde ise Türkiye’nin taraflara olan yakın ilişkileri nedeniyle yeni bir arabuluculuk zemini oluşturabilecek nadir ülkelerden biri olduğu vurgulanıyor.

BARIŞ ELÇİSİ

Fransa’nın önde gelen gazetesi Le Monde’un analizinde ise Türkiye’nin küresel ve bölgesel krizlerde yürüttüğü etkili ve barış odaklı diplomasinin Avrupa’da büyük takdir topladığı vurgulanıyor. Gazete, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomatik hamleleri sayesinde Türkiye’nin “uluslararası alanda barış elçisi olarak kendini kanıtladığını” ifade ederek Ankara’ya dair övgü dolu bir değerlendirme yaptı. Analizde Türkiye’nin Orta Doğu’dan Ukrayna-Rusya savaşına ve Afrika’daki krizlere uzanan geniş bir alanda çözüm üreten aktör haline geldiği belirtildi. Beyaz Saray’daki Erdoğan-Trump görüşmesi hatırlatılarak, Türkiye’nin “Washington ve Brüksel’in önem verdiği tüm kritik meselelerin kavşağında” yer aldığı vurgulandı. Gazze diplomasisinde Türkiye’nin rolüne işaret edilirken, Almanya Başbakanı Merz’in Ankara’nın katkılarından duyduğu memnuniyet özellikle aktarıldı. Rusya-Ukrayna savaşında ise Macron’un, olası bir barış anlaşması sonrası planlanan görev gücüne Türk birliklerini dahil etme isteğinin, Türkiye’nin merkezi rolünü teyit ettiği belirtildi.

HIRSIN GERÇEKLE BULUŞTUĞU ADIM

Türkiye’nin savunma sanayiinde yaptığı atılım ve sert güç kapasitesini geliştirmesi, en çok dikkat çeken konulardan. Geçtiğimiz günlerde ABD’nin önde gelen askeri analiz dergilerinden National Interest, Türkiye’nin 6,5 milyar dolarlık “Çelik Kubbe” hava ve füze savunma projesini kapsamlı analizlerle gündemine taşıdı. Yorumlarda, Ankara’nın kendi hava sahasını çok katmanlı bir milli savunma mimarisiyle tahkim etmesinin “hırsın gerçekle buluştuğu” bir adım olduğu belirtilirken, sistemin Türkiye’ye yönelik olası saldırıları ciddi şekilde zorlaştıracağı vurgulandı.

TÜRKİYE’NİN YENİ ROLÜ

Türkiye’nin uluslararası arenada aldığı pozisyonların kendi açısından doğurduğu olumlu sonuçlar, uluslararası aktörlerin de dikkatini çekti. Kathimerini gazetesinin “Türkiye Trump döneminde yeni bir rolle” başlıklı analizinde, Türkiye’nin rolünün son dönemde küresel mecrada üst düzeye çıktığı vurgulandı. Çalışmada, “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hükümeti silahlı kuvvetlerini yeni silahlarla güçlendirirken Türk savunma sanayisi yükseliş döneminde” denildi. Ta Nea Gazetesi ise “Biz Tempi (tren kazasıyla) uğraşırken ve etrafımızda sismik, jeostratejik gelişmeler olurken, Yunanistan tamamen çerçevenin dışında duruyor. Bir çivinin ucu kadar bile bir duvarda yeri yok” dedi.

SÜPER GÜÇ MÜ DOĞUYOR

Financial Times’ta yayınlanan başka bir analizde TCG Anadolu ve Türk donanmasına methiyeler düzüldü. “Bir Sonraki Uçak Gemisi Süper Gücü Türkiye mi?” başlığıyla yayınlanan çalışmada, Türkiye’nin son zamanlardaki donanma yeteneklerine dikkati çekti. Yazıda TCG Anadolu’dan övgü ile söz edilirken Türkiye’nin denizcilik gücünü ve yeteneklerini genişletme konusundaki kararlığına da vurgu yapıldı. Yazıda, çok maksatlı amfibi hücum gemisi TCG Anadolu’nun Türk Deniz Kuvvetlerine katılmasının ardından Türkiye’nin, ikinci uçak gemisini geliştirerek deniz kabiliyetlerini artırdığı ifade edildi. Yazıda, TCG Anadolu’nun yüzde 70’inin yerli üretim olduğu, ikinci uçak gemisinin tamamen yerli olarak tasarlanıp inşa edileceği vurgulandı.

