STK’lar darbe gecesi de vatan görevindeydi

Rabia Şenol
Rabia Şenol
04:0015/07/2023, Cumartesi
G: 15/07/2023, Cumartesi
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Deprem, yangın sel gibi doğal afetlerde millete omuz veren, dünyanın dört bir yanında mazlumlara umut olan sivil toplum kuruluşları, 15 Temmuz gecesi de nöbetteydi. Halkı sokak sokak örgütleyen STK temsilcileri, şehit verdi, gazi oldu ancak ülkeyi FETÖ’cü hainlere teslim etmedi.

15Temmuz gecesinin görünmez kahramanları arasında sivil toplum kuruluşları (STK) vardı. Doğal afetlerde milletin yaralarını saran STK’lar, 15 Temmuz gecesi de talimat beklemeden sokaklara döküldü. On binlerce gönüllüsü ile darbecilere karşı en ön saflarda direniş sergileyen STK’lar, kararlılıkları verdikleri şehitlerle mühürledi. 15 Temmuz gecesi darbe girişimine karşı gelen STK temsilcileri, o gece yaşadıklarını Yeni Şafak’a anlattı.

FİLİSTİNLİLER BİZİ UYARMIŞTI

İHH İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım: “15 Temmuz gecesi darbecilere karşı destansı bir mücadele verildi. O gece Mustafa Çalışkan İl Emniyet Müdürüydü, onu aradım o bazı şeyler söyledi. Hemen Vatan Caddesi’ne indik arabaları dizdik ve yolu kapattık. Askerlere ‘Buradan geçemezsiniz’ dedik. Onlara, ‘Biz ölmeye hazırız, siz öldürmeye hazır mısınız?’ dedik. Allah nasip etti, 15 Temmuz gecesi ilk çağrı yapan kurum İHH oldu. Türkiye, İslam dünyasının son savunma hattıdır. Burası düşerse, mazlum coğrafyalar da bundan olumsuz etkilenir. Bizler Vatan Caddesinde tankların önünde durduk. Onları engelledik. Aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi önüne gittik. Orada üzerimize ateş açıldığında 20 kadar arkadaşımız kendilerini bize siper ettiler. Burada şehit olan, yaralanan arkadaşlarımız oldu. Bizimle birlikte hareket ederken vurulan bir arkadaşımızın hastanede şehit olduğunu öğrendik. Gönüllü arkadaşlarımızdan şehit olanlar, yaralananlar oldu. Rahmetli Halil Kantarcı bu arkadaşlarımızdan birisiydi. Rabbim hepsine rahmet eylesin. 15 Temmuz sadece bizim için değil, tüm milletimiz için sadece bir olayıyla değil, tüm boyutlarıyla hafızamızda kalan bir gece yaşadık. Milletimiz korkusuz bir şekilde silahlara ve tanklara karşı kendini siper etti. Büyük bir mücadele verildi ve Allah’ın yardımıyla, emperyalistlerin desteklediği güçler amaçlarına ulaşamadı. Ölene kadar unutmayacağımız bir geceye şahit olduk.”

Bütün Türkiye’de tepkimizi gösterdik

Deniz Feneri Derneği Yönetim Danışmanı Recep Koçak:
“Biz dernek olarak o gece bütün personel ve gönüllülerimizle birlikte vatandaşlık görevi olarak direkt meydanlara çıktık. Herkes kendi en yakınındaki merkeze meydana tepkisini ortaya koyabileceği yere koştu. Ben mesela Emniyet Mahallesinde oturuyorum. Benim için en yakın yer Kısıklı Meydanıydı o gece direkt oraya gittim. Sonraki 1 aylık nöbet döneminde de nöbet yerim Kısıklı Meydanı’ydı. Bütün arkadaşlar Türkiye’deki merkez şubelerimiz ve temsilciliklerimizle hain darbe girişimine karşı tepkilerini bulundukları bölgelerde fiilen göstermişlerdir. Bizim personelimiz ve gönüllülerimiz çok duyarlıdır. Bizim kurum Halkın hep içindedir işi gücü yardımdır. O gecede bunu her alanda meydanlara çıkarak gösterdiler.”

