
FKÖ'nün Ankara'da temsilcilik bürosu açmasına Başbakan Bülent Ecevit izin verdi.1979'da Ankara'da FKÖ Temsilciliği'nin açılışı için Türkiye'ye gelen Arafat, Ecevit'le yüzyüze görüştü. Arafat, Başbakanlık konutundaki görüşmede çok duygulu anlar yaşadı; Ecevit için "eski bir dostla karşılaşmış gibi oldum" dedi.
FKÖ Temsilciliği açılmadan kısa bir süre önce El Saika örgütü üyesi 4 militan Mısır'ın Ankara Büyükelçiliği'ni bastı. Çıkan çatışmada 2'si Türk güvenlik mensubu olmak üzere 3 kişi hayatını yitirdi. Ecevit olayın daha fazla kan dökülmeden sona erdirilmesi için Arafat'tan devreye girmesini rica etti.
İstanbul-Eski başbakanlardan CHP ve DSP eski genel başkanı Bülent Ecevit, Filistin sorununa ve FKÖ'ye sempatiyle bakan bir politikacıydı. 1970'lerde sağ hükümetler FKÖ'nün Türkiye'de temsilcilik açma girişimine olumsuz bakmamakla birlikte somut bir adım atmadılar. Bu konuda somut bir adım Bülent Ecevit'in Başbakanlığı döneminde atılacaktı. Arafat-Ecevit dostluğunun başlangıcıydı girişim.
Ecevit'in "Türk-Filistin ilişkilerinde ilk adım" olarak nitelediği FKÖ Temcilciliği Bürosu'nun açılma süreci şu şekilde gelişti: İlk girişimi 1974'de oldu, bu talep dönemin hükümeti tarafından reddedildi. 1976'da Türkiye İKÖ Konferansı'nda FKÖ bürosunun Ankara'da açılacağını resmen açıkladı. Büronun statüsüyle ilgili bir kararname Resmi Gazete'de yayımlandı. Ancak büro açılması sürüncemede bırakıldı. 1977'de bir FKÖ heyeti Ankara'ya gelerek Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ve Dışişleri Genel Sekreteri Şükrü Elekdağ ile temas sağladı. Bu temaslarda büronun en kısa zamanda açılacağı söylendi. Elekdağ da heyete büronun açılması konusunda her türlü yardımı yapacağını söyledi. Ancak bu sözler de yerine getirilmedi. Büro hazırlığı için Türkiye'ye gelen FKÖ'lüler MİT tarafından gözaltına alındıktan sonra sınırdışı edildiler. Ebu Firaz'ın FKÖ temsilciliği de "eski bir tedhişci" olduğu gerekçesiyle reddedildi. Büronun açılmamasında ABD ve İsrail baskısının yanı sıra FKÖ'nün Kıbrıs Rum kesimiyle iyi ilişkileri de etkiliydi.
FKÖ'nün Türkiye temcilciliğini açabilmesi 1979'da Ecevit'in Başbakanlığı döneminde gerçekleşebildi. Dışişleri Bakanı Gündüz Ökçün'le birlikte "Üçüncü Dünyacı" denilen ekip işbaşındaydı. Bu ekip Ecevit'in desteğiyle Türkiye'nin İslam ülkeleriyle ilişkilerinde Amerika'dan bağımsız bir tutum izlemesi taraftarıydı. Ecevit, Mayıs 1979 başlarında FKÖ bürosu konusunu Bakanlar Kurulu'nda tartışmaya açtı. Bazı üyeler karşı görüş belirtti. Ancak toplantıdan çıkan sonuç olumluydu. Türkiye FKÖ'ye kucak açan ilk NATO ülkesi oluyordu. 5 Ekim'de FKÖ bürosunun önünde Filistin bayrağı göndere çekilirken Arafat gözyaşlarına hakim olamadı. Yaser Arafat selam durarak bir süre bayrağı izledi.
