
15 Temmuz’un ardından yer altına çekilen FETÖ, hücre evleri, dijital ağlar ve sahte şirketler aracılığıyla yeniden yapılanmaya çalışıyor. Gülen sonrası dönemde “gölgede kal” stratejisini benimseyen örgüt, sosyal medyada mağduriyet temelli propagandayı artırırken yurt dışından sağlanan finansal destekle varlığını sürdürmeye çalışıyor.
15 Temmuz’un ardından ağır darbe alan FETÖ, Türkiye genelinde yürütülen yoğun operasyonlar ve tasfiyelere rağmen, faaliyetlerini gizli yapılanmalar aracılığıyla sürdürmeye çalışıyor. Emniyet ve istihbarat birimlerinin son yıllarda yürüttüğü teknik ve fiziki takipler, örgütün yer altına çekilerek yeniden yapılanmaya çalıştığını ortaya koyuyor.
DİJİTAL YAPILANMA İLE ONLİNE EĞİTİM
Örgütün yeniden yapılanma sürecinde en çok önem verdiği alanlardan biri de dijital iletişim ve uzaktan eğitim. Örgüt, ByLock benzeri yeni şifreli uygulamalarla haberleşmeyi sürdürmeye çalışırken, bazı üyelerin yurt dışı merkezli eğitim platformları üzerinden online vaaz, seminer ve “sohbet” düzenledikleri tespit edildi. Örgüt üyeleri, bu dijital ağlar sayesinde hem ideolojik bağlılığı koruyor hem de yeni nesil gençleri örgüte kazandırma faaliyetlerini sürdürüyor.
HÜCRE EVLERİ VE KRİPTO EĞİTİM
Örgütün “güncel yapılanma” olarak adlandırılan yeni örgütlenme modeli, hücre tipi evlerde faaliyet gösteriyor. Emniyet kaynakları, bu evlerde genellikle üç kişilik grupların bir araya geldiğini, örgüt içi sohbetlerin halen sürdüğünü belirtiyor. Evlerin bir kısmı “öğrenci evi” görüntüsü altında faaliyet yürütürken, bazıları apartman dairelerinde özel ders ve etüt merkezleri adı altında gizli toplantı noktalarına dönüştürülmüş durumda. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, FETÖ’nün sosyal medyadaki propaganda ağına yönelik yapılan son çalışmalarda 177 hesabın yöneticisi hakkında adli işlem başlatıldı. Bu hesapların çoğunun, sözde insan hakları ihlalleri üzerinden içerik ürettiği, özellikle uluslararası insan hakları platformlarında Türkiye’yi hedef göstermek için kullanıldığı bildirildi. Bazı hesapların, Avrupa merkezli STK’lar ve medya kuruluşlarıyla koordineli şekilde çalıştığı, içeriklerin dış kamuoyuna servis edilerek Türkiye aleyhine kampanya yürütüldüğü kaydedildi.
FETÖ’nün yeni dönemde gizli iletişim aracı olarak “Signal” uygulamasını kullandığı, ancak uygulamanın ismi ve logosunun “hava durumu” olarak değiştirildiği, mesajların da otomatik olarak silinen süreli iletiler şeklinde ayarlandığı saptandı.
EVLİLİK GÖRÜNÜMLÜ ÖRGÜTSEL BAĞ
Yeni yapılanmada, FETÖ’nün sözde evlilik süreçlerini motivasyonu artırmak amacıyla kullandığı tespit edildi. Uyumlu görülen kişiler örgüt sorumlularınca eşleştirilip görüştürülüyor, olumlu sonuçlananlar arasında gizlilik içinde örgütsel evlilikler yapılıyor.
HÜKÜMLÜ AİLELERİNE PARA
Örgüte yurt dışı ayağından sağlanan finans desteğine de yakın takip sürüyor. Örgüte yakın kişiler tarafından yurt dışından gönderilen paraların, cezaevinde bulunan FETÖ mensuplarının eşlerine ve ailelerine aktarıldığı tespit edildi.
