
Tarımda planlı dönemi başlatan Türkiye, suyu merkeze alan yeni tarım politikasıyla üretimden ihracata tüm doğal kaynak yönetimini yeniden yapılandırıyor. Rekor destekler, güçlü yatırımlar ve dijital dönüşüm adımlarıyla tarımda sürdürülebilir büyüme hedefi netleşiyor. 2026 vizyonu doğrultusunda; verimli, çevreci ve planlı üretim modeliyle gıda arz güvenliği kalıcı hale getiriliyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı, suyu koruyan, toprağı ve ormanı yaşatan, biyolojik çeşitliliği geleceğe taşıyan vizyonuyla üretimden sofraya uzanan hayati bir sorumluluğu omuzlarında taşıyor. Ülke yüz ölçümünün yaklaşık yüzde 80’ini kapsayan tarım alanları, meralar ve orman varlığı etkin bir yönetim anlayışıyla korunurken, iklim değişikliğinin tarım ve doğal kaynaklar üzerindeki baskısına karşı yeni bir yönetim modeli hayata geçiriliyor. Suyu merkeze alan üretim planlaması, yeni destekleme modeli, su verimliliği seferberliği, sürdürülebilir orman yönetimi ve dijital altyapının güçlendirilmesi bu dönüşümün ana unsurlarını oluşturuyor.
TARIMSAL HASILADA AVRUPA BİRİNCİLİĞİ
Son 23 yılda üreticiye verilen desteklerle tarımsal hasıla 24,5 milyar dolardan 74 milyar dolara yükseldi. Türkiye, tarım sektöründe yıllık ortalama yüzde 2,7 büyüme oranıyla ABD, Rusya ve Avrupa Birliği’ni geride bırakırken, tarımsal hasılada Avrupa’da birinci, dünyada ise yedinci sıraya yerleşti. 2024’te 32,6 milyar dolarlık tarım ve gıda ihracatı gerçekleştirilirken, dış ticaret fazlası 10,8 milyar dolara ulaştı. 186 ülkeye 2 binden fazla ürün ihraç edilerek Türkiye, küresel tarım ticaretinde güçlü bir aktör haline geldi.
TOHUMDA KÜRESEL GÜÇ
2002’ye göre tarla bitkileri üretimi 75 milyon tona, meyve üretimi 28 milyon tona, sebze üretimi ise 34 milyon tona çıktı. Sertifikalı tohum üretimi 9 kat artarak 1 milyon 300 bin tona ulaşırken, fide ve fidan üretimi 186 milyon adede yükseldi. Türkiye, 103 ülkeye tohum ihraç ederek dünya tohum ticaretinde önemli bir konuma geldi. İklim değişikliğine dayanıklı 82 yeni tohum çeşidi geliştirildi, ata tohumlarında tescilli çeşit sayısı 49’a ulaştı. 2026’da yerli ve milli hibrit ayçiçeği ve mısır tohumları üreticiyle buluşturulacak.
ÜRETİMDE PLANLAMALI DÖNEM
Suyu merkeze alan üretim planlamasıyla stratejik ürünlerde üç yıllık yol haritası uygulanmaya başlandı. Kayıtlı üretici sayısı ve üretim alanı artarken, tarımsal destekler üretimi yönlendiren bir araca dönüştürüldü. Mazot ve gübre destekleri artırıldı, su kısıtı olan havzalarda üreticilerin temel girdi maliyetleri tamamen karşılandı. Mısır, patates ve soya üretiminde yerli tohum kullananlara ilave destekler verildi. Üç yıl sonunda hububat üretiminin 39,7 milyon tona, baklagilin 1,35 milyon tona, yağlı tohumların ise 5,2 milyon tona çıkarılması hedefleniyor.
Su ürünleri yetiştiriciliği yüzde 98 oranında planlama kapsamına alınırken, üretim 577 bin tona, ihracat ise 2 milyar dolara ulaştı. Türkiye, su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa’da ikinci sıraya yükseldi. Yeni yetiştiricilik bölgeleri, organize su ürünleri tarım bölgesi ve Yalova ile Antalya’da kurulacak yeni merkezlerle sektörün kurumsal altyapısı daha da güçlendiriliyor.
171 MİLYAR LİRA DESTEK
Kırsal kalkınma destekleriyle bugüne kadar 171 milyar lira üreticiye aktarıldı, yüz binlerce kişiye istihdam sağlandı. Organize Tarım Bölgeleriyle üretim, sanayi ve lojistik entegre edilirken, Balıkesir’de dünyanın en büyük jeotermal sera organize tarım bölgesi kuruluyor. Düşük faizli kredilerle 2025’te 861 bin üreticiye 527 milyar liralık finansman sağlandı. Küçük ölçekli üreticilere 300 bin liraya kadar faizsiz kredi imkânı sunuluyor.
GIDA GÜVENLİĞİNDE DİJİTAL DEVRİM
Tarım sigortasıyla üreticinin riski güvence altına alındı, zirai don ve kuraklık sonrası milyarlarca liralık tazminat ödendi. Gıda güvenliğinde denetim sayıları rekor kırarken, karekod uygulamasıyla tüketiciye şeffaflık sağlandı. Pestisit denetimleri sıklaştırıldı, Bitki Reçete Sistemi 2026’da devreye alınacak. Yapay zekâ destekli tarım uygulamaları, Dijital Toprak Haritası ve uydu izleme sistemleriyle üretimde verimlilik yeni bir boyuta taşınıyor.
SU YATIRIMLARIYLA GIDA ARZ GÜVENCESİ
2003-2025 döneminde su ve sulama yatırımlarına 3,5 trilyon lira ayrıldı. Barajlardan göletlere, içme suyundan sulamaya kadar binlerce tesis hizmete açıldı. Sulanan alan 72,7 milyon dekara çıkarılırken, kapalı sulama sistemlerinin oranı yüzde 38’e yükseldi. Yapay zekâ destekli sulama otomasyonları ve güneş enerjili projelerle su ve enerji verimliliği aynı anda sağlanıyor.






