Bu iddialara kimse inanmaz

Aa
00:0021/06/2012, Perşembe
G: 21/06/2012, Perşembe
Yeni Şafak
Bu iddialara kimse inanmaz
Bu iddialara kimse inanmaz

'Karagümrük çetesi' davasının tutuklu sanıklarından, Ahmet Mahmut Ünlü, “On binlerce insanı, aileyi fuhuştan, zinadan, içkiden kurtarmışım. Ondan sonra da kalkmışım fuhuş yapmışım, buna kimse inanmaz” dedi.

Kamuoyunda 'Karagümrük çetesi' olarak bilinen davanın tutuklu sanıklarından 'Cübbeli Ahmet Hoca' olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, on binlerce insanı, aileyi fuhuştan, zinadan, içkiden kurtardığını öne sürerek, 'Ondan sonra kalkmışım fuhuş yapmışım, buna kimse inanmaz' dedi.

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada ifade veren Ünlü, iddianamede adı geçen kadınları tanımadığını belirterek, 'Ben 35 yıldır kürsülerde insanların önündeyim, onlarla konuşuyor, onlara yardım ediyorum. On binlerce insanı, aileyi fuhuştan zinadan, içkiden kurtarmışım. Ondan sonra da kalkmışım fuhuş yapmışım, buna kimse inanmaz. Bu yapılanlarla bana bir oyun ettiler, itibarsızlaştırmak istiyorlar, karalama kampanyası düzenliyorlar' dedi.

Suçlu olan biri var ise bunu mahkeme önünde itiraf etmesi gerektiğini kaydeden Ünlü, 'Herkes suçunu itiraf etsin. Barış, benden sebep cezaevinde yatıyorsa, onu ben azmettirmişsem söylesin burada. Savcı bana, bir adres söylüyor. Diyorum ki 'Barış'ın evi', diyor ki 'Orası Faslı kadınların evi'. Yok orası Barış'ın evi. Ben bu olanlardan önce o eve girdim çıktım, bu gayet normal bir şey. Oraya giderken niye atkı takmışım, sakalımı gizlemişim? Gizleme diye bir şey yok, boynumdan bir rahatsızlık geçirdim, fizik tedavi gördüm. Boynumu da muhafaza etmek için soğuk havalarda atkı takarım' şeklinde konuştu.

Barış Sezek'in 2 yıldır ticari ilişkilerine bakmadığını, ticari faaliyetlerine zarar verdiği için onunla çalışmadığını söyleyen Ünlü, ticari faaliyetlerden kastının kitap ve kasetlerinin telif hakları olduğunu anlattı.

Bu işi başka birine 5 yıllığına verdiğini, Barış Sezek'in de kendisine Fas'a gideceğini söylediğini ifade eden Ünlü, Fas, Endonezya ve Mısır'dan kendilerine talebe geldiğini ve 2-3 ay yanlarında eğitim aldıktan sonra ülkelerine döndüğünü aktardı.

Bu talebelere ilişkin iddianamede yer alan telefon görüşmesini yaptıklarını savunan Ünlü, 'Kendisine 12-13 bin lira para yolladım. Gelenler 2-3 ay kalırlar, zaten daha uzun kalamazlar. Yabancı oldukları için kaçak durumuna düşerler. Dünyanın her yerinden bu talebeler gelirler, hepsini tanırım, ailece gelenleri evimde misafir ederim. Benim o konuşmada, 'Tufaya düşmeyelim' dememin sebebi, Faslılar biraz gariptir. 'Para alıp gelememezlik etmesinler' demek istedim. Bu para yollama ile ilgili daha önce de Endonezya ve Mısır'a para yolladım. Bunlar da banka kayıtlarından incelenirse çıkartılabilir' dedi.


-'YORGAN GİTTİ, KAVGA BİTTİ'-

Ünlü, Sezek'in Fas'tan dönmesinin ardından kendisi ile uzun bir süre görüşemediğini anlatarak, şunları kaydetti:

'Aksaray mahalle muhtarı var, bizim cemaattendir. Bana geldi, 'hocam ev tuttum' dedi. 'Yabancılar şubede 2 kadın var onlara ekmek götürdüm' dedi. Barış ile gelenlerin talebe olmakla alakası yok. Olsaydı çarşafı uçakta giydirmemiz lazımdı. Bunlar uçaktan çırılçıplak iniyorlar. Gidip yemekler yeniyor. Benim onun iki kadınla geldiğinden haberim yok. Biz de kurban bayramına 1-2 hafta kala hanımla, çocuklarla Dubai'ye gideceğiz.