ŞİRKET KILIFI İLE SGK KAYDI, EMEKLİLİK VE KAÇIŞ DESTEKLERİ
İstanbul’da faaliyet gösteren bir şirkette yapılan incelemelerde, FETÖ’yle iltisaklı çok sayıda kişinin SGK kayıtlarının bulunduğu tespit edildi. Şirketin, ihraç edilmiş ya da cezaevinde bulunmuş örgüt mensuplarına iş olanağı sunduğu, çalışanların liyakatle değil örgütsel konumlarına göre seçildiği belirlendi. Şirket ortaklarının sembolik olduğu, gerçek söz hakkının ise örgütsel talimatlarla belirlendiği, şirket sahiplerinin değişmesine rağmen hesaplar arasında para transferi yapılmadığı saptandı. Devlet kurumlarını zarara uğratacak şekilde yasa dışı yollardan yurt dışına çıkan kişilere maaş ödendiği ve SGK primlerinin yatırıldığı da tespit edildi. Bu yöntemle bazı isimlerin Türkiye’de emekli edilmeye çalışıldığı, kamu kaynaklarının bu yolla suistimal edildiği bildirildi.
SADIK ELEMANLARLA SÜRÜYOR
Operasyon kapsamında gözaltına alınan şüphelilerin, Gülen’in ölümünün ardından yaptıkları telefon görüşmelerinde örgütün kurucusunu “şehit” olarak nitelendirdikleri ve “Gülen’in bıraktığı miras doğrultusunda faaliyetlerine devam edeceklerini” ifade ettikleri ortaya çıktı.
YENİ FİNANS KAYNAKLARI
Şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda, çok sayıda dijital materyal, yasaklı yayın, zincir marketlere ait hediye kartları ile birlikte toplamda yaklaşık 7,4 milyon lira değerinde döviz, Türk lirası ve altın ele geçirildi. Bu kapsamda son dönemde yapılan bir operasyonda, 27 bin 440 euro, 128 bin 629 dolar, 452 bin 522 Türk lirası ve yaklaşık 826 bin lira değerinde altın bulundu.
FETÖ, kapatılan büyük şirket ve vakıfların yerine daha küçük, denetimi zor yapılar kurarak finansman ihtiyacını karşılamaya çalışıyor. Dernek, lokanta, kafe ve danışmanlık şirketleri gibi görünürde yasal faaliyetler yürüten yapılar üzerinden toplanan “bağış” ve muavenet adı verilen “yardımlar”, örgüte aktarılan yeni himmet kanalları olarak tespit edildi.
ALT KAT OKUL ÜST KAT ÖRGÜT EVİ
FETÖ finans kaynaklarına yönelik son aylarda art arda düzenlenen operasyonlar, örgütün para trafiğini ve ekonomik alt yapısını hedef alıyor. İzmir, İstanbul ve Ankara merkezli gerçekleştirilen baskınlarla paravan şirketler, döner fast food gibi gıda zincirleri, eğitim görünümlü örgüt evleri ve “himmet” mekanizmaları deşifre edildi. Künefe dükkânlarından eğitim burslarına, ev sohbetlerinden hayali ihracata kadar farklı alanlarda örgütlenen bu finansal yapıların temel amacı, örgütün ayakta kalabilmesi için sürekli ve kesintisiz kaynak oluşturmak.
ÖNÜ TİCARETHANE ARKASI İTAATHANE
İstanbul merkezli yürütülen bir diğer operasyon ise FETÖ’nün şirketler üzerinden yürüttüğü mali yapılanmaya odaklandı. MASAK raporları ve banka hareketleri doğrultusunda 10 ilde eş zamanlı baskınlar yapıldı, 13 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmalarda, bu şahısların sahip olduğu şirketler aracılığıyla örgüte düzenli mali destek sağladıkları ve bu paraların bir kısmını eğitim, burs, yatırım gibi meşru kalıplar altında gizleyerek akladıkları tespit edildi. Ankara’da gerçekleştirilen operasyonlarda ise iş dünyasına yönelik bir finans ağı hedef alındı. Şüphelilerin, esnaflardan toplanan paraları “himmet” adı altında örgüt adına topladığı keşfedildi. Bu paraların bir kısmının elden yurt dışına taşındığı, bir kısmının ise sahte burs ve dernek faaliyetleriyle kamufle edildiği belirlendi.