TÜRKLER BURAYI FETHEDECEK

İspanya’nın önde gelen havacılık ve savunma yayınlarından Aero Naves, Türkiye’nin İHA sektöründeki yükselişini kapsamlı bir analizle değerlendirdi. Raporda Türk İHA ve SİHA’larının küresel pazarda elde ettiği tarihi başarıya dikkat çekildi. “Türkiye’nin yeni hedefi Latin Amerika, yakında Türkler burayı da fethedecek” ifadelerine yer verildi. Aero Naves, “Türkiye artık sadece üretici değil, modern savaşın ritmini belirleyen ülke” değerlendirmesini yaptı.

HAVACILIK TARİHİNE GEÇTİ

Geçtiğimiz günlerde Türk savunma sanayiinin insansız savaş uçağı Bayraktar Kızılelma ile gerçekleştirdiği havadan havaya vuruş testi dünya basınında geniş yankı uyandırdı. Fransız La Nouvelle Tribune gazetesi, Ankara’nın bu hamlesiyle askeri havacılık tarihine geçtiğini belirterek, “Bu performansı bugüne kadar kamuoyu önünde hiçbir ulus doğrulayamadı.Ankara askeri havacılık tarihine adını yazdırdı. Bir Türk insansız hava aracı, jet motorlu bir hedefi uçuş halindeyken imha etti. Bu, bugüne kadar başka hiçbir ulusun kamuoyu önünde doğrulamadığı bir performanstır” yorumu yapıldı.

BARIŞA ÖNCÜ ÜLKE

İstanbul barış müzakerelerinde Türkiye’nin diplomatik rolü de dünya genelinde övgü aldı. İsviçre merkezli basın kuruluşu Nau, müzakerelere ilişkin haberinde, “Putin gelmese de İstanbul müzakerelerinin gerçek kazananı Erdoğan” başlığını kullandı. Yunanistan’ın “Liberal” gazetesi de İstanbul müzakerelerini, “Erdoğan bölgesel bir oyuncu haline geliyor ve Atina yeni bir senaryoyla karşı karşıya” başlığıyla haberleştirdi. Alman Welt gazetesinde yer alan haberde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, savaş başladığından beri kendisini bir arabulucu, ülkesini de vazgeçilmez bir güç olarak konumlandırdığı belirtildi.

SURİYE’DE ZAFER TÜRKLERİN

Suriye’de yaşanan tarihi devrim ve sonrasında yaşananlar, uluslararası çapta büyük ses getirirken, Batı medyasında Türkiye, bölgede yürüttüğü strateji ile “kazanan” olarak konumlandırıldı. Bloomberg’de yayınlanan “Esad’ın düşüşü Türkiye için büyük bir zafer” başlıklı yazıda, Suriye’deki iktidar değişikliğinin en büyük kazananlardan biri olarak Erdoğan’ın öne çıktığı belirtilirken, “Erdoğan’ın güney komşusu üzerindeki etkisi, Esad’ın devrilmesiyle arttı ve hem yurt içinde hem de yurt dışında siyasi duruşu güçlendi. Erdoğan, Türkiye’nin yardımıyla Esad’ı devirmeyi başaran binlerce Suriyeli muhalif ve 2011’de Suriye savaşı patlak verdiğinde Türkiye’de güvenli sığınak verilen milyonlarca mülteci tarafından bir kahraman olarak görülüyor” yorumuna yer verildi.

#politika
#türkiye
#vizyon eki