Bizi gözaltına aldılar. Bütün mesele bu. Yorgan gitti kavga bitti. Bana gelene kadar bu iş sürecekti. Ucu bana dokunduruldu. Bence başarısız bir operasyondur. Ama belki birilerine göre başarılı olmuştur. Ama yanlış oldu. Benim yüzümden kavga etmiş kaç tane aile var. Benimle görüşmeye gelirlerdi. Ben cezaevine girince bu olmadı. Adam beni kutsal görüyor ama ben kutsal falan değilim. Ben günahkarın tekiyim. Ama öyle saldırıyla, fuhuşla işim olacak kadar şerefsiz, namussuz değilim. İddianamedeki ifadelerde kadın, 'nikah kıydı, para verdi, saldırdı ama ilişkiye girmedi' demiş. Beni Arap olarak söylüyor. Ben Arapsam memlekette Türk yok. Af edersiniz ama nikahı kıyacağım, parayı vereceğim ama ilişkiye girmeyeceğim. Manyak mıyım ben? Sözü geçen kadınların resimlerini ilk defa iddianamede gördüm. Nikah kıydığım iddia edilen kadın cehennem zebanisinin teki, öcü gibi bir şey, göz var izan var. Nikahıma alacak olsam onu mu alacağım? Ne cinsel saldırı bilirim, ne de iki günlük nikah falan... Hiç böyle bir şey olmadı. Özbek bir kadınla nikah hadisesi başımdan geçti. Ama şimdiki kadınlar değil. 3 yıl önce kaset çekmişler falan. Ben televizyonlarda da söyledim, 'O kasetteki benim' diye. Ancak isnat edilen suçların hiçbiri vaki olmamıştır. 'Bunlardan birini işlemişsem, imansız öleyim' dedim. Bunu her yerde söyledim.'


-'HANIM EVDE OLMAZSA EVE GİREMEM'-

Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci, Ünlü hakkındaki suçlamaları hatırlatarak, 'Barış Sezek, ifadesinde Faslı kadını himayene aldığını, nikah kıydığını söylüyor. Barış, Fas'a gidiyor. Senden para istiyor. Telefonla konuşuyorsun. İki tane kadınla geliyor, sonra bu kadınlar fuhuştan yakalanıyor. Bunlar tesadüf mü?' diye sordu.

Ünlü, soruya, 'Barış Sezek'in yaptıklarının benimle alakası yok. Benim nikahım olsa, kadının evine neden gitmeyeyim? Kadın ifadesinde evi anlatmış, ben o eve gitmemiştir demiyorum zaten. Gitmiştir. Ama benim evime gelmedi. Gelemez de zaten. Benim evim boş kalmaz. Çocuklarım var, evim çok büyük de değil hem. Benim anahtarım da yok, hanım evde olmazsa eve de giremem. Zeytinburnu'ndaki evde bir eşim ve çocuklarım var. Acarkent'teki villada diğer eşim ve çocuklarım. Zeytinburnu'nda oturan eşimin de Kumburgaz'da villası var. Ben eşitlikten yanayımdır' şeklinde yanıt verdi.

Başkan Ekinci'nin, 'Sizin ön tarafınızda bir ameliyat, kesik izi mi var? Sizi çıplak görmeyen bu izi bilebilir mi?' sorusu üzerine de Ünlü, şunları söyledi:

'Ben 6-7 yıl önce by-pass ameliyatı oldum. Bu ameliyat olanda bu iz olur. Bunu herkes bilir. Benim internette de çıplak görüntüm var. Hiçbir zaman o Özbek kadınla olan görüntü benim değildir demedik zaten. Beni itibarsızlaştırmak için 3-4 senedir uğraşıyorlar. Faslı kadın bu işten 4 ay sonra bulunuyor. Şikayet etmiyor. Onu bulan bu güç ona, o yara izini de öğretiyor, söylettiriyor. By-pass herkeste iz bırakır. Bu işin eskisi var, bayağı bir tezgah var. Tezgah içinde tezgah var. Ben hiç imam nikahı kıymam, suçtur diye. Ama bu sefer de buralara düştük. Kendi nikahlarını kıymasını onlara öğretirim. Zaten herkes artık nikahsız da yapıyor. Bu işe düşünce bunları öğrendim. Talebe getireceğim deyince bunlar gelmiş. Bazı insan kadın muhabbetini çok sever, bu böyle nargileye falan gider. Bizim arkadaşlardan cemaatten zengin insanlar, Özbek meselesi gibi gidip oradan evlenip gelenler var. Bu olayda Barış Sezek'in benim paramla kendisine eş aldığını anlıyorum.'

