Ekonomi Portakalın kilosu 1 lira kabuğu 6 lira

Portakalın kilosu 1 lira kabuğu 6 lira! Portakal kabuğunun faydaları nelerdir?

Portakalın kilosu 1 lira kabuğu 6 lira

Türkiye’de narenciyenin anavatanı sayılan Çukurova Bölgesi’nde portakal fiyatları bahçede kilosu 1 liraya inince, narenciye üreticisinin yeni umudu kilosu 6 liradan alıcı bulan portakal kabuğu oldu.

Haber Merkezi IHA
Portakalın kabuğu yurt içi piyasada alıcı bulduğu gibi Almanya, Fransa, İngiltere gibi Avrupa ülkelerine de ihraç ediliyor.
Portakalın kabuğu yurt içi piyasada alıcı bulduğu gibi Almanya, Fransa, İngiltere gibi Avrupa ülkelerine de ihraç ediliyor.

Narenciye tarımının yoğun olarak yapıldığı Osmaniye’nin Kadirli ilçesi ile Adana, Kozan ve çevre ilçelerde bu yıl portakal fiyatlarında umduğunu bulamayan çiftçilerin yeni umudu portakalın kabuğu oldu. Portakal bahçede kilosu 1 liraya kadar düşerken, portakalın kurutulmuş kabuğunun fiyatı ise piyasada 6 TL’ye kadar alıcı buluyor.

İHA
Bu yıl portakal fiyatlarında umduğunu bulamayan çiftçilerin yeni umudu portakalın kabuğu oldu.

Gıda, kozmetik, ilaç sanayi gibi sektörlerde hammadde olarak kullanılan portakalın kabuğu yurt içi piyasada alıcı bulduğu gibi Almanya, Fransa, İngiltere gibi Avrupa ülkelerine de ihraç ediliyor. Kabuğu portakaldan daha çok rağbet görünce bu alanda yeni iş sektörleri oluşuyor.

İHA
Portakal bahçede kilosu 1 liraya kadar düşerken, portakalın kurutulmuş kabuğunun fiyatı ise piyasada 6 TL’ye kadar alıcı buluyor.

Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde portakal kabuğu alım satımı yapan Mikail Sarıgül, önceki yıllarda bölgede 20-30 ton arası portakal kabuğu ihracatı yapılırken bu yıl sadece Kadirli ve Kozan ilçelerinden 200 ton portakal kabuğunun yurt içi ve yurt dışı piyasasına satıldığını belirtti. Evlerde tüketilen portakalın kabuğunu toplayarak 15 yıl önce bu sektöre girdiğini belirten Sarıgül, önceleri sadece küçük çapta alım satım yapılan sektörde şu anda portakal kabuğunun sanayi ürünü olma yolunda ilerlediğini söyledi.

İHA
Kabuğu portakaldan daha çok rağbet görünce bu alanda yeni iş sektörleri oluşuyor.

Portakal kabuğunun ilk kurutulmasından ihracatına kadar geçen aşamalar hakkında da bilgiler veren Sarıgül, "Portakal kabuğunu iki şekilde temin ediyoruz. Mahallelerden, köylerden portakal kabuğu toplayan birçok kişi bu kabukları bize getiriyor. Ya da narenciye üreticisinden portakalı alıp, biz kabuğunu soyduruyoruz. Normal hava şartlarında portakal kabuğu güneşte 3 günde kurur. Daha sonra biz kuruyan bu kabukları çöpünden ve çürümüş kabuklardan temizleriz. Sonra kuruyan kabukları çuvallara doldurarak sevkiyata hazır hale getiririz. Portakal kabuğu alım satımı yapan üreticilerin gerek devlet kuruluşları, gerekse özel sektör tarafından mutlaka desteklenmemiz lazım. Şu anda biz sanayileşme yolunda ilerliyoruz. Bizim yanımızda yevmiye usulü onlarca çalışan var. Ancak biz hala kabuğu el yordamıyla işliyoruz. Narenciye Çukurova Bölgesi’nin ürünü. Ancak herhangi bir ekipmanımız olmadığı için kuruttuğumuz bu kabuklar İç Anadolu’da işleniyor. Bizler desteklendiğimiz takdirde Kadirli’ye kuracağımız bir tesisle portakal kabuğunu ilçe ekonomisi için bir fırsata dönüştürebiliriz" dedi.

