
1920 yılında ana vatanından koparılan Nahçıvan’ı Azerbaycan’a bağlayacak Zengezur Koridoru; Orta Asya, Kafkasya, Türkiye ve Avrupa arasında kesintisiz bir ulaşım hattının temelini oluşturuyor. 2020’den beri müzakereler, anlaşmalar ve altyapı çalışmalarıyla gündemden düşmeyen bu koridor için Türkiye’nin verdiği mücadele ve gösterdiği irade ise bir asrı aşkın bir geçmişe dayanıyor.
2020 yılında Ermenistan ile 44 gün süren İkinci Karabağ Savaşı’nın Azerbaycan’ın zaferiyle sonuçlanmasının ardından Zengezur Koridoru, tüm dünyanın dikkatini çeken stratejik bir konu haline geldi. 1920’de Batı Zengezur’un Ermenistan’a verilmesiyle ana vatanından koparılan Nahçıvan’ı Azerbaycan’a bağlayacak bu koridor, aynı zamanda Orta Asya, Kafkasya, Türkiye ve Avrupa arasında kesintisiz bir ulaşım hattının temelini oluşturacak.

GÜNEY KAFKASYA’DA YENİ BİR D ÖNEM
Azerbaycan ordusu, yaklaşık 30 yıl Ermenistan işgali altında kalan Karabağ ve çevresindeki toprakları 27 Eylül – 10 Kasım 2020 tarihleri arasında 44 gün süren savaşla geri aldı. Türkiye’nin desteğiyle kazanılan bu zafer, Güney Kafkasya’da hem bölgesel hem de küresel ölçekte yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Savaş sonrası imzalanan iki önemli anlaşmayla Zengezur Koridoru’nun önü resmen açıldı.
10 Kasım 2020’de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan tarafından imzalanan üçlü ateşkes anlaşmasının 9. maddesi şu ifadeyi içeriyordu: “Bölgedeki tüm ekonomik ve ulaşım bağlantıları açılacaktır. Tarafların mutabakatı ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ni Azerbaycan’ın diğer bölgelerine bağlayan yeni ulaşım hatları inşa edilecektir.”
15 Haziran 2021’de Türkiye ve Azerbaycan arasında imzalanan Şuşa Beyannamesi ise Zengezur Koridoru’nun ismen geçtiği ilk uluslararası belge oldu. Beyannamede “Taraflar, Türkiye ve Azerbaycan’ı birleştiren, Azerbaycan’ın Batı rayonları ile Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasındaki Zengezur Koridoru’nun ve devamında Nahçıvan-Kars demiryolunun inşasının, iki ülke arasındaki ulaştırma ve iletişim ilişkilerine büyük katkı sağlayacağını belirtirler” ifadesi yer aldı.
TEMELİ ERDOĞAN VE ALİYEV BİRLİKTE ATTI
Şuşa Beyannamesi’nin imzalanmasının ardından, 26 Ekim 2021’de, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katılımıyla Zengezur Koridoru’nun temel atma töreni gerçekleştirildi. Azerbaycan’ı Nahçıvan’a bağlayacak olan Horadiz–Cebrayıl–Zengilan–Ağbend kara yolunun temel atma töreninde, iki lider birlikte butona basarak ilk harcı döktü. Günün anısına imzalanan metin, kapsül içinde temele bırakıldı.
AZERBAYCAN’DA ÇALIŞMALAR BİTMEK ÜZERE
Aradan geçen dört yılda, Zengezur Koridoru’nun Azerbaycan topraklarındaki kısmının inşası büyük ölçüde tamamlandı. Toplam uzunluğu 123,6 km olan kara yolunun yüzde 95’i bitmiş durumda. Bu yol, Azerbaycan’ın diğer bölgeleri ile Nahçıvan arasında karayolu bağlantısı kurulması açısından büyük önem taşıyor. Ayrıca, Horadiz’den başlayıp Ağbend’e kadar uzanacak yaklaşık 110 km’lik demiryolu hattının yapımı da sürüyor. Bu demiryolu, Zengezur Koridoru’na entegre edilerek, Ermenistan üzerinden Nahçıvan’a, oradan da Türkiye’ye ulaşacak.
