Güvenlik, adalet ve dayanışmada kilit ülke

04:005/01/2026, Pazartesi
G: 4/01/2026, Pazar
Yeni Şafak
Ali Yerlikaya.
Ali Yerlikaya.

Türkiye, güvenliğin de adaletin de insani dayanışmanın da merkezinde kilit bir ülkedir. Medeniyetimizden aldığımız güç ve ilhamla birliğimiz, kardeşlik ve huzurumuz her gün daha da güçlenerek emin adımlarla ülkemizi geleceğe taşıyacağız.

Ali Yerlikaya

Malumunuzdur ki dünya artık tek başına hareket eden ülkelerin değil; iş birliği yapan, dayanışma gösteren ve ortak sorunlara ortak çözümler üreten devletlerin dünyasıdır. İşte tam da bu noktada Türkiye’nin neden vazgeçilmez olduğuna ilişkin görüşlerimizi paylaşma fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim. Uluslararası arenada giderek güçlenen Türkiye’nin rolünü ve neden Türkiyesiz bir küresel düzenin düşünülemeyeceğini anlatmak, milletimizin geleceğe dair umutlarını pekiştirmek demektir. Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun jeopolitik, sosyolojik ve kültürel buluşma merkezindeyiz. Ülkemiz tarih boyunca kıtaların ve medeniyetlerin buluşma noktasında emsalsiz bir stratejik köprü görevi üstlenmiştir. Bu vasfıyla başta ulaşım, güvenlik, ticaret, gıda ve enerji olmak üzere birçok alanda Türkiye’yi vazgeçilmez kılmaktadır. Bugün huzur ve güvenlik artık sadece sınırlarımızı korumakla sınırlı değildir. Ekonomik krizlerden siber tehditlere, terörizmden çevresel felaketlere kadar geniş bir alanı kapsar. Türkiye, uluslararası arenada giderek güçlenen rolünü; terörle mücadeleden organize suç örgütlerine, kara para aklama ve suç gelirlerinin engellenmesinden suçluların iadesine kadar geniş bir alanda yürüttüğü kararlı çalışmalarla her geçen gün daha da sağlamlaştırmaktadır. Sınır aşan nitelik taşıyan suç tipleri karşısında ülkemiz; iş birliğine dayalı güvenlik mekanizmalarını geliştirerek, uluslararası standartlarla uyumlu, hızlı ve etkin çözümler üretmeye devam etmektedir. Göreve geldiğimden bu yana 931’i kırmızı bülten, 347’si kırmızı difüzyon olmak üzere toplam bin 278 yabancı şahıs yakalanmıştır. Ayrıca kırmızı bültenle aradığımız 566 şahsın da ülkemize iadesi sağlanmıştır. Bu bağlamda Türkiye, farklı ülkelerin güvenlik birimleri ile arasındaki koordinasyonu artıran, uluslararası ortak operasyonlara aktif katılım sağlayan, küresel suç ağlarının faaliyet alanını daraltan, zehir tacirleriyle amansızca mücadele yürüten, siber tehditlere karşı teknik kapasitesini sürekli yenileyen, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti gibi suçlar karşısında etkili ve kararlı adımlar atan bir anlayışı benimsemektedir. Tüm bu çabaların merkezinde ise güvenliği sağlarken insan hak ve hürriyetlerini gözeten, hukukun üstünlüğü ile insan onurunun korunmasını vazgeçilmez bir ilke olarak kabul eden bir yaklaşım bulunmaktadır. Uluslararası teşkilatlarda aktif rol alan ülkemiz, kriz bölgelerindeki ara bulucu kimliğiyle ‘anahtar ülke’ konumunu daha da güçlendirerek küresel barış ve huzurun korunmasına önemli katkılar sunmaktadır. Barışa uzanan her elin ardında kararlı ve vizyoner bir “Türkiye” vardır. Bugün olduğu gibi gelecekte de adaletin ve insanlığın onurlu geleceğine yön verecek iradenin merkezinde “büyük ve güçlü” bir Türkiye vardır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadeleriyle “İnsana hizmet etmeyen, insana huzur, esenlik ve değer vermeyen; adaleti ve güvenliği temin etmeyen bir