Çanakkale'de bir yıl önce kaybolan ve annesiyle gayrimeşru ilişki yaşayan öz babası tarafından kaçırıldığı anlaşılan Şeref Can Engin'in babası Tuncay Engin de ortadan kayboldu.
Ailesiyle birlikte Çanakkale Şehitliği'ne giden 2 yaşındaki Şeref Can Engin'in kaybolması, bir yıl önce Türkiye'de uzun süre gündemi meşgul etmişti. 7 Nisan 2006'da, şehitlikten dönerken mola yerinde kaybolan Şeref Can'ın annesi Yıldız ve babası Tuncay Engin, 4 ay boyunca televizyon kanallarına çıkarak, oğullarının bulunmasını istediler. Konuyu aylarca araştıran polis özel ekibi, Şeref Can'ı 1 Ağustos günü buldu. Şeref Can'ın kaçırılmadığı, annesi Yıldız Engin tarafından, gerçek babası olduğu iddia edilen Ahmet Delican'a verildiği anlaşıldı. Gözaltına alınan Delican, "Çocuğun gerçek babası benim" diyerek, bunu DNA testiyle ıspatladı. Resmi baba Tuncay Engin, Emniyet Müdürlüğü'nde Şeref Can'ı teslim alırken, eşi Yıldız Engin'le birlikte mutlu bir aile tablosu çizmişti.
Engin ailesi, bir yıl sonra şimdi de Şeref Can'ın babası Tuncay Engin'i arıyor. 7 Nisan 2007'de "Ankara'ya gidiyorum, 3 gün sonra dönerim" diyerek evinden ayrılan Tuncay Engin 44 gündür ne geri döndü, ne de kendisinden haber alınabildi. Aylarca torunları Şeref Can'ın yolunu gözleyen Suna ve Ali Engin, şimdi de oğulları Tuncay Engin'den gelecek bir haberi bekliyor. Oğlunun, Şeref Can'ın bulunmasından sonra sürekli ölüm tehditleri aldığını anlatan Suna Engin, "Tuncay, olayların bu hale gelmesinden sonra oturduğu semtten ve işinden ayrıldı. Bir baharatçıda çalışmaya başladı. Bir gün Tuncay eve gelerek patronu ile Ankara'ya 3 günlüğüne iş için gideceğini söyledi. Emin olmak için baktım, patronu bekliyordu. Aradan 3 gün geçti ve Tuncay eve dönmedi. İş yerinde patronuna sorduğumuzda, 'Ben aile meselelerine karışmam' dedi. Yaptığımız tüm aramalara rağmen bulamadık. Yıldız'ı da aradık ancak O'nun da telefonları kapalı." dedi. Baba Ali Engin ise "Kadıköy Adliyesi'nde Şeref Can'ın kaçırılması ile ilgili Ahmet Delican hakkında açılan dava 24 Mayıs'ta görülecek. Eğer oğlumuz bu tarihe kadar gelmezse Cumhuriyet Savcılığı'na kayıp dilekçesi vereceğiz. Çünkü Ahmet Delican, bu davanın zaman aşımına uğraması için elinden geleni yapıyor" dedi.