ERMENİSTAN TARAFI ABD DENETİMİNDE
Bu süreçte alt yapı çalışmalarını hızla devam ettiren Azerbaycan, Ermenistan’la da sürekli müzakere yürüttü. Son olarak, 8 Ağustos’ta ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda Washington’da bir araya gelen Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, nihai barış anlaşmasının çerçevesini belirleyen ortak bir deklarasyona imza attı.
Zengezur Koridoru’nun açılmasına yönelik varılan mutabakat kapsamında, koridorun Ermenistan sınırları içinde kalan 42 kilometrelik bölümünün ABD denetiminde olması kararlaştırıldı. Washington görüşmelerine ilişkin yapılan açıklamalarda, Rusya ve projeye başından beri karşı çıkan İran, rahatsızlıklarını dolaylı biçimde dile getirdi.
KİLİT NOKTA KARS -IĞDIR-ARALIK-DİLUCU
8 Ağustos’ta ABD’de imzalanan üçlü mutabakatın ardından Zengezur Koridoru’nun Türkiye ayağında yer alan Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı’nın temeli,
22 Ağustos 2025’te Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu tarafından atıldı. 224 kilometre uzunluğundaki hattın 4-5 yıl içinde tamamlanması planlanıyor. Hattın devreye girmesiyle birlikte Türkiye ile Azerbaycan’ın özerk bölgesi Nahçıvan arasında doğrudan ve kesintisiz bir demiryolu bağlantısı sağlanarak ulaşım hızlanacak. Bu sayede Aralık ve Dilucu, Zengezur Koridoru’nun uluslararası ticaret ağındaki kilit noktalarından biri haline gelecek. Yıllık yaklaşık 5,5 milyon yolcu ve 15 milyon ton yük taşıma kapasitesiyle yalnızca Türkiye’nin Doğu Anadolu bölgesinin ulaşım altyapısını güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda bölgesel ticaret hacmini artırarak ekonomik canlılığa da katkı sağlayacak Türkiye ile Azerbaycan ve diğer Türk Cumhuriyetleri arasındaki ticaret hacmi genişleyecek, yeni işbirliği fırsatları doğacak. Türkiye, bu sayede Orta Asya pazarındaki etkinliğini artırarak hem ekonomik kazanç sağlayacak hem de enerji zengini ülkelerin Batı’ya erişiminde kilit bir transit ülke haline gelecek.
ORTA KORİDORUN STRATEJİK PARÇASI
Zengezur ayrıca “Orta Koridor” güzergahının stratejik bir parçasını da oluşturuyor.
Orta Koridor, Çin’den başlayarak Orta Asya, Hazar Denizi, Güney Kafkasya ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanan çok uluslu bir ulaştırma ve ticaret güzergahı. Zengezur Koridoru’nun devreye girmesiyle, bu güzergah daha kısa, daha hızlı ve daha düşük maliyetli hale gelecek. Kars’tan Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti sınırına kadar uzanacak 224 kilometrelik demiryolunun inşasının yaklaşık dört yıl süreceğini belirten Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Bu, 2029-2030 yıllarında Zengezur Koridoru’nu aktif olarak kullanabileceğimiz anlamına geliyor. Bu gelişme, Orta Koridor’un etkinliğini artırarak Türkiye’nin bölgesel lojistik ve ticaret merkezindeki stratejik konumunu daha da güçlendirecekdir” açıklamasında bulundu.
Sonuç olarak, İkinci Karabağ Savaşı’nın ardından değişen bölgesel dinamiklere son noktayı koyması beklenen Zengezur Koridoru, Türk dünyasını kara yoluyla birbirine bağlamanın yanı sıra, Çin ile Avrupa arasında kesintisiz ulaşım hedefiyle de dikkat çekiyor. Bu proje, sadece ulaşım ve ticareti değil, aynı zamanda ekonomik iş birliği, enerji aktarımı ve bölgesel istikrarı güçlendirmesi açısından Türkiye ve bölge ülkeleri için stratejik bir dönüm noktası niteliği taşıyor.
