
Gelişen teknoloji ile birlikte yöntem değiştiren kara para ile mücadelede Türkiye filtre ülke olarak öne çıkıyor. MASAK başta olmak üzere bir bir devreye alınan teknolojik önlemlerle elektronik ödemeler ve kripto varlıklar üzerinden sağlanan suç gelirleri affffedilmiyor.
2026’ya girerken küresel mali suçlarla mücadelede dünya, yeni bir eşikten geçiyor. Suç gelirleri nakitten dijitale kayarken elektronik ödemelerden kripto varlıklara uzanan geniş bir hat, artık devletlerin siber kapasitesinin gerçek sınav alanı. Türkiye, bu sınavda yalnızca “koridor ülke” değil, giderek “filtre ülke” rolüyle öne çıkıyor.Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisine göre her yıl aklanan kara para miktarı, dünya gayrisafi hasılasının yaklaşık yüzde 2 ila 5’i arasında değişiyor. Kartlı ödemeler, elektronik para, sanal POS’lar, ön ödemeli kartlar ve kripto cüzdanlar, bu paranın dolaşıma sokulduğu yeni kanallar olarak öne çıkıyor. Uluslararası raporlar, dijital para akışının izlenmesinde Türkiye gibi bölgesinde ticaret, enerji, göç ve turizm hatlarının kesiştiği ülkelerin öneminin arttığını gösteriyor. Çünkü her kart işlemi, havale ya da kripto transferi, finansal sistemde mutlaka dijital bir iz bırakıyor. Bu izleri okuyabilen ülkeler küresel zincirin güçlü halkaları arasında yer alıyor.
DİJİTAL PARAYA ÇOKLU KISKAÇ
Türkiye’de mali suçlarla mücadele, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK), Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele birimleri, bankacılık ve finans otoriteleri, BTK ile savcılık ve mahkemelerin ortak çalışmasıyla yürütülüyor. Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı finansal istihbarat birimi MASAK, bankalar, ödeme kuruluşları, elektronik para şirketleri ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarından gelen şüpheli işlem bildirimlerini toplayıp analiz ediyor, gerekli durumlarda adli makamlara iletiyor. Yayımladığı rehberlerle de yükümlülere, hangi işlemlerin riskli olduğu ve hangi tedbirlerin alınması gerektiği konusunda yol gösteriyor. Emniyetin siber suç birimleri, çevrim içi dolandırıcılık, yasa dışı bahis, kart ve hesap ele geçirme gibi suçlarda dijital delil peşine düşüyor. Para hareketlerinin hangi hesaplar ve platformlar üzerinden aktığını ortaya çıkarıyor. Bu süreçte Interpol, Europol ve yabancı güvenlik makamlarıyla ortak operasyonlar ve bilgi paylaşımı yürütülüyor. BDDK, TCMB ve SPK ise bankalar, ödeme ve elektronik para kuruluşları ile sermaye piyasası aktörlerini düzenleyip denetleyerek, müşteri tanıma, şüpheli işlem bildirimi ve uyum süreçlerinin sağlıklı işlemesini güvence altına alıyor. BTK, trafik ve erişim kayıtları ile yer sağlayıcı yükümlülükleri üzerinden dijital delilin adli mercilere ulaşmasını sağlıyor. Bu kurumsal yapı, savcılıkların açtığı soruşturmalar ve mahkemelerin verdiği hapis ile müsadere kararlarıyla tamamlanıyor. Böylece suçtan elde edilen gelirin hem kaynağı hem de izi yargı önünde hesap verebilir hale geliyor.
SIKI DENETİMLE GRİ LİSTEDEN ÇIKIŞ
Kara para aklama ve terörün finansmanı ile mücadelede uluslararası çerçeveyi çizen G-7 ülkelerinin Mali Eylem Görev Gücü olan FATF, Türkiye’yi Ekim 2021’de “artırılmış izleme” kapsamına aldı. Ankara, bu süreci, sistemi güçlendiren kapsamlı bir eylem planıyla karşıladı. Denetim, soruşturma ve yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesiyle birlikte daha karmaşık kara para aklama soruşturmaları yürütüldü. Terörün finansmanı dosyalarında mali soruşturmalar öne çıkarıldı. Riskli görülen sektörlerde gözetim ve yaptırımlar sıkılaştırıldı. Bu adımların ardından FATF, 28 Haziran 2024’te Türkiye’yi gri listeden çıkardı. Karar hem teknik uyumun sağlandığını hem de Türkiye’nin uluslararası finansal sistemde güvenilir aktör konumunu pekiştirdiğini gösteren bir tescil olarak yorumlandı. FATF’nin Kasım 2025’te Türkiye’ye gerçekleştirdiği ziyaret ise bu sürecin “takip aşaması” niteliğinde oldu. Delegasyon, özellikle elektronik ödeme kuruluşları ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarının denetimi başta olmak üzere, sahadaki uygulamaları yerinde inceliyor.
KRİPTOYA YAKIN MARKAJ
Ödeme ve elektronik para kuruluşları, ilgili kanun çerçevesinde Merkez Bankasının lisans ve gözetimi altında faaliyet gösteriyor. TCMB, 2024 yılında 8 şirkete faaliyet izni verdi, 7 kuruluşun faaliyet kapsamını genişletti. 5 kuruluşa ise pay devri onayı verdi. Aynı dönemde bir kuruluşun izni geçici olarak durduruldu, bir kuruluşun izni iptal edildi, kanunun ilgili maddesi uyarınca 55 kuruluşa toplam 160 milyon 300 bin lira idari para cezası uygulandı. MASAK, ödeme kuruluşları ve kripto varlık platformlarını kara para aklama ile mücadele mevzuatında “yükümlü” sayarak şüpheli işlem bildirim rehberlerini güncelledi. Kripto varlık transferlerinde FATF’nin “seyahat kuralına” uyum için 15 bin lira ve üzerindeki işlemlerde gönderici bilgileri doğrulama zorunluluğu getirildi. Eksik bilgilerde işlemi durdurma ve reddetme yükümlülükleri tanımlandı. SPK da kripto varlık hizmet sağlayıcılarını kendi düzenleme ve denetim alanına alarak, lisans, asgari sermaye, bilgi sistemleri ve iç kontrol standartlarını, yatırımcıyı koruma hükümleriyle birlikte belirledi. Böylece elektronik ödeme ve kripto ekosistemi, “kayıt dışı açık kapı” değil, kayıtlı ve izlenebilir bir sistemin parçası haline getirilmeye başladı.