sistemin başarı şansı yoktur.” İşte bu söz, Türkiye’nin uluslararası arenadaki duruşunu en güzel şekilde özetlemektedir. Bizim için insana hizmet, barışa katkı ve güvenliğe öncülük, vazgeçilmez bir sorumluluktur. Türkiye; milliyeti, inancı, dili, dini ne olursa olsun hiçbir insanın can güvenliği endişesi yaşamaması için uluslararası düzeyde sürdürdüğü diplomatik girişimleriyle barış ve huzurun tesis edilmesinde tarihten aldığı vazgeçilmez rolü en güzel şekilde yerine getirmektedir. Uluslararası arenada yürüttüğü diplomatik girişimler aracılığıyla bölgesel dinamiklere yön veren ve uluslararası sistemde varlığı gözetilmeden politika üretilemeyen bir güç haline gelmiştir. Türkiye’nin üstlendiği bu rol, gösterdiği insani hassasiyetlerin de farklı coğrafyalarda anlamlı sonuçlara dönüşmesini mümkün kılmaktadır. Yeryüzünde sınırların kalktığı, küreselleşmenin baş döndürücü bir hızla insani değerleri erozyona uğrattığı çağımızda, köklü medeniyet değerlerimiz bize en güzel hasletlerimizden biri olan diğerkâmlığı, kederde ve tasada mazluma gönül kapılarımızı ardına kadar açmayı öğütlemiştir. Bu anlayışın bir yansıması olarak aziz milletimiz, dünyanın dört bir yanında eşsiz bir dayanışma örneği sergilemektedir. Kurulan hastaneler, yapılan yollar, inşa edilen okullar ve oluşturulan yeni yaşam alanları; hemen hemen her kıtadaki mazlumların gönlünde müstesna bir yer edinmektedir. Böylece Türkiye, yalnızca bir devlet olarak değil, aynı zamanda dost ve kardeş olarak benimsenmektedir. Bu kapsamda AFAD Başkanlığımız yalnızca ülkemizde değil, küresel ölçekte de insani yardım ve afet diplomasisi alanında etkin rol üstlenmektedir. Bugüne kadar 5 kıtada 80’den fazla ülkede arama kurtarma ve insani yardım faaliyetleri yürütülmüştür. Başta deprem olmak üzere; göç, savaş, insani kriz ve sel gibi olaylar nedeniyle Afganistan, Arjantin, Bangladeş, Botsvana, Burundi, Ekvator, Filistin, Kamboçya, Güney Sudan, İspanya, Myanmar, Pakistan, Somali, Sudan ve Suriye olmak üzere pek çok ülkeye önemli düzeyde insani yardım ulaştırılmıştır. Filistin’e toplam 14 uçak ve 18 gemi ile 103.397 ton insani yardım gönderilmiş, ülkemize getirilen 2 binden fazla Filistinliye barınma ve destek sağlanmıştır. 8 Aralık 2024 tarihinden sonra Suriye’ye 7.800 tır ve kamyon insani yardım malzemesi sevk edilmiştir. Geleceğe dair umut ve beklentilerimizin tazelendiği bu günlerde Türkiye’nin uluslararası arenadaki güçlü rolü, sadece bugünün değil, yarının da güvenliğini ve huzurunu inşa etmektedir. Bugün geldiğimiz noktada açıkça söyleyebiliriz ki: Türkiye, güvenliğin de adaletin de insani dayanışmanın da merkezinde kilit bir ülkedir. Bugün huzur ve güvenlik artık sadece sınırlarımızı korumakla sınırlı değildir. Ekonomik krizlerden siber tehditlere, terörizmden çevresel felaketlere kadar geniş bir alanı kapsar. Yürekten inanıyorum ki medeniyetimizden aldığımız güç ve ilhamla birliğimiz, dirliğimiz, kardeşlik ve huzurumuz her gün daha da güçlenerek emin adımlarla ülkemizi geleceğe taşıyacağız. Bu vesileyle yeni yılın, Türkiye’nin uluslararası arenadaki rolünü daha da pekiştireceği, hep birlikte daha güçlü bir Türkiye ve huzurlu bir geleceği inşa edeceğimiz, yeryüzünde huzur, barış ve esenliğin hâkim olduğu bir yıl olmasını diliyor; Yeni Şafak ailesi ve okurlarını sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

#Ali Yerlikaya
#Güvenlik
#Vizyon eki