FKÖ Ankara Temcilciliği'ne Ebu Firaz getirildi. Ekim 1979'de FKÖ'nün temsilciliğinin açılışı vesilesiyle Türkiye'ye gelen FKÖ lideri Yaser Arafat, Başbakan Bülent Ecevit'le yüzyüze görüştü. Bu, Yaser Arafat'ın ilk kez Türkiye'ye ayak basmasıydı. 5 Ekim'de Ankara'ya gelen Arafat ile Ecevit arasında çok duygulu anlar yaşandı. Ecevit, Başbakanlık'ta Arafat'ı kabulü sırasında yaptığı konuşmada, ´Türkiye, Filistin halkının, kendi devletini kurma hakkı dahil tüm meşru haklarını kazanma mücadelesini sonuna kadar desteklemek kararındadır' dedi. Arafat ise, ´Biz bu görüşmeyi, FKÖ olarak, çok önemli bir tarihi an addetmekte, kalbimizin derinliklerinde duymaktayız. Aramızda bir mukaddesat, bir medeniyet birliği vardır. Bu geçmişe dayanan tarihi ilişkilerimiz yanında, geleceğe yönelik ilişkilerimiz çok daha önem taşımaktadır' diyordu. Arafat, Ecevit'le görüşmesiyle ilgili olarak "Sanki ilk kez karşılaştığım bir kişiyle değil, çoktan görmediğim ve iyi tanıdığım bir dostla yeniden bir araya geldiğimi hisssetim" diyecekti gazetecilere. Arafat bu sözle, Filistin'in Osmanlı dönemine işaret ediyor, bu toprakların Osmanlı'nın elinden alındığını söylemek istiyordu. Arafat o günlerde kimselere haber vermeden İstanbul'a gitti. Bunun nedeni ise ölümünden sonraki günlerde ortaya çıkacaktı. Arafat, İstanbul'a ailesinin Türk kökenleriyle ilgili bir araştırma için gitmişti.
Temsilcilik açılmasından önce, 13 Temmuz 1979'da Mısır Elçiliği 4 Filistinli militan tarafından basıldı. Çıkan çatışmada iki Türk görevlisi ve bir elçilik görevlisi yaşamını yitirdi. Es-Saika örgütü üyesi Filistinli militanlar 20 kadar elçilik personelini rehin aldılar. Amaçlarını İsrail ve Mısır Hükümeti arasında imzalanan Camp David Anlaşmasını protesto etmek ve Mısır'da hapiste bulunan arkadaşlarının serbest bırakılmasını sağlamak olarak açıkladılar. Ankara, elçilik baskınının daha fazla kan dökülmeden sona erdirilmesi için Arafat'ı devreye soktu. Suriye'den özel uçakla getirilen Ebu Firaz militanlarla Türk Hükümeti arasında arabuluculuk yaptı. Ebu Firaz, "CIA ve ABD bizim buraya gelmemizden hiç memnun olmadı" diyecekti.
45 saat süren pazarlığın ardından Filistinli gerillalar 'adil yargılanma' sözü üzerine 15 Temmuz'da teslim oldular.
İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş'in Filistinli militanlarla kucaklaşarak öpüşmesi başta AP Lideri Süleyman Demirel olmak üzere muhalefet tarafından tepkiyle karşılanarak eleştirildi.
Demirel, "Bari karanlık bir yerde öpseydi. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir olay olmaz" diyecekti. Oysa Güneş, teslim aldığı gerillalar tarafından kucaklanmış ve öpülmüştü. Güneş, gerillalara sağ teslim alınacağı sözü vermişti. Bu nedenle Güneş, militanları elçilik kapısında bekliyordu. Başbakan Ecevit'in bu kanlı olayın gerçekleşmesine rağmen, iki buçuk ay kadar sonra FKÖ'nün temsilcilik açmasına izin vermesi o şartlarda çok zor bir karardı. O dönemde Cumhuriyet gazetesi ve solcu aydınlar da FKÖ'ye tam destek veriyordu. Bazı yazarların, Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat'ı Türkiye'nin düşmanı olarak gösterme çabalarına ve ölümü üzerine bayrakların yarıya indirilmesi nedeniyle şimdiki Hükümete tepki göstermelerine karşın, hem Bülent Ecevit'in hem sonraki Türk hükümetlerinin 1979'dan bu yana Arafat ile ilişkisi genelde hep olumlu bir seyir izledi.






