
Binlerce göçmenin kaçak geçişte kullandığı can yelekleri, Aksaray sokaklarında 30 ila 150 lira arasında açık seçik satılıyor. Türkiye kara kışa hazırlanırken, bölge yazlık malzemelerin sergilendiği pazara dönmüş durumda. İşaret fişeği, yağmurluk gibi ürünlerin arasında en dramatik olanı ise çocuklar için satılan can yelekleri.
Binlerce göçmenin kaçak geçişte kullandığı can yelekleri, umut tacirlerinin yeni geçim kapısı oldu. Can yelekleri başta olmak üzere tüm malzemeler, Aksaray meydanı ve ara sokaklarında açık seçik satılıyor. İşaret fişeği, su matarası ve yağmurluk gibi onlarca ürün, insan kaçakçılarından gelecek cevabı bekleyenlere sergileniyor. Çoğunluğu Çin malı olan 30 ila 150 lira arasında değişen ürünlerden her bedene göre bulmanız mümkün. Bu manzara içinde, belki de en dramatik olanı çocuklar için satılan can yelekleri.
Piyasada işler öyle bir hale gelmiş ki, kış günü birçok dükkanda can yeleği sergilendiğini görüyorsunuz. Kimi zaman tuhafiye, kimi zaman da bakkalın önündeki tezgahlar turuncu renge bürünmüş durumda. Günde yüzbinlerin geçtiği Aksaray sokaklarında, karafırın simitleri gibi 'ölüm simitleri' de satılıyor. Çevre sakinlerine göre, Zeytinburnu ve Merter toptancıları da esnafa komisyon usulü toplu satışlara başlamış. Kısacası, adaletinden sıklıkla şüphe edilen dünyada, birilerinin felaketi yine birilerinin yüzünü güldürüyor.
Aksaray'da görüştüğümüz esnaftan A.F. “Bizden almazlarsa Merter ya da Zeytinburnu'na gidecekler. Burada Arap nüfus fazla olduğu için en azından dil ve pazarlık sorunu olmuyor" sözleriyle konunun ahlaki yönünü üzerine almıyor. Özellikle Almanya'nın göçmen kabul edeceğini duyurmasıyla Aksaray ve çevresinde göçmen ekonomisi oluştuğunu anlatan A.F. konuyu özetliyor: “Emlakçı, manav, bakkal kısacası her yerde bir pazarlık, bir gelir var."
Zeytinburnu'nda toptancı Eşref Torun geçtiğimiz yıla göre satışların yüzde 150 oranında arttığını anlatıyor. Torun, “3-5 tane satılan bir üründü, şimdi binlercesi yetişmiyor. Sahte ürünler de cabası. Süngeri kaplayıp 5 liradan maliyetle 100 liraya satıyorlar" diyor. Aksaray'da esnaf T.U. 'Utanç verici' dediği sahneleri paylaşıyor: “İşin kazancını gören, sokağa yelekleri serip, günü kurtarmaya çalışıyor. Her şey o kadar normal ki, sahte malları o insanların öleceğini bile bile satıyor, aslında göçmenlerde biliyor ama çareleri yok."
Göçmenlerin canı sadece insan tacirlerine ve onları kabul edecek Avrupa ülkelerinin insafına kalmamış, aynı zamanda geçişte kullanacakları malzemeleri satanlara da emanet. Özel Gülay Denizcilik Kursu Müdürü Sümer Sönmez, kaçaklara satılan ürünlerde normalde olması gereken düdük, etiket ve reflektör gibi unsurların bulunmadığını söylüyor. Bir can yeleğinin en ucuzunun 90 lira olduğunu ve açık denizler için 150 newton'a dayanıklı modellerin kullanılması gerektiğini belirten uzmanlar ise, piyasadaki yeleklerin 30-80 lira arasında satıldığı bilgisini veriyor. Aksaray'da sadece tabelası görülen ancak kaçak çalışan tur şirketleri baştan sona her şeyi organize etme sözü veriyor. Bunun içinde can yeleği hizmeti bile var. Akşam iş çıkışlarında yere serilen can yeleklerini görmek mümkün. Tüm gün pazarlıkların görüldüğü bu yerlerde toplu alımlarda indirim yapılırken, insan tacirlerinin de mağazalara uğradığı iddia ediliyor.
Sahte can yeleklerinin ayakkabı ve çanta imalathanelerinde fason üretildiği belirtilirken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İstanbul ve İzmir gibi şehirlerde denetimlerini arttırdı. Yapılan baskınlarda, binlerce can yeleğine el konuldu. Sahte ürünler için işyeri sahiplerine bin 800 lira ceza kesilirken, Aksaray ve çevresi ise acil denetim bekliyor.
Bu ülkede her petrol arandığında, içimiz cız eder. Oxfordlu araştırmacılara göre, bir ülke enerji kaynaklarına sahipse, iç savaş yaşama ihtimali 20 kat daha fazla. 'Kaynakların Laneti' olarak bilinen bu iktisat teorisinin sözlük karşılığı ise, bir kampta veya botun üstünde, bir dikenli telin dibinde birilerinin insafına kalmak demek. 'Göçmen' ön ekiyle tanımlanan yarınsızlığın anlamını şöyle sormak demek: Zemheriden ötesi bahar mıdır?








