
Yıllardır erkekler tarafından yönlendirilen tesettür giyimine kadın modacılar el attı. Tesettürlü kesimin tercihlerinin karşılanamadığını iddia eden stilistlere göre erkekler, zarafet ve şıklıktan uzak kıyafetler tasarlıyor.
AYŞE OLGUN
Gençlerin tercihlerinin tesettür giyimini yönlendirdiğini söyleyen tasarımcı Perihan Mataracı'ya göre hazır giyim değişimleri hep arkadan takip etti. Özellikle üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağının tesettürdeki tercihleri değiştirdiği görüşünü savunan Mataracı, tekstil sektörünün bu değişimleri yakalayamadığını belirtiyor. Yani 25 yılda hazır giyim tesettürlü kesimin tercihlerini karşılayamadı, böyle olunca da iş tasarım ve moda eğitimi almış tesettürlü bayanlara düştü.
İstanbul'da iletişim eğitimi aldıktan sonra Londra'ya moda ve tasarım okumaya giden Serap Cebeci, şimdi tesettürlü genç kızlar için birbirinden güzel kıyafetler tasarlıyor. Geleneksel motifleri modern çizgiyle buluşturan Cebeci'ye göre tesettür çizgilerine daha da dikkat ederek çok daha sade ve rahat kıyafetleri günlük hayatımızda kullanabiliriz. İngiltere'de örtünen Cebeci, Türkiye'ye gelince en büyük sıkıntıyı herkesin aynı kıyafeti giymesinde yaşamış. Vitrinde ne sunulursa onu alıp giyen ve birbirinin kopyası olan tesettür giyimini eleştiren Cebeci, "Farklı olmakla abartıyı birbirine karıştırmadan, sade ve zevki yansıtan bir giyim tarzının oluşması gerekiyor. Oysa şu an tesettür kıyafeti kişinin üzerinde adeta bağırıyor. Uyum konusunda bile bir abartı söz konusu. Üstelik tesettür çizgisinden uzaklaştığını düşünüyorum" diyor.
Tesettür kıyafetleri üreten firma sahiplerinin ve çalışanlarının profesyonellikten uzak çalışmalarının hazır giyimin gelişmesini engellediğini söyleyen Cebeci, bunun çekilen kataloglardan kullanılan kumaşa kadar her alanda söz konusu olduğunun altını önemle çiziyor.
15 yıldır bu piyasanın içinde olan ve o günkü müşterilerinin bir kısmının bakan, milletvekili eşi olduğunu söyleyen Perihan Mataracı, konum ve şartlarına göre beklentileri değişen bu müşterilerinin hazır giyimi değil de hâlâ kendisini tercih etmesinin sebebini yine hazır giyimin markalaşmaya doğru gidememesiyle açıklıyor.
Yani hazır giyimde kalite adına bir standartın yakalanamadığını ifade eden Mataracı şunları söylüyor: "Hazır giyimin patronları kıyafet üretirken bu kıyafet tesettür çizgilerine ne kadar riayet ediyor deyip zarafet ve inceliğini gözardı etti. Oysa bizler tesettür çizgisine riayet ederken bir yandan da nasıl şık olur düşüncesiyle tasarımlar yaptık. Hazır giyimin ürettiği ilk tesettür kıyafetleri iki üç renk ve modeldi. Omuzdan büzgülü pardösüler, kalın çoraplar koyu renk başörtüleri üretip bunun içine kadını sokmak istediler. Oysa özellikle üniversitede okuyan başörtülü kızlar daha aktif ve rahat olmak istiyorlardı ve hazır giyimin sunduğu kıyafetlere alternatif olarak bize geldiler. Onlara daha şık, daha sade ve büzgüsü olmayan düz pardösüler altına daha rahat edecekleri pantolonlar diktik. Üniversitede uygulanan başörtüsü yasakları ise tesettür giyimini tamamen değiştirdi. Öğrenci okul içinde farklı dışarda farklı kıyafet giymek istemedi ve tunikler, pantolonlar ve kısa ceket ve etek ve pantolon takımları hazırladık. Bunun üstüne takılan başörtülerin boyutları da doğal olarak küçüldü."
Hazır giyim firmalarının koleksiyonlarının müşteri talebinden uzak olduğunu söyleyen Serap Cebeci, "Müşteri talepleri ve günün modasının çok dengeli bir biçimde harmanlanarak hazırlanması lazım. Bir de bu sektörde çalışanların eğitim düzeylerinin daha yüksek olması gerektiğini düşünüyorum" diyor.
----------------- imza------------------







