Türkiye tartışmasız doğal merkez

04:005/01/2026, Pazartesi
G: 4/01/2026, Pazar
Yeni Şafak
Abdulkadir Uraloğlu.
Abdulkadir Uraloğlu.

Türkiye artık sadece “Asya, Avrupa ve Afrika arasında kıtalararası coğrafi bir köprü” değil; jeostratejik bir barış ve güven adası, lojistik dünyanın tartışmasız doğal merkezi ve ticaret rotalarını belirleyen büyük bir aktördür.

Abdulkadir Uraloğlu

Son dönemlerde sıkça vurguladığımız üzere Türkiye artık sadece “Asya, Avrupa ve Afrika arasında kıtalararası coğrafi bir köprü” değil; jeostratejik bir barış ve güven adası, lojistik dünyanın tartışmasız doğal merkezi ve ticaret rotalarını belirleyen büyük bir aktördür. Ne lojistik koridorlarda ne küresel ticarette ne bölgemizin güvenliğinde ne de dünyanın sürdürülebilir kalkınmasında… Türkiyesiz olmaz!

Ülkemizin Afro-Avrasya coğrafyasının tam ortasındaki stratejik konumu, bizi lojistik dünyanın tartışmasız doğal merkezi kılmaktadır. Dört saatlik uçuş mesafesinde, 1,5 milyar insanın yaşadığı ve toplam ekonomik büyüklüğü 55 trilyon doları aşan 67 ülkenin tam merkezindeyiz. Bu avantajı doğru okuduk ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde son 23 yılda Ülkemizin ulaşım ve haberleşme altyapısına yaklaşık 300 milyar dolar yatırım yaparak bu eşsiz konumu hak ettiği güce kavuşturduk. Ama az önce belirttiğim üzere artık Türkiye’yi yalnızca coğrafi konumuyla tanımlamak yeterli değildir. Çünkü Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde altyapı hamleleri, kriz çözme kabiliyeti, yapıcı diplomasisi ve güven inşa eden yaklaşımıyla “jeostratejik bir barış ve güven adası” hâline gelmiştir. Bu nedenle artık sadece “Türkiyesiz koridor olmaz” demiyor; aynı zamanda “Türkiyesiz güvenlik ve istikrar da olmaz” diyoruz. Bu güven adası, fiziki yolları birleştirirken aynı zamanda güveni ve sürdürülebilirliği inşa eden bir ortaktır. Türkiye yalnızca bir geçiş noktası değil, Avrasya lojistiğinde istikamet belirleyen, barış yanlısı ve istikrarlı bir merkezdir.

Bakın Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde geçen son 23 yılımıza 100 yıllık işler sığdırdık. Demir yollarında tüm mevcut demir yolu ağımızı baştan sona yeniledik. Mevcut ağın 7 bin 274 kilometresini elektrikli, 8 bin 046 kilometresini sinyalli hâle getirerek modernize ettik; 2 bin 251 kilometrelik hızlı tren altyapısını ülkemize kazandırdık. Hızlı tren konforuyla nüfusumuzun yüzde 51’ini buluşturduk. Açıldığı günden bugüne hızlı tren hatlarımız yaklaşık 105 milyon yolcuya hizmet verdi. 2053 hedeflerimiz doğrultusunda şu anda 4 bin 158 kilometrelik hatta yapım çalışmalarını sürdürüyoruz; 2028’de demir yolu ağımızı 17 bin 287 kilometreye, lojistik merkezi sayımızı 25’e, doğrudan hızlı trenle bağlanan il sayımızı 11’den 27’ye çıkarmayı hedefliyoruz.

Kara yollarımızda 2002’de 6 bin101 kilometre olan bölünmüş yol ağımızı 30 bin 014 kilometreye çıkardık. Bakın, 30 bin 014 kilometre bölünmüş yol demek, dünyanın çevresinin dörtte üçü kadar yol demek. Ankara’dan çıksanız Cebelitarık Boğazı’na, yani Atlas Okyanusu’na yaklaşık 7 kere ulaşabilecek bir mesafe demek. Ya da İstanbul’dan Çin’in Şangay şehrine, yani Büyük Okyanus kıyılarına yaklaşık 3 kez ulaşabilecek bir mesafe demek.

Yine, 8 bin 591 km olan bitümlü sıcak karışımlı yol ağımızı 32 bin708 km’ye, 50 km olan tünel uzunluğunu 838 km’ye, 311 km olan köprü ve viyadük uzunluğunu 813 km’ye yükselttik. Bin 714 km olan otoyol uzunluğumuzu da 3 bin 796 kilometreye ulaştırdık.

Avrupa Birliği ülkeleriyle kıyaslandığında otoyol uzunluğunda Avrupa’da 6’ıncı sıradayız; ama son 10 yıldaki otoyol artış hızında Avrupa’da 1’inciyiz. İnşallah 2028 yılı sonunda bölünmüş yol uzunluğumuzu 31 bin 250 kilometreye, otoyol uzunluğumuzu da 4 bin 330 kilometreye çıkaracağız.

