
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, '8 Mart Dünya Kadınlar Günü' münasebetiyle Hilton Bomonti Hotel'de verilen iftar programında konuştu. Konuşmasının başlarında, İsrail ile ABD saldırıları sonucu evlatlarını yitiren İranlı anneleri selamlayan Erdoğan, "Ülkemizdeki kadınlar adına kendilerine bir kez daha taziyelerimi iletiyor, acılarını yürekten paylaştığımı ifade ediyorum." dedi. "Kadına şiddet, insanlığa şiddettir" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, çıkarılan yasalarla kadına ve çocuğa yönelik şiddete 'sıfır tolerans' anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, "28 Şubat zihniyetinin kamuda kadınlara kapattığı her alanı biz açtık, kadınların baskısız çalışmasını sağladık." dedi. Erdoğan ayrıca ırk, köken, mezhep ve cinsiyet ayrımcılığına karşı olduklarını da vurguladı.
Bağırlarına basarak okula gönderdikleri kız çocuklarının bugün mezarına sarılan yüreği yanık İranlı anneleri ayrıca selamlıyor, ülkemizdeki kadınlar adına kendilerine bir kez daha taziyelerimi iletiyor, acılarını yürekten paylaştığımı ifade ediyorum.
Dünya Kadınlar Günü'nün küresel ölçekte kadın sorunlarının çoğaldığı özellikle yakın çevremizde kadınların çok zor günler yaşadığı bir dönemde karşılıyoruz.
Türkiye en güçlü tepkiyi veren ülke.
İran'daki gibi nerede bir yangın varsa oraya su taşıyoruz.
Devletimiz merhum Kemal Tahir'in dediği gibi, 'devlet anaysa bu sizin hamiyetiniz, şefkatiniz ve merhametiniz sayesindedir.'
Devletimizi 103 yaşına getirdiysek bunda kadınlarımızın payı vardır.
Kadınlar, karşılaştıkları tüm zorluklara ve engellere rağmen üretimde canlarını dişlerine takarak ülkemizin bugünkü seviyesine ulaşmasında eşsiz katkılar yapmışlardır.
Türkiye'nin büyümesine, refah çıtasının yükselmesine yaptığınız katkılardan dolayı da ayrıca teşekkür ediyorum.
En çok kadınların emeği sömürülüyor.
Biz kadına yönelik ayrımcılığın her türlüsünü reddeden kadın ve erkeği bir beraber gören bir medeniyetin temsilcileriyiz.
Bizler her varlığa her canlıya Allah'ın aiyeti nazarı ile bakan yüksek bir tasavvura sahibiz.
Bizim inanç ve ruh dünyamızda şayet insan için bir üstünlük aranacaksa bu sadece ve sadece takva, liyakat, emek ve üretkenlikledir.
Irk, köken, mezhep ayrımcılığı bizim kitabımızda yazmadığı gibi cinsiyet ayrımcılığı da bizim kitabımızda yer almaz.
Kadınların mecliste temsil oranı beş kat arttı.
28 Şubat zihniyetinin kamuda kadınlara kapattığı her alanı biz açtık, kadınların baskısız çalışmasını sağladık.
Kadına ve çocuğa yönelik şiddette sıfır tolerans anlayışıyla hareket ettik.
Kadın yönelik şiddetin önüne geçilmesinde önemli bir eşiği aştık.
2012 yılında 6284 sayılı ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesine dair kanunu yürürlüğe koyduk.
Nüfusu 100 bini geçen belediyelere konuk evi açma mecburiyeti getirdik.
2014'te ceza kanunumuzda yaptığımız düzenleme ile cinsel suçlara yönelik cezaları artırdık.
2020'de 6284 sayılı kanun kapsamında ihtisas mahkemeleri kurduk.
Saymaya kalksak nice idari ve hukuki düzenlemeyi, reformu, tedbiri hayata geçirdik.
'Sözleşme değil kanun yaşatır' diyor ve mevzuatı ihtiyaçlara göre geliştiriyoruz.
Banka ve özel sektörde doğum izin sürelerini 16 haftadan 24 haftaya çıkarıyoruz.
Aynı düzenlemede özel sektör çalışan babaların babalık iznini de 5 günden 10 güne çıkarmayı amaçlıyoruz.