6 yıl bekledikten sonra 2 bin TL'ye satılıyor
FOTOĞRAF 7
Title
Önceleri inşaat işçiliği yapan Sadık Sağlam, 30 yaşındayken Adapazarı'nda Trabzonlu Sabri Uzun ile tanıştı. İlk başlarda hobi olarak bağlama çalmayı öğrenmek için Sabri Uzun'un yanına giden Sağlam daha sonra ustasının yanında saz ve bağlama yapmaya başladı. Ustasından öğrendiği saz ve bağlama yapımına önceleri kendisine yapmak için başlayan Sağlam, yaklaşık 35 yıldır bu işi meslek edindi.
Title
Saz ve bağlama yapımının zahmetli ve emek isteyen bir uğraş olduğunu ifade eden Sadık Sağlam bu işi severek yaptığı için zahmetine katlandığını söyledi. Kaliteli bir sazın ağacının yaklaşık 6 yıl kuruması için bekletilmesi gerektiğini vurgulayan Sağlam Kaliteli bir saz 1 aydan önce çıkmaz, 5-6 sene de kuruması bekletildikten sonra hazır hale gelir. Ağacı ne kadar bekletirsen saz o kadar güzel olur açıklamasında bulundu.
Title
En iyi saz ve bağlamanın dut ağacından yapıldığının altını çizen Sadık Sağlam, 6 yıl bekledikten sonra ağacın kabasını oyuyoruz. Daha sonra sonra tuzlu suya atarak 1 buçuk ay bekletiyoruz. Böylece ağaç acı suyunu atmış oluyor, yani ağaç tuzlu suda fırınlanmış oluyor. Ardından tekrar yavaş yavaş kabasını alıyoruz dedi.
Title
Oyma sazları genellikle dut ağacından yaptığını söyleyen Sağlam, Bunun yanında ardıç, maun gibi ağaçlar da kullanılıyor. Burada saz öğrenmek isteyen öğrencilere de yardımcı oluyorum, bazıları da geliyor sazın yapımında kaba işçiliğinde yardımcı oluyor ince işçiliğini ben yapıyorum. şeklinde konuştu.
Title
Yaptığı saz ve bağlamaların 300 liradan başladığını söyleyen Sadık Sağlam, iyi bir sazın 2 bin liraya mal olduğunu belirtti.
Title
Saz ustası: İyi bir saz için 6 yıl beklemek gerekiyor
Title
Saz ustası: İyi bir saz için 6 yıl beklemek gerekiyor
6 yıl bekledikten sonra 2 bin TL'ye satılıyor
Bursa'da 35 yıl önce hobi olarak başladığı bağlama tutkusunu mesleğe çeviren 65 yaşındaki Sadık Sağlam, 35 yıldır enstrüman yapım işiyle uğraşıyor. Özellikle saz üzerinde ustalaşan Sağlam, kütük halinde kesilen dut ağaçlarını ince ince işleyerek 1 ayda saz haline getiriyor. Kesilen ağaçların aşığa ulaşmasının sabır gerektirdiğini belirten Sağlam “Yeni bir sazın işçiliği 1 ay sürüyor, ancak güzel bir sazın 6 yıl beklemesi gerekiyor" dedi.