Duruşma, Ünlü'nün ifadesiyle sürüyor.


-“BENİM ADIM PARA EDİYOR, KENDİM PARA ETMİYORUM”-

Kamuoyunda 'Karagümrük Çetesi' adıyla bilinen suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında 16 kişi hakkında açılan davanın tutuklu sanıklarından 'Cübbeli Ahmet Hoca' olarak tanınan Ahmet Mahmut Ünlü, tahliyesini talep etti.

İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada savunmasını yapan Ünlü, Mahkeme Heyeti Başkanı Mehmet Ekinci'nin dosyada bulunan telefon görüşmeleri çözümlerine ilişkin sorularını yanıtladı.

Ekinci'nin, Barış Sezek'e Fas'a gittiğinde 13 bin lira kadar para verdiğini söylediğini hatırlatarak, 'Yani Barış senin paranla eş mi alıyor?' şeklindeki sorusuna Ünlü, 'Siz nasıl anlıyorsanız öyle' diye cevap verdi.

Bir başka telefon görüşmesine ilişkin de Ünlü, Barış Sezek'in kadınlardan birine nikah kıydığını belirttiğini hatırlatarak, Sezer'in bu nedenle Fas'tan gelen 2 kadına bir ev tuttuğunu söyledi.

Ünlü, 'Dernek yerine açık filan giremez. Orada kapanma olaylarından dolayı ağlamışlar, zırlamışlar. 'Örtünün' denmişse onlara, sıkılmışlar. Ondan sonra Barış Sezek onlara başka ev tutmuş' diye konuştu.

Başkan Ekinci'nin, 'Kadın beni boşadı, ben de ağladım diyor. Telefon görüşmelerinde de var' demesi üzerine Ünlü, 'Bilmiyorum ki. Barış nikah kıydım diyor. Ben de 3 ay geçmeden nikah kıysam olmaz ki. Af edersiniz o zaman biz toplu şeye girmişiz. Öyle şey mi olur? Şekerim de yükseldi, çenem de düştü' dedi.


-'BENİM İKİNCİ HANIM BİRİNCİ HANIMI ÇOK KISKANIYOR'-

Üye hakimin, bazı telefon görüşmelerini okuyarak, Barış Sezek'in bir kişiden Ahmet Mahmut Ünlü'nün eşi ararsa 'su sesi yaparak lavaboda olduğunu' söylemesini istediğini hatırlatması üzerine Ünlü, şunları söyledi:

'Onu anlatırım da... Benim ikinci hanım birinci hanımı çok kıskanıyor. Ben birinci hanıma gizli gidiyorum. Mesele bizim hanımlar arasında bir mesele. İkinci eşim, birinci eşimin evine gündüz gittiğimi bilmiyor. Sadece perşembe akşamları o eve gittiğimi sanıyor. Orada Barış, çalıştığım yerde çay filan yapan çocuğa, ikinci eşim beni ararsa 'Su sesi yaparak, lavaboda olduğunu' söyle diyor. Arabada olduğumda telefonu açamıyorum. İkinci eşim o zaman arabada olduğumu anlıyor, 'Nereye gidiyorsun?' diye soruyor.'

Başkan Ekinci'nin, 'Kurgu yapıyorsunuz yani' demesi üzerine Ünlü, 'Bizde kurgu çok. Üzmemek esastır. İkinci hanımı üzmeyeyim diye düşünüyorum. Öteki taraftan da kızım hasta oraya da gitmem gerek' diye konuştu.