Havacılık alanında da çağ atlatan başarılar elde ettik. 2002’de ülkemizde 26 aktif havalimanı vardı; bugün bu sayı 58’e ulaştı. Yapımları devam eden Yozgat ile Bayburt-Gümüşhane havalimanları devreye girdiğinde 60’a çıkacak. İç ve dış hatlarda toplam yolcu trafiğimiz yaklaşık 34 milyon seviyesindeydi; 2024 yılı sonunda 231 milyon yolcuya çıkarak Avrupa’da 3’üncü, dünyada 7’nci sıraya yükseldik.

Sadece 81 ülkeyle ikili hava ulaştırma anlaşmamız bulunuyordu; bugün 175 ülkeyle anlaşma yapmış durumdayız. Dış hat uçuş ağımızda 2003’te 50 ülkede 60 noktaya uçabiliyorduk. Bugün dış hat uçuş noktası 355’e ulaştı; Türkiye artık dünya havacılığında merkez ülkelerden biridir.

17 Nisan 2025 itibarıyla İstanbul Havalimanı’nda üçlü bağımsız pist operasyonunu devreye alarak Avrupa’da bir ilki gerçekleştirdik. Aynı anda 3 uçağın iniş ve kalkış yapabildiği bu sistemi Amerika Birleşik Devletleri’nin ardından hayata geçiren tek ülke olarak tarihe geçtik.

Denizciliğimizde 550 bin detveyt ton olan tersane kapasitemizi 4,79 milyon detveyt tona, 37 olan tersane sayımızı 85’e, balıkçı barınağı sayımızı 178 adetten 400 adete,152 olan liman tesisi sayımızı 217’ye, 8 bin 500 adet olan yat bağlama kapasitemizi 25 bin 962’ye çıkardık.

2025 yılı Türk denizciliğinin altın yılı olarak tarihe geçti. 2002’de 8,9 milyon dedveyt ton ile 17. sırada olan Türk Deniz Ticaret Filomuzu, 2025’in ilk yarısında 2bin 203 gemisiyle 53,1 milyon dedveyt tona ulaştırarak dünya sıralamasında ilk 10’a taşıdık. Dünyanın en fazla konteyner elleçleyen ilk 100 limanı arasında artık 5 Türk limanımız var.

Ve en önemlisi: Küresel koridorlarda Türkiyesiz olmaz!

Bu kapsamda Orta Koridor’u güçlendiriyoruz. Asya’dan Avrupa’ya uzanan bu koridor hem en kısa hem de en güvenli ticaret güzergâhıdır. Deniz yoluyla 45 güne varan taşımaları, Türkiye üzerinden demir yoluyla 18 güne indiriyoruz. Marmaray geçişiyle Çin’den gelen yükleri Avrupa’ya kesintisiz ulaştırıyor; Kars-Iğdır-Dilucu hattının tamamlanmasıyla Orta Koridor’u iki ayrı sınır kapısından ülkemize bağlayacak yeni bir stratejik derinlik oluşturuyoruz. Aynı şekilde ülkemizin lojistik gücünü zirveye taşıyacak tarihi bir hamle olan Kalkınma Yolu Projesi de Basra Körfezi’nden başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşacak yepyeni bir ticaret koridorudur. Türkiye kesimi kara yolu ve demir yoluyla kıtalar arası ticaretin bel kemiğini oluşturacaktır. Yaklaşık 20 milyar dolarlık dev yatırımla hayata geçecek Kalkınma Yolu, ülkemize on yıllık bir perspektifte yaklaşık 50 milyar dolarlık üretim katkısı getirecek ve 63 bin vatandaşımıza yeni iş, yeni aş ve gelecek sağlayacaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliği ve yakın takibiyle hayata geçecek bu dev proje, Türkiye’nin jeopolitik üstünlüğünü ekonomik güce dönüştürecektir.

Zengezur bağlantısı da bölgesel ulaştırma vizyonumuzun önemli bir parçasıdır. Bu koridor tamamlandığında Azerbaycan üzerinden Türk dünyasına ve daha ötesine doğrudan erişim sağlayan yeni bir jeopolitik hat kurulmuş olacaktır. Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen TransMEA 2025 Forumunda da Mısır ile ülkemiz arasındaki Ro-Ro taşımacılığının yeniden başlatılması noktasında çok kritik temaslarda bulunduk ve önemli ilerlemeler kaydettik. Akabe Limanı’ndan Türkiye’ye bir bağlantı yaparak Mısır üzerinden Kuzey Afrika ve Madagaskar’a uzanan yeni bir güzergahın hayata geçmesine de gayret ediyoruz.

Bütün bu rakamlar, projeler ve başarılar tek bir hakikati haykırıyor: Türkiye sadece yol yapmıyor, köprü kurmuyor, liman açmıyor…Türkiye güven inşa ediyor, barış koridorları açıyor, küresel ticaretin rotasını çiziyor.

Bu yüzden bir kez daha, en gür sesimle söylüyorum: Türkiyesiz koridor olmaz!

Türkiyesiz güvenlik olmaz! Türkiyesiz istikrar olmaz! Türkiyesiz sürdürülebilir kalkınma olmaz!

#Abdulkadir Uraloğlu
#Vizyon eki
#ekonomi