50 gramı 2000 liraya satılıyor
FOTOĞRAF 20
Title
Kimimiz erimiş çikolatayı bardağına doldurup yudumlamayı seviyor, kimimiz de kekin pastanın çikolatasız olanının yanından bile geçmiyor. Peki bu kadar sevilen çikolata hakkında ne kadar bilgi sahibisiniz?
Title
Öncelikle Türkiye'den başlayalım. Evet, Çok seviyoruz dedik ama, Türkiye'de çikolata tüketim miktarı aslında oldukça düşük.
Title
Yıllık ortalama çikolata tüketimi kişi başı 2-3 kilogram civarında. ABD'de ise ortalamaya vurulduğunda her saniye 45 kilogram çikolata tüketiliyor! Bu da yıllık yaklaşık 1,3 milyar tona tekabül ediyor.
Title
Çikolatanın hammaddesi kakao bitkisinin meyveleri. Malvaceae ailesinin bir üyesi olan kakao bitkisinin bamya ve pamukla yakın akraba olduğuna inanmak da güç ama gerçek.
Title
Kakaonun ana vatanı Amerika kıtası, daha da net söylemek gerekirse Güney Amerika. Başta Meksika olmak üzere, Güney Amerika'nın neredeyse tamamında milattan önce 300'lü yıllarda kakaodan yapılma fermente içecekler karşımıza çıkıyor. Günümüzde kakao üretiminin adresi Afrika kıtası. Sabah'ta yer alan habere göre dünyadaki kakaonun yüzde 70'i Afrika'da, yüzde 30'u ise tek başına Fildişi Sahili'nde üretiliyor.
Title
4000 yılı aşkın tarihinin çok büyük bir kısmında çikolata bugün bildiğimiz gibi tatlı bir yiyecek değil, acı bir içecek olarak tüketilirdi. Ancak geçmişte kakao sadece içecek üretmekte kullanılan bir gıda maddesinden çok daha önemliydi. Aztekler bilgelik tanrısı Quetzalcoatl'a adak olarak kakao taneleri sunardı.
Title
Hatta kakao taneleri para birimi olarak kullanılırdı.
Title
Kakaonun Avrupa kıtasına gelişi ise Kristof Kolomb sayesinde oldu. 1502'deki dördüncü seferinin sonucunda Kolomb kakao tanelerini İspanya'ya getirse de, İspanyol din adamları çikolatayı İspanya kraliyet ailesine tanıtana kadar kimse kakaonun ne işe yaradığını anlamadı. İspanyol komutan Hernan Cortes'in 1519'da Montezuma'nın sarayında çikolatayla tanışan ilk Avrupalı olduğu zannediliyor. Çikolatanın Avrupa'ya geliş tarihinin ise 7 Temmuz 1550 olduğuna inanılıyor ve bu tarif Dünya Çikolata Günü olarak kutlanıyor.
Title
1 kilogram çikolata üretmek için 800'den fazla kakao tanesine ihtiyaç var. Her çikolata barında ortalama 8 böcek parçası olduğunu da söyleyelim.
Title
Tüm dünyada bilinen dört tür çikolata var: Bitter, sütlü, beyaz ve ruby diye bilinen pembe çikolata. Ruby İsviçre'de Barry Callebaut isimli ünlü çikolatacı tarafından 13 yılı aşkın süre devam eden çalışmaların sonucunda ortaya çıktı ve yakın zamanda tüm dünyaya tanıtıldı. Renginin pembe olmasının sebebi boya ya da meyveler değil, kakao çekirdeklerinin pigmentleri; yani doğal olarak pembe.
Title
Beyaz çikolatanın geçmişi ise 80 yıl civarında. Ancak beyaz çikolatanın temeli kakao çekirdeklerinin farklı kısımlarından elde edilen kakao yağı. Bu nedenle beyaz çikolata aslında çikolata kabul edilmiyor. Sütlü çikolatayı ilk defa üreten kişi ise İsviçreli Daniel Peter. Kakaoya süt tozu katılmasıyla ortaya çıkan sütlü çikolatanın doğum yılı ise 1875 veya 1876.
Title