Ünlü, bazı sanıkların telefon görüşmelerinin çözümlerinin okunarak sorular sorulması üzerine, diğer sanıkların ne konuştuğunu bilemeyeceğini, kendisiyle ilgili olarak 'su sesi yap' şeklindeki konuşmadan, o sırada çalıştığı yerde bulunmadığını, Zeytinburnu'ndaki ilk eşinin yanına gittiğini anladığını söyledi.


-'İKİNCİ HANIMIM DUYUNCA NE YAPACAĞIZ BİLMİYORUM'-

Başkan Ekinci'nin, söz konusu telefon konuşmalarına ilişkin başka sorular sorması üzerine Ünlü, 'Ben sizle çok mahrem bir şeyi paylaştım. Şimdi bunu ikinci hanımım duyunca ne yapacağız bilmiyorum. Gizlilik kararı da almadınız. Bunlar medyada yayınlanınca... İşte yuvalar böyle yıkılıyor' dedi.

Ekinci'nin, 'Ne yapıyor yani dövüyor mu?' şeklindeki sorusu üzerine Ünlü, 'Dövmeye gerek yok ki, sabaha kadar konuşuyoruz. Ben de cevap veriyorum. Bir gece gitti yani' diye konuştu.

Ünlü, Barış Sezek ile Fas'ta bulunduğu sırada yaptığı görüşmelerinde öğrencilerle ilgili konuştuğunu, kendilerine kadın öğrenci gelmeyeceğinden de bu öğrencilerin kadın olabileceğini hiç düşünmediğini anlattı.


-EBEVEYN BANYOLU EV-

Barış Sezek'in eşiyle yaptığı telefon görüşmesinde ebeveyn banyolu bir ev tutmalarını istediği hatırlatılan Ahmet Mahmut Ünlü, gelen misafirlerin sürekli olarak Barış Sezek'in evinde kaldığını, erkek misafirlerin gece kalkıp Sezek'in eşiyle karşılaşması ve rahatsız olunması ihtimaline karşı, ebeveyn banyolu bir ev tutulmasını istediğini ifade etti.

Başkan Ekinci'nin, mağdurların ifadelerini okuyarak diyeceklerini sorduğu Ünlü, mağdurları hiç görmediğini, tanımadığını belirterek, 'Uydurmanın sonu yok. Ben bu konulardaki açıklamaları yaptım. Bunlar komplo yapıldığının göstergeleridir' dedi.

Bazı kişilerin adını kullanabileceğini, dosyadaki telefon görüşmelerinde de böyle şeyler olabileceğini belirten Ünlü, 'Benim adıma para toplayan oluyor. Arafat'ta adıma kart basıp kurban toplayan oldu. Her gün ilan veriyorum, adımı kullananlara para verilmemesi için. Benim adım para ediyor, kendim para etmiyorum' diye konuştu.


-NEJAT ERGİN İLE İRTİBAT-

İnternete düşen bazı özel görüntülerine ilişkin Nejat Ergin'e başvurmadığını kaydeden Ünlü, bu görüntüleri kimin çektiğini, kimin internete koyduğunu bilmediğini, bunu ancak emniyetin bulabileceğini söyledi. Ünlü, 'Bu teknolojik bir olay. Buna mafya ne yapacak ki?' dedi.

Kayın biraderinin bir hazine arama olayında birlikte olduğu kişilere ilişkin sıkıntıları bulunduğunu, kendisinden yardım istediğini belirten Ünlü, Sulukule'de verdiği vaazlardan tanıdığı Nejat Ergin'in yardımcı olabileceğini düşünerek onunla görüştüğünü söyledi.

Ünlü, kayın biraderinin Nejat Ergin ile görüştüğünü, Ergin'in de polise başvurmaları gerektiğini, kendilerinin böyle bir olaya müdahale edecek güçleri olmadığını, ayrıca devletin bulunanların belli miktarını bulanlara verdiğini söylediğini sonradan öğrendiğini anlattı.

Ergin'in polisteki ifadesinde, kendisine ilişkin görüntüler konusunda konuştuklarını söylediğinin hatırlatılması üzerine Ünlü, 'O sıra kimi görsek ona anlatıyorduk. Sizi görsem size de anlatırdım. Ancak bir talebim olmadı' diye konuştu.

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Ünlü, annesinin vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, 'Tutuksuz yargılanmama karar vermenizi istiyorum' dedi.

Duruşma, sanık ifadeleriyle devam ediyor.