
Türkiye, dünyada değişen dengeleri lehine kullanmak ve muhtemel tehdit ve sınamaları bertaraf etmek için manevra kabiliyeti yüksek bir diplomasi icra ediyor.
bazı önemli adımlar atılmış olmasına rağmen 2025 yılı, çatışmaların sürdüğü ve küresel rekabetin daha da keskinleştiği bir yıl oldu. Güç dengelerinin yeniden şekillendiği ve belirsizliğin hakim olduğu bir tablo karşısında Dışişleri Bakanlığı, çok boyutlu ve ön alıcı bir dış politika yürütüyor.
DÖRT BİR YANDA AKTİF
Türkiye sadece bölgesinde değil, dünyanın dört bir yanında barış ve istikrarı önceleyen, çözüm odaklı diplomatik girişimlere öncülük ediyor. Gazze’den Ukrayna’ya, Güney Kafkasya’dan Afrika Boynuzu’na uzanan geniş bir coğrafyada barış ve istikrarı önceleyen dış politikası ve üstlendiği ara buluculuk ve kolaylaştırıcılık rolüyle, uluslararası düzlemde itibar gören ve desteği aranan bir aktör olarak öne çıkıyor.
FİLİSTİN’DE TÜRKİYE FARKI
Gazze’de izlediği aktif politikayla ateşkes anlaşmasında garantör ülkelerden olan Türkiye’nin çabalarıyla 7 Ekim sonrasında Filistin Devleti’nin tanınması için çalıştı. Bu yıl 11 ülkenin daha Filistin Devleti’ni tanımasıyla, iki devletli çözüm iradesi küresel bir mutabakata dönüştü. BM Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesinden dördünün Filistin’i tanıdığı tarihi bir dönemece girildi. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde Gazze’deki önceliği, Gazze’de ateşkesin tahkimi, bölgenin yeniden imarı ve insani yardımların kesintisiz akışının sağlanması olacak. Türkiye, 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız, egemen ve toprak bütünlüğünü haiz bir Filistin Devleti kurulana kadar bu mücadelesine devam edecek.
KUZEYDE BARIŞ ÇABALARI
Türkiye’nin diplomatik çözüm arayışlarında bir diğer yönü ise kuzeyi. Dördüncü yılını tamamlamak üzere olan Rusya- Ukrayna savaşı bölgenin güvenlik ve istikrarını yakından etkilemeyi sürdürüyor. Savaşın başından bu yana ihtilafın diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini savunuyor. 2025 yılında Rusya ile Ukrayna arasında üç tur doğrudan görüşmelere İstanbul’da ev sahipliği yaparak barış çabalarında kritik rol üstlendi.
SURİYE’NİN DÜNYAYA ENTEGRASYONU
Suriye’de 8 Aralık devriminin ardından Türkiye, ülkenin istikrarı için çaba gösteriyor. Türkiye’nin girişimleriyle ABD ve Avrupa ülkelerinin Suriye yönetimiyle yapıcı angajman geliştirmesine destek olundu, yaptırımların kaldırılması sürecinde kolaylaştırıcı rol üstlenildi. Türkiye’nin öncülüğünde Suriye 13 yıl aradan sonra İslam İşbirliği Teşkilatı üyeliğine döndü.
EGE VE DOĞU AKDENİZ REFAH BÖLGESİ
Türkiye, dış politikada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin uluslararası toplumda hak ettiği konuma ulaşması ve Kıbrıslı Türklere yönelik gayriinsani ambargonun kaldırılmasını da başlıca öncelikleri arasında tutuyor. Yunanistan’la olumlu gündemin geliştirilmesine yönelik iradesini sürdüren Türkiye, Batı Trakya Türk azınlığının haklarının korunması yönündeki girişimlerine de devam ediyor. Tüm Ege ihtilaflarının bir bütün olarak ele alınmasını ve bunlara uluslararası hukuk ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde anlamlı ve yapıcı bir diyalogla çözüm bulunmasını savunan Türkiye, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’i bir istikrar ve refah bölgesi olarak görmek istiyor.
TDT’DE DÖNEM BAŞKANLIĞI
Türk dünyasında bütünleşme çabalarının ana çatısını oluşturan Türk Devletleri Teşkilatı, bünyesinde bu yıl gerçekleştirilen iki Zirve’de tarihi kazanımlar elde edilirken, Türk devletlerinin KKTC ve Kıbrıs Türklerine desteği Zirve Bildirilerinde en güçlü şekilde kayda geçirildi. KKTC’nin Türk Akademisi’ne gözlemci olarak kabul edilmesi, Ada’nın Türk İşbirliği Teşkilatlarıyla bütünleşmesi yolunda atılan önemli bir adım oldu. Türkiye’de 2026’da yapılacak zirveyle dönem başkanlığı ülkemize geçecek.
NATO ANKARA TOPLANACAK
NATO nezdindeki konumunu da her geçen gün güçlendiren Türkiye, İttifak içinde güvenilir, yüksek kabiliyet sahibi ve istikrar sağlayıcı bir güç olarak öne çıkıyor. Türkiye, güvenliğin bölünmezliği anlayışıyla, Müttefik ülkeler arasında savunma sanayii alanında kısıtlamalar uygulanmaması gerektiğini düşünüyor. 2026 yılında NATO zirvesine Ankara’da ev sahipliği yapacak Türkiye, İttifak’ın birliğini, hazırlık seviyesini ve dayanıklılığını güçlendirecek somut çıktılar elde etmeyi hedefliyor.
AB’DE DİYALOĞA DEVAM
Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin canlandırılmasını hedefleyen Türkiye’nin AB ile ilişkilerinde diğer temel öncelikleri diyalog mekanizmalarının yeniden işler hale getirilmesi, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve Vize Serbestisi sürecinin hızlandırılması. Türkiye-AB işbirliği, tüm Avrupa coğrafyasının menfaatinedir.
YENİDEN ASYA GİRİŞİMİ
Türkiye, küresel ekonominin ve jeopolitiğin yeni ağırlık merkezi Asya-Pasifik bölgesine yönelik olarak “Yeniden Asya Girişimi” çerçevesinde şekillenen vizyoner ve çok boyutlu politikaların somut meyvelerini toplamaya başladı. Bölgenin küresel aktörü Çin Halk Cumhuriyeti ile ilişkiler, karşılıklı saygı ve ortak fayda temelinde ilerletiliyor. 5 KITA, 47 ÜLKEYE YARDIM Türk dış politikasının ayrılmaz bir parçası addedilen insani yardım vizyonu 2025 yılında 5 kıtada toplam 47 ülkede gerçekleştirdiği insani yardımlarla kendini ispatlamış, Türkiye küresel çapta önde gelen donör konumunu sürdürdü.
HER YERDE MİSYON AĞI
2002 yılında 163 olan faal dış temsilcilik sayısı, bugün itibarıyla 148 Büyükelçilik, 14 Daimî Temsilcilik, 99 Başkonsolosluk, 2 konsüler birim ve 1 Ticaret Ofisi olmak üzere toplam 264’e ulaştı. Türkiye dünyada en geniş dış temsil ağına sahip ilk 3 ülke arasında yer alıyor.







