Suçlamalara cevap yerine FETÖ'ye selam çaktı
04:00, 15/10/2026, Perşembe
Yeni Şafak

Ekrem İmamoğlu
‘Rüşvet’, ‘ihaleye fesat karıştırma’ ve ‘dolandırıcılık’ dahil 15 ayrı suçtan yargılanan İmamoğlu, suçlamalara cevap vermek yerine FETÖ’ye selam çakmayı tercih etti. “O gece (15 Temmuz) darbeye karşı durmak hepimizin ortak göreviydi” ifadesini kullanan İmamoğlu, “Ama ardından gelen olağanüstü hâl, darbecilerle hesaplaşmanın çok ötesine geçti” dedi.
‘İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü'ne ilişkin 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 98. duruşması dün görüldü. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya görevden alınan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, eski Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un da aralarında bulunduğu bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı. İmamoğlu'nun eşi, oğlu, annesi ve babası ile Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Yeni Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve bazı milletvekilleri de salonda yer aldı.

142 EYLEMDEN 15 AYRI SUÇLAMA
Duruşmada Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına başlandı. İddianamede 142 ayrı eylemden sorumlu tutularak aralarında ‘rüşvet’, ‘ihaleye fesat’ ve ‘dolandırıcılık’ın da yer aldığı 15 ayrı suçtan cezalandırılması istenen İmamoğlu, suçlamalara cevap vermek yerine mahkeme salonunun mimarisinden siyasi gündeme kadar pek çok konu hakkında yorumda bulundu.
YÜKSEK LİSANS MEZUNUYMUŞ
Duruşmanın başlangıcında İmamoğlu’na eğitim durumu soruldu. Üniversite diploması mahkeme kararıyla iptal edildiği halde ‘yüksek lisans mezunu’ olduğunu iddia eden İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinde bulunduğunu ve aylık gelirinin 250-300 bin lira olduğunu öne sürdü. Sabıkası olup olmadığı sorulan İmamoğlu, "Yok" cevabını verdi.
GÖRÜNTÜMÜ BÜYÜK VERİN
İmamoğlu, konuşmasının başında duruşma salonunun düzenini eleştirdi. Görüntüsünün ekrana küçük yansıtılmasından rahatsızlığını dile getiren İmamoğlu, "Ben kendimin ekranda bu şekilde olmasını çok doğru bulmuyorum. Sonuçta 100 metreden bakıyor insanlar" dedi. Görüntü ayarlandıktan sonra İmamoğlu konuşmasını sürdürdü. Dedesinin hayat hikâyesinden İstanbul’un işgaline, Fatih Sultan Mehmet’in fetihlerinden 12 Eylül’e kadar bir dizi konuda anlatımlarda bulunan İmamoğlu, “Dilekçiğim, seninle gurur duyuyorum, bir tanesin sen. İyi ki varsın, canımsın” diyerek eşi Dilek İmamoğlu’na teşekkür etti. İmamoğlu savunmasında sık sık ‘Ey halkım..’, ‘Sevgili milletim..” gibi hitaplarda bulundu. İşte İmamoğlu'nun savunma yerine yaptığı konuşmadan dikkat çeken bölümler:
MİMARİYİ BEĞENMEDİ!
“Gerçekten mimarisiyle bir mahkeme salonu değil, yani bir hukukun, mahkemenin bu şekilde tasarlanması, hepimizin sırtını yaslayacağı yargının, yargıcın bu şekilde bir kürsü nizamında olmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Böyle bir ortamda bulunmak gerçekten üzücü. Bu duygularla buradayım…”
SONBAHAR ÇOK GÜZEL
“Ekim ayındayız. Ben ekim ayını aslında çok seviyorum, sonbaharını seviyorum. Gerçekten tarihte söylendiği gibi sonbahar bir tablodur, bir sanat eseridir. Yağmuruyla, rüzgarıyla, doğada her rengin bir arada olmasıyla, iç içe geçmesiyle sanat eseridir. Ülkemiz için de çok önemlidir, ekim ayı. 6 Ekim aslında önemli bir tarihti. Geçti ama İstanbul'un kurtuluşunu kutluyorum. Fatih Sultan Mehmet Han'ı minnetle yâd ediyorum. Onun emanetine sahip çıkarak bize pırlanta gibi bir Cumhuriyet'i kazandıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü minnetle yâd ediyorum. Ruhları şad olsun. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız şimdiden kutlu olsun.”
