Konfüçyüs Modern Dünyada Kadim Bilgelik adlı eser, 'İki bin beş yüz yıl öncesinden gelen bilgelik günümüz insanın yüreğindeki düğümleri çözebilir mi?' sorusuna cevap niteliğinde
Kişisel gelişim kitaplarının en önemli kaynaklarından biri, bilge kişilerin söylediği sözler. Konfüçyüs ise, belki o bilgeler arasında en popüler olanı. İki bin beş yüz yıl önce yaşayan ve Çin'in kültürünü şekillendirenler arasında büyük önem taşıyan bu isim, fikirleri, tavsiyeleri, duruşu ve yaşayışı ile ülkedeki toplumsal yaşamı etkilemeye devam ediyor. Bugünün meselelerine çözüm arayan pek çok kitapta, kendisinden alıntılar yapılıyor. Alfa Yayınları tarafından çıkarılan Konfüçyüs Modern Dünyada Kadim Bilgelik adlı eser bunlardan biri. Yu Dan tarafından kaleme alınan eser, 'İki bin beş yüz yıl öncesinden gelen bilgelik gerçekten günümüz insanın yüreğindeki düğümleri çözebilir mi?' sorusuna da cevap niteliğinde.
Yu Dan bu kitabında, Konfüçyüs'ün Seçmeler adlı eserine sıklıkla başvuruyor. Eser, “Her çağda sıkıntılar olsa da iyi insan olmanın yolu bellidir” düşüncesinden yola çıkıyor. Yu Dan için en güçlü yol gösterici tartışmasız Konfüçyüs. Bilgenin ideal insan 'Junzi' tanımına yer verilen kitapta, nasıl bir junzi olunabileceğine dair ipuçları mevcut. Yazar, herkesin dönüşmesinin mümkün olduğu Konfüçyüs'ün ideal insanı olan 'junzi'nin, bugün Çin'de kişisel dürüstlük ölçütü olarak önemini koruduğunu söylüyor. Modern Dünyada Kadim Bilgelik adlı kitapta, öğrencilerinin Konfüçyüs'e soruları ve onun da talebelerine verdiği cevaplara yer veriliyor. Burada, özellikle iç huzura ulaşmada, evrenin sırrını çözmede, sade ve mutlu bir hayat kurmada başvurulabilecek anekdotlar var. Örneğin öğrencisi Zigong'un Konfüçyüs'e “İnsanın davranışlarına tüm yaşamı boyunca rehber olacak tek bir kelime var mıdır? Bana öyle bir kelime verin ki ben onu son günüme kadar kullanabileyim ve daima ondan yararlanabileyim” sorusunu gündeme alan kitapta yer verilen cevap, bilgenin tüm hayat felsefesini özetleyecek türden; “Eğer böyle bir kelime varsa muhtemelen sbu yani müsamahadır.” Yu Dan'a göre zaten Konfüçyüs'ün öğretisinin özü yalnızca şu iki kelimeye indirgenebilir; sadakat ve müsamaha. Basit kelimelerle anlatılacak olursa, kendin gibi olursan başkalarını da düşünmelisin. Her Konfüçyüsçü kuramın tam merkezinde sadakat ve müsamahadan başka üçüncü bir kelime daha vardır; iyilikseverlik.
Kitapta iyilikseverlik konusu ayrıntılı bir şekilde işlenmiş. “Bir iyilikseverin başkalarını ulaştırdığı nokta kendi varmak istediği yerdir. Bu dünyada en önemli insan, tam karşında durup senden yardım isteyendir. En önemli şey ona yardım etmektir. En önemli zaman ise şu andır; bir an bile gecikmemelisin.” gibi aforizmalara yer verilen eser, hem zamanı doğru kullanmayı hem iyilik yapmayı öğütlüyor. Yazar görüşlerini desteklemek için geçmişten bugüne ulaşan hikayelere, Çin atasözlerin de başvuruyor. Hintli şair Tagore'a başvurlan kısım ise pişmanlıkla ilgili olan bölüm; “Güneşi kaçırdığında gözyaşı dökersen yıldızları da kaçırırsın.” Aynı bölümde, Konfüçyüs'ün “Hayatta yol alırken pişmanlık ve düş kırıklığına neden olan şeylerden kaçınmamız zordur. Bunu değiştirecek güçten yoksun olsak da böylesi olumsuzlara yaklaşmaktaki tutumumuzu değiştirmemiz mümkündür” sözlerine yer veriliyor. Kitap ünlü düşünürün hayatı onlu yaşlara göre bölümlediği sözleriyle son buluyor; “On beş yaşında kalbimi öğrenmeye kaptırdım. Otuzumda duruşumu belirledim. Kırkımda kuşkularımdan kurtuldum. Elli yaşında gökyüzü katını anladım. Altmışımda kulaklarım dış seslere uyumlandı. Yetmiş yaşımda çizgiyi aşmadan yüreğimdeki arzuları izledim.”