İlklerden devam edelim… Dünyadaki ilk çikolata barı, 1842'de İngiltere'de Cadbury şirketi tarafından üretilmiş. Dışı şeker kaplı draje çikolataların ve sürülebilir fındıklı çikolata kremasının ortaya çıkışı ise 1940'lı yıllar. İkinci Dünya Savaşı koşullarında, askerlerin eriyip akmadan çikolata keyfi yapabilmesi için dışı şekerli çikolatalar icat ediliyor. Aynı dönemlerde İtalya'da bir pastacı da çikolata stokunu daha uzun süre kullanabilmek için içine fındık püresi ilave ederek sürülebilir çikolatayı ortaya çıkarıyor.
Title
Biraz da çikolatanın en'lerine bakalım. Dünyanın en pahalı çikolatası Danimarkalı ünlü şef Fritz Knipschildt tarafından 1999'da üretildi. Chocopologie Chocolate Truffle adıyla bilinen bu çikolataların kutusu 2600 dolara (yaklaşık 14000 TL) satıldı. En pahalı çikolata barı ise Ekvador merkezli çikolata markası To'ak tarafından üretildi. 50 gramlık bir barın fiyatı 2017 yılında 365 dolar (yaklaşık 2000 TL) idi. Tamamı el yapımı olan To'ak'ın çikolataları sınırlı sayıda üretiliyor ve fiyatı 275 dolardan başlıyor. Bu çikolatalar özel yapım ahşap kutularda, tadım maşasıyla birlikte satılıyor. Yani yerken bile elinizi değdirmiyorsunuz.
Title
En ağır çikolata İngiltere'de üretildi. 2011 yılında Guinness Rekorlar Kitabı'na giren bu çikolatanın ağırlığı 5792,5 kilogramdı. Eni ve boyu 4'er metre olan çikolatanın kalınlığı da 35 santimetreydi.
Title
Dünyanın en büyük çikolata üreticilerinden biri olan Belçika'da yıllık 220 bin ton çikolata üretiliyor. Daha da ilginci, Brüksel Uluslararası Havalimanı'nın dünyada en fazla çikolata satılan yerlerin başında gelmesi. Hatta Belçika'da 2013 yılında sınırlı sayıda çikolata aromalı posta pulu bile üretilmiş. O dönemde posta yazışmaları artmış mıdır acaba?
Title
Peki çikolatanın vücudumuza nasıl etkileri var? Çikolatanın erime sıcaklığı 34 derece. Bu nedenle elimizde uzun süre tuttuğumuzda ya da ağzımıza attığımızda çikolata erimeye başlıyor.
Title
Bir damla çikolata yediğimizde vücudumuza 45-50 metre yürümeye yetecek kadar enerji girişi oluyor. İçeriğindeki kafein ve şeker nedeniyle çikolatanın çocuklarda hiperaktiviteye neden olabileceği belirtiliyor.
Title
Yetişkinler çikolatanın kokusunu aldıkları anda beyinlerinde theta dalgaları uyarılıyor ve rahatlıyorlar. Üstelik özellikle bitter çikolata tam bir antioksidan deposu ve kan basıncını düşüren bir kalp dostu. Serotonin ve endorfin salgılamanızı hızlandırıyor ve size kendinizi iyi hissettiriyor. Antibakteriyel özelliği de olan çikolata, dişleri çürümeye karşı koruyor. Öksürüğe de öksürük şurubundan bile iyi geldiği söyleniyor.
Title
Ancak sağlığa bunca faydaları olan çikolatayı yiyebileceğiniz maksimum miktar, 10 kilogram. Çikolatanın 10 kilodan fazlası, yiyeni zehirliyor ve ölümle sonuçlanabiliyor. Zehirlenme demişken, kediler ve köpekler için de çikolatanın küçük miktarları bile çok zararlı. Bu nedenle minik dostlarınızı çikolatadan uzak tutun.
Title
Çikolatayı buzdolabında saklamak hata. Bunun yerine serin ve kuru bir yerde saklamak gerekiyor. Üzerinde beyaz çizgiler oluşması çikolatanın bozulduğu anlamına gelmiyor. Sadece içindeki yağ ve şekerin ısı nedeniyle kristalize olması sonucu böyle bir görüntü oluşuyor. Beyazlaşan çikolata gönül rahatlığıyla yenebilir.
50 gramı 2000 liraya satılıyor
7'den 70'e herkesin sevdiği çikolatanın tarihçesini, nasıl üretildiğini, faydalarını, zararlarını bilmeyenimiz çoktur... İşte çikolata hakkında bilinmeyen garip gerçekler...


Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.