DİLEK’LE FİLME GİTMİŞTİK
“Ben, donmuş, sinmiş bir kentin aslında bu futbol sahalarında bile Fenerbahçe kulübünün yaptırmış olduğu Zaferin Rengi filminin Galatasaray'a gitmiştim; gözyaşlarıyla, Dilek’le beraber izlemiştik. Aslında futbol sahasında bile zafer mücadelesinin nasıl verilebileceğini o Fenerbahçe'nin maçında hissetmiştim. Yani futbol sahası sadece kirlilikle, futbolun önüne her kolu sokarak onu kirleten aklın yarattığı o cerahatle anılmadığını, aslında futbolun bile yeri geldiğinde bir centilmenlik, bir sportmenlik ama aynı zamanda bir millî mücadele şekli olduğunu orada da yaşadım ve gördüm.”
KHK’LI FETÖ’CÜLERİ SELAMLADI
Neredeyse Türkiye gündemindeki tüm başlıklarla ilgili mesajlar veren Ekrem İmamoğlu savunmasında FETÖ’cülere selam çakmayı da unutmadı. 15 Temmuz darbe girişiminin andından terör iltisakı nedeniyle kamudan ihraç edilen KHK’lılara değinen İmamoğlu şöyle devam etti: “İşte 2016'da ne yazık ki ülkemiz kanlı bir darbe girişimi yaşadı. O gece darbeye karşı durmak hepimizin ortak göreviydi, bütün partiler, bütün millet. Mecliste ve meydanlarda o göreve sahip çıkmaya gayret etti. O utanç verici günü bize yaşatanlara karşı mücadele ortaya kondu. Ama ardından gelen olağanüstü hal, darbecilerle hesaplaşmanın çok ötesine geçti. Kararnamelerle mahkeme kararı olmadan 100 binden fazla kamu görevlisi işinden atıldı. Kanunla yapılması gerekenler kararnamelerle yapıldı. Bir fırsata dönüştürülme gayretini çok net görüyoruz. Olağanüstü olan sıradan hale geldi ve olağanüstü hal kalktığında bile o dönemin yetkileri kalıcı hale getirildi…”
YİNE TEHDİT ETTİ
Duruşmalarda daha önce sık sık mahkeme heyeti ve savcıları hedef alan İmamoğlu, bunu dün de sürdürdü. Türkiye'deki hukuk sisteminin geldiği noktada mücadelelerini hak ettiği şekilde verememenin ıstırabını yaşadığını söyleyen İmamoğlu "Bunların her biri tarihe geçti, her günü, her anı tarihe not düşüldü. Bunlar asla unutulmayacak. Her aktörünü, her muhatabını tarih yazdı ve günü geldiğinde elbette ki yüce Türk yargısı huzurunda ilgili olan herkesin hesap vereceğini adım kadar iyi biliyorum. Allah bana ömür verir, vermez. Ama biliyorum ki hesap verecekler” dedi.
TÜM SALON UYUDU
İmamoğlu salona girmeden evvel, izleyici bölümündeki partililer tek tek yönlendirildi. Talimatlara uyan partililer, İmamoğlu salona girdiğinde hep bir ağızdan "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" tezahüratları yaptı. İddianamedeki eylemler hakkında savunma yapmak yerine saatlerce gündeme ilişkin değerlendirmede bulunan İmamoğlu, uzun konuşmasıyla tüm salonu uyuttu. Giriş-çıkış ve aralarda İmamoğlu'na tezahüratlar yapan kişilerin, konuşma esnasında uyuklaması dikkat çekti.
2 BİN 430 YIL HAPSİ İSTENİYOR
İddianamede yer alan örgüt şemasında, Ekrem İmamoğlu "örgüt elebaşı" olarak yer alıyor. Şemadaki 10 örgüt üyesinin İmamoğlu'na doğrudan bağlı olduğu aktarılarak örgüt üyelerinden 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor. İddianamede, İmamoğlu'nun 15 suçtan toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Gündem
İmamoğlu’nun 4 gün sürecek savunması başladı: Mahkeme cumartesi kararını açıklayacak

Gündem
İmamoğlu için hesap verme günü

Gündem
'İmamoğlu suç örgütü' davasında 96'ncı duruşma: Sanıkların savunmaları alınıyor