“FETÖ’CÜLERE RAHATSIZLIK VERDİK”

“FETÖ terör örgütünün geniş analiziyle ilgili özel bir durum var. Biz 2008’den itibaren Almanya üzerinden bir saldırıya karalama kampanyasına muhatap olduk. O dönemde bunların Kimse Yok Mu Derneği vardı. Ve biz Deniz Feneri olarak ciddi yardımlar yaptığımız için bu durumu kabullenemediler ve üzerimize karalama kampanyaları oluşturdular. Biz yaptığımız işi hukuka uygun yaptık. Yapılan denetimlerde de böyle olduğu ortaya çıktı. 15 Temmuz’dan sonra ortaya çıkan bazı Almanya bağlantılı iddianamelerin içine giren dosyalar var. O dosyalar da görüldü ki bu FETÖ terör örgütü doğrudan hem Türkiye Deniz Feneri hem Almanya’daki Deniz Fenerini zor duruma düşürmek için Alman istihbaratıyla işbirliği yapmış. FETÖ Türkiye’de çok kesime zarar verdi. Çünkü her alanda kendi kurumlarının güçlü olmasını, hatta tek başına olmasını istiyorlardı. Deniz Feneri onları rahatsız ettiği için bizimle epey uğraştılar.”

Çağrı beklemeden vazifeye atıldık

İsmailağa Derneği Yöneticisi Yavuz Çakır:
“15 Temmuz hain darbe kalkışması fark edildiği andan itibaren idarecilerden herhangi bir açıklama veya talep beklemeksizin kardeşlerimiz kalkışmanın başarılı olmaması için derhal vazifeye atılmış ve gerek merkezimize yakın bölgelere gerekse muhtelif il ve ilçelerde kalkışma yaşanan noktalara intikal etmişlerdir. Daha sonra ise devlet büyüklerimizin açıklamaları uyarınca hareket etmişler; sonrasında şehitlerimizle anılan, o zamanki adıyla Boğaziçi Köprüsü, Atatürk Havalimanı, Saraçhane Meydanı, İl Emniyet Müdürlüğü ve belirtilen diğer toplanma alanlarına yönelerek nöbetlerini sürdürmüşlerdir.

9 AYLIK KIZI YETİM KALDI

Özellikle Saraçhane Meydanı’nda ve Vatan Caddesi’ndeki il emniyet müdürlüğümüz önünde yaşanan çatışmalar ve acıyla hatırladığımız hadiselerde ihvan ve muhibbanımız, vatan ve milleti müdafaa için gözünü kırpmadan mücadele etmiş, bu mücadele şehadet ve gazilikle neticelenmiştir. Saraçhane Meydanı’nda halka açılan ateş sonucu şehit olan kardeşlerimiz arasında cemaatimizin yetiştirdiği, kendisi Kurra Hafız olan ve İmam-Hatip olarak vazife yapan İbrahim Yılmaz kardeşimiz de yer almıştır. Şehidimiz, ardında gözü yaşlı bir hanımefendi ve henüz dokuz aylık yetim bir kız çocuğu bırakmıştır. Esasen cemaatimiz, ilmî faaliyetler ve tebliğ-irşat yoluyla insanları İslam’a davet gayesinden başka bir amaç gütmemektedir. Siyasî veya toplumsal olaylara dâhil olma ve yönlendirme konusunda belirli bir hiyerarşi çerçevesinde merkezden güdümlü bir yapı halinde hareket etmemektedir. İhvân ve muhibbânımızın bazı devlet kurumlarının dahi çaresiz kaldığı ansızın gelişen söz konusu meşum kalkışma karşısında herhangi bir teşkilatlanma söz konusu olmaksızın mücadeleye girişmiş olması.

#Milli İrade
#15 Temmuz
#FETÖ