Batılı beyaz gibi düşünmek

Mehmet Kar
00:0010/09/2008, Çarşamba
G: 9/09/2008, Salı
Yeni Şafak
Batılı beyaz gibi düşünmek
Batılı beyaz gibi düşünmek

Mesut Karaşahan, Batılı beyaz adamın yerlilere yeni bir düşünce biçimi sunduğunu, böylece Batılı kavramlarla düşünmelerini sağladığını söylüyor.”Seni Demorat Yapacaklar”, solcu, liberal, ılımlı, hoşgörülü, çağdaş, aydın gibi kavramları tekrar düşünmeye çağırıyor.

Daha önceki yazı ve kitaplarıyla bize Beyaz Adam'ın hikâyesini çarpıcı ve akıcı bir üslupla anlatan Mesut Karaşahan, yeni kitabı "Seni Demokrat Yapacaklar"da da yine çok konuşulacak konuları ele alıyor. Klasik anlamda sömürgeciliğin ulaştığı her yerde sömürü çarklarının kurulduğunu, yerlilere ait her ne varsa alıkonulduğunu, suikastların, işkencelerin ve ölümlerin gündelik hayatın ayrılmaz unsurları haline geldiğini, daha önce "Yeryüzü Cennetinin Sonbaharı" ve "Terörün Efendileri" adlı kitaplarda anlatan Karaşahan, yeni kitabıyla da yaşadığımız son döneme ilişkin başlıkları aynı titizlikle işliyor.


KAVRAMLARIMIZ İŞGAL ALTINDA

"Seni Demokrat Yapacaklar", aslında yine Batılı Beyaz Adam'ın, dünyanın her hangi bir yerinde yaşayan ve aslında varlığının kendisi için hiçbir anlamı olmayan insanların üzerinde kurmuş olduğu zihni ve fiili işgali anlatıyor. Batılı beyaz adam bunu yaparken klasik yöntemleri değil, "Dünyanın uzak köşelerindeki hegemonyasını, yerli halklardan devşirdiği Tom Amcalar eliyle yürütüyor. Bu Japon, Çinli, Latin Amerikalı, Türk veya Arap yeni Tom Amcalara, yerli ve özgün inanç ve değer sistemlerini terk etmeyi ve Batılı beyaz adamın kavramlarıyla düşünmeyi öğretiyor."

Söz konusu bu devşirme hadisesi o kadar profesyonel ve sofistike yöntemlerle yapılıyor ki, çoğu kez yerli Tom Amcalar yaşadıkları değişimin ve dönüşümün farkına bile varmıyorlar. Çünkü artık kavramsal dünyaları değişmiş ve zihin dünyaları kendine ait olmayan bir düşünme biçimiyle işlemeye başlamıştır. Yazara göre, benimsenen; ilerleme, gelişme, kalkınma, ekonomik büyüme, geri kalmışlık ve hatta hümanizm, insan hakları ve demokrasi; beyaz adamın empoze ettiği siyasal, sosyal ve ekonomik sisteme körü körüne itaatin düşünsel alt yapısını oluşturan kavramlar: "Seni demokrat yapmak isteyecekler. Solcu, Liberal, Ilımlı, Hoşgörülü, Çağdaş, İlerici, Aydın... Kulağa hoş gelen, Batılı emperyalist, seküler ve materyalist açıdan değer yüklü ne kadar kavram veya niteleme varsa hepsinin eşanlamlısı gibi kullanılan "demokrat"ı, senin biricik sıfatın yapacaklar.”


BEYAZ ADAMLA AYNI GİYİNMEK

Çoğu kez bu kavramları verili ve doğru kavramlar olarak kabul eden ve bütün algısını, gündelik hayat pratiğini bu kavramsal çerçeve içerisinde kuran yerli adam, kendisine ait olmayan bir yaşama biçimini yaşar. Zira artık beyaz adamla aynı markayı tüketmek, onunla aynı yerlerden ve menülerden yemek, aynı şeylerden zevk almak ya da aynı şeylerden nefret etmek yerli adamın yaşadığı ama farkında olmadığı bir yanılsama halidir. Kendini ve yaptıklarını, beyaz adamın hayat biçimiyle özdeşleştiren, kendi hayatına beyaz adamın hayatına benzer paralel bir boyut katan yerli adam, beyaz adamın yanında-yakınında olmak, ona ulaşmayı gerekli bir ideal olarak görmek gibi kendini küçülten, değerini yitiren birçok şeyi yapar.

Bu durumun en tipik göstergesinin 'Nobel Ödülü' olduğunu belirten Karaşahan; "Beyaz adamın elinden Nobel ödülü almak veya Batılı siyasal sistemi erişilmesi gereken bir ideal olarak görmek, beyaz adamı üstün ve merkezi bir mevkiye oturtmak demektir. Kendi özgürleşme taleplerinden, insanlık, hukuk ve adalet tasavvurundan vazgeçmek demektir." diyor.