|

Avrupa’nın küresel çöküşü: Ne varlığı ne yokluğu belli

Küresel meselelere ilişkin stratejik vizyon ve planlamadan yoksun AB, çöküş işaretleri veriyor. Başta Almanya ve Fransa olmak üzere üye ülke başkentleri, Brüksel’i devre dışı bırakan kendi siyasetlerini önceleyen stratejileri ortaya koyuyor. Ekonomik gücünün kısıtlı etkisi dışında herhangi bir plan ortaya koyamayan AB için Afganistan fiyaskosu, Birlik için tabuta vurulmuş son çivi olabilir.

Sernur Yassıkaya
00:00 - 3/09/2021 Cuma
Güncelleme: 05:04 - 3/09/2021 Cuma
Yeni Şafak
Merkel - Macron
Merkel - Macron
Avrupa Birliği’nin, ABD’de Joe Biden yönetiminin iş başına gelmesi sonrası Washington ile köprüleri onarma ve küresel güç devşirme planı suya düştü.
Biden yönetiminin, Afganistan fiyaskosunda Avrupalı ortaklarını her anlamda yüzüstü bırakan politikası, Atlantik’in doğu yakasının, küresel meseleler karşısında Washington’a olan bağımlı ve aciz durumunu ortaya koydu.
Brüksel’in, Washington’un Kabil’den ayrılmasının ardından Afganistan ve genel olarak küresel meselelere ilişkin herhangi bir planı ve hazırlığı olmadığı ortaya çıktı. Avrupa Birliği’nin (AB) merkezi Brüksel’in son dönemde devre dışı görüntüsü de bu yorumu doğruluyor.

ABD’SİZ YAPAMADI

  • Avrupa Birliği’nin küresel güvenlik konusunda acziyeti, son olarak Afganistan’dan gerçekleşen tahliyeler sırasında görüldü.
    Geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen G7 zirvesinde 31 Ağustos tarihini ileriye ötelemek için ABD’yi ikna edemeyen AB ülkeleri, Kabil’den tahliyelerini erken bitirmek zorunda kaldı.
    Hiçbir Avrupa ülkesi, Washington’un desteği olmadan Afganistan’da tahliyelerin güvenliğini sağlamayı taahhüt edemedi.

BRÜKSEL DEVRE DIŞI

İngiltere’nin Brexit süreciyle AB’den ayrılmasının ardından, Almanya ve Fransa gibi ülkelerinin dış ve ekonomi politiklarında Brüksel’den ayrıştığı gözlemleniyor.
Afganistan’da meydana gelen gelişmelerin ardından Berlin, Paris ve Roma, Brüksel’i bypass edecek inisiyatiflerde bulunduğu görülüyor.
Alman Dışişleri Bakanı Heiko Maas’ın Afganistan’a ilişkin çeşitli bölge ülkeleriyle gerçekleştirdiği diplomasinin yanısıra İtalya Başbakanı Mario Draghi’nin G20 ülkelerinin kapısını çalması, bu durumun örneklerinden.

ÇÖZÜMÜ PARADA ARIYORLAR

  • AB ülkeleri, başta düzensiz göç olmak üzere, küresel meselelere ilişkin stratejik vizyon ve plan eksikliğini ise ekonomik gücü üzerinden gidermeye çalışıyor.
    Geçtiğimiz hafta AB Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen, Afganistan ve çevresindeki ülkeler (Pakistan, Özbekistan, İran ve Tacikistan) için insani yardım bütçesi olarak 2021 yılında 57 milyon euroluk fon tahsis ettiklerini ve bu miktarı yükseltme teklifinde bulunduklarını açıklamıştı.
    AB içinde de düzensiz göçe ilişkin strateji eksikliğinden dolayı Birlik’e üye güney ülkeleri ile kuzey ülkeleri arasında derin çatlak ve sorunlar yaşandığı biliniyor.

AB ORDUSU HAYALİ

Avrupalı ülkelerin ABD tarafından yüzüstü bırakıldığı her gelişme sonrasında “özerk bir askeri yapı” kurma fikrini ortaya attığı ancak bir ilerleme kaydedemediği de biliniyor.
Son olarak AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, New York Times için kaleme aldığı bir yazıda Afganistan hezimeti sonrası özellikle AB’nin askeri açıdan bağımız olması gerektiği görüşünü yinelemesi, Brüksel’de değişen bir şeyin olmadığını ortaya koydu.
Projenin önünde engel olarak, AB ülkelerinin kurulacak ordunun bütçesi için elini taşın altına koymaması ve Paris ile Berlin arasındaki rekabetin etkisi olduğu kaydediliyor.
#AB
#Afganistan
#Almanya
#Fransa
#Brüksel
3 yıl önce