13. yüzyılda şans eseri kahve çekirdekleri yanınca şu anda bildiğimiz kahve ortaya çıkmıştır.
10:53, 30/12/2015, ÇarşambaG: Güncelleme: 20:20, 30/12/2015, Çarşamba
İçtiğimiz kahvede keçilerin büyük 'hatırı' var
Hemen hemen her gün uyanmak için ya da büyük bir keyf ile içtiğimiz kahvenin nasıl bulunduğunu biliyor muydunuz?
Osmanlı İmparatorluğuna geliş tarihi kesin bilinmemekle birlikte, tarihçilerin ilk defa 1500'lü yıllarda İstanbul'a geldiğini iddia ettiği kahve, Arap yarımadasında çok eski zamanlarda tedavi amaçlı kullanılıyordu.
İlk ortaya çıkışı hakkında da bir çok ilginç söylentiler bulunan kahvenin hikayesi, aslında Yemenli Kaldi adında bir çobanın keçileri tarafından bulunması ile başlar.
Milattan sonra 850 yıllarında, Şahadet Tekkesi adıyla Yemen'de faaliyet gösteren bir dini kuruluşun keçileri vardı.
Bu keçiler tekke üyelerine süt ve yün veriyor çobanlar, dervişler ve köpekler de bu keçileri tehlikeden koruyorlardı.
Çoban Kaldi keçilerinin son dönemlerde tuhaf hareketlerini gözlemlemişti. Keçiler uykusuzdular, bitkindiler.
Nedenini bir türlü çözemeyen Kaldi zamanla keçilerini takip etmeye başladı. Kaldi keçilerin otlamak için girdikleri çalılık arasından gözleri kırmızı olarak çıktığını ve çok hızlı hareket ettiklerini gördü.
Ama Kaldi bu olanlara bir türlü anlam veremiyordu. Gördüklerini tekkenin İmamına anlattı. Ama İmam da olanlara kesin bir cevap veremedi.
Keçilerinin zehirlendiğini düşünen Çoban Kaldi, araştırmasına çalılıkları inceleyerek devam etti. Çalılıklar arasında yemiş tanelerine rastlayan Kaldi, bunların tadına baktığında keçileri sayesinde ilk kahveyi tatmış oldu.
Bunun üzerine kendisini de aynı etkiyi gösterip göstermeyeceğini merak eden Kaldi bu kahve çekirdeklerini yer ve kendini daha dinç hisseder.
Bu buluştan sonra, kahve çekirdeklerinin ilk kullanımı uzun yıllar boyunca çiğnenerek ve yağla karıştırılarak olmuştur