SOSYAL MEDYA HESAPLARI DEVREDE
Örgütün bu kampanyada izlediği strateji, daha önceki operasyonel yöntemlerini tekrarladı. Doğrudan görünür olmaktan kaçındı, onun yerine muhalefet kimliğiyle hareket eden sosyal medya hesapları ve kişiler sahneye çıktı. Bu sayede oluşturulan dezenformasyon, bazı gerçek muhalifler tarafından da sahiplenildi, yaygınlaştırıldı.
FETÖ’nün diijital hücreleri
- Örgütün sosyal medyadaki faaliyetlerine ilişkin yürütülen operasyonlarda, sosyal medyada “kacsaatolduson” ve benzeri isimlerle açılan X hesaplarının, örgüt tarafından organize edildiği ortaya çıktı. Hesap yöneticilerinin, cezaevlerindeki sözde hak ihlallerine dair manipülatif içerikler üreterek hem örgüt tabanını diri tutmak hem de kamuoyunda devlet karşıtı bir atmosfer oluşturmak amacıyla hareket ettikleri tespit edildi. Bu hesaplar üzerinden, “bebekleri ile cezaevinde kalmak zorunda bırakılan kadınlar”, “ağır hasta mahpuslar” ve “cezaevindeki çocuklar” gibi temalar, sistematik şekilde işleniyor. Ancak yapılan incelemelerde, paylaşımların büyük kısmının ya gerçek dışı olduğu ya da bağlamından koparılarak sunulduğu belirlendi.
Örgütün ‘firar’ ağı
- Örgüt, özellikle sınır illerinde ve Ege bölgesinde faaliyet gösteren “kaçış organizasyonları” ile üyelerini yurt dışına çıkarmaya devam ediyor. Bu ağlar, sahte pasaportlar, tekne kaçışları ve kimlik değişikliği gibi yöntemler kullanarak firari ya da henüz hakkında hüküm verilmemiş örgüt mensuplarını yurt dışına taşıyor. Son operasyonlarda çok sayıda dijital materyal ve yüklü miktarda nakit ele geçirilirken, örgüt üyelerinin yurt dışına kaçma hazırlığında olduğu öğrenildi. Bu organizasyonlara lojistik destek veren birçok isim hakkında yakalama kararı bulunuyor.
İlk adım geriye çekilme
- Örgüt, 15 Temmuz sonrası doğrudan yapı inşasından çok, “mağduriyet” ve “zulüm” algısı üzerine kurulu bir söylem geliştirerek hem içeride hem dışarıda tabanını diri tutmayı hedefledi. Cezaevlerinde bulunan örgüt mensuplarının aileleri üzerinden yürütülen dayanışma ağları, örgütün hem psikolojik hem maddi anlamda yeni bir hat kurmasını sağladı.
Mağduriyet temelli yeni taktikler
- Örgüt propagandası, özellikle sosyal medyada “sivil” görünümlü hesaplar üzerinden yapılırken, eski Zaman, Samanyolu ve STV çevresine mensup isimler de yurt dışında oluşturulan medya platformları aracılığıyla kamuoyu oluşturmayı sürdürdü. Örgüt, cezaevinde bulunan kadın mensupları üzerinden yürüttüğü propaganda faaliyetlerinde “anne ve bebek ayrımı”, “kadınlara özel işkence” gibi iddiaları gündeme taşıyarak hem mağduriyet algısı oluşturmaya hem de kendi tabanını motive etmeye çalışıyor.