BİR ASIRLIK VİZYON
Zengezur bölgesi, tarih boyunca çeşitli çatışmaların ve demografik değişimlerin odağında yer aldı. 19. ve 20. yüzyıllarda ise korkunç insani trajedilere sahne oldu. Bu süreçte bölgeye yoğun Ermeni nüfus aktarımı yapıldı, Türk/Müslüman ahali kitlesel kıyımlara maruz kaldı, göçe zorlandı ve nihayetinde 1920 yılında Sovyetler Birliği’nin Batı Zengezur’u Ermenistan’a bırakmasıyla Nahçıvan, Azerbaycan’dan coğrafi olarak ayrı düşürüldü.
Böylece, Türk dünyası da fiziki olarak ikiye bölündü.
Nahçıvan’ın stratejik konumu ve Türk dünyası açısından taşıdığı önem, Türkiye tarafından tarihsel olarak her dönemde gözetildi. Türkiye, hem askeri-güvenlik hem de ekonomik açıdan Azerbaycan’ın yanında durdu. Nahçıvan, Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında 16 Mart 1921’de imzalanan Moskova Antlaşması’yla özerk yapıya sahip oldu ve başka bir devlete terk edilmemesi şartıyla Azerbaycan’a bırakıldı. Bu hüküm 13 Ekim 1921’de Türkiye, Sovyetler Birliği, Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan arasında imzalanan Kars Antlaşması’yla da teyit edildi ve Türkiye, Nahçıvan’ın Azerbaycan’a bağlı özerk cumhuriyet olarak kalmasının garantörü oldu. 1992 yılında, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Ali Meclis Başkanı Haydar Aliyev’in yardım çağrısı üzerine, Türkiye tarafından Dilucu sınırında Aras Nehri üzerine bir köprü inşa edildi. Nahçıvan ile Türkiye’yi birbirine bağlayan bu köprüye Türkiye “Hasret”, Nahçıvan ise “Umut” adını verdi. Aras Nehri üzerinden kurulan bu bağlantı sayesinde Nahçıvan, Ermenistan’ın uyguladığı ekonomik ambargoyu aşarak dış dünya ile doğrudan temas kurma imkanı elde etti.
TÜRKİYE’NİN YARDIMLARI NAHÇIVAN’I KORUDU
Iğdır-Nahçıvan Doğal Gaz Boru Hattı’nın 5 Mart 2025 tarihinde gerçekleştirilen açılış töreninde Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev Türkiye’nin Nahçıvan’a yönelik desteğini şu sözlerle ifade etti : “Birinci Karabağ Savaşı sırasında Ermenistan, Nahçıvan’ı ablukaya almıştı. Ermeniler, Karabağ’ı işgal ettikleri gibi Nahçıvan’ı da işgal etmek istiyorlardı. Ancak o dönemde Nahçıvan’ın Meclis Başkanı olan babam Haydar Aliyev bunu engelledi. Nahçıvan’ın işgal edilmemesinin en önemli nedenlerinden biri de Türkiye ile Nahçıvan arasında inşa edilen Umut Köprüsü’dür. Türkiye’den gelen yardımlar, Nahçıvan’ın özgürlüğünü korumasına önemli katkılar sağladı.”
NAHCIVAN VE IĞDIR’IN ORTAK HEYECANI
Türkiye, Zengezur Koridoru’yla küresel ticaretin kalbi olmaya hazırlanırken, bugün bu kalbin atışlarının en güçlü duyulduğu iki nokta anavatanına bağlanacak olan Nahçıvan ile sınır komşusu Iğdır. 1992 yılında Nahçıvan’ı Türkiye’ye bağlayan Umut Köprüsü’nün inşasından yalnızca birkaç ay önce il statüsü kazanan Iğdır, bugün ise Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı’nın temelinin atılmasıyla birlikte, daha büyük ve stratejik bir şehir olma yolunda ilerlemenin heyecanı içinde. Zengezur Koridoru faaliyette geçtiğinde yıllardır kader birliği yapan bu iki şehir, Çin’den Orta Asya, Hazar Denizi, Kafkasya ve Türkiye’ye uzanan Orta Koridor’un stratejik iki durağı olacak.







