Hayat Hem akademik hem sanatsal

Hem akademik hem sanatsal

İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk İslam Sanatları Tarihi Bilim Dalı’nda akademik çalışmalarını sürdüren dokuz sanatçı bölüm başkanı Doç. Dr. Hilal Kazan’ın yönlendirmesiyle ortak bir sergide buluştu. Sergi, aynı zamanda geleneksel sanatla kavramsal sanatı buluşturdu.

Haber Merkezi Yeni Şafak
Sergi Şubat ayına kadar sanat severler tarafından görülebilir.
Sergi Şubat ayına kadar sanat severler tarafından görülebilir.

Ahmet Zahit Çelebi, Birgül Akturan, Elif İlter, Eslem Günaydın, Melek Aktürk, Meryem Baideli, Ömer Faruk Dere, Sabri Kazanlı ve Tuba Ruhendiz Azaklı. Bu isimleri buluşturan ortak tutku: Türk İslam Sanatları. Hem bu alanda akademik çalışmalarını sürdürüyorlar, hem de bu alanda eserler üretiyorlar. İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk İslam Sanatları Tarihi Anabilim Dalı Başkanı ve aynı zamanda hattat olan Doç. Dr. Hilal Kazan bölümde sanatçı öğrencilerini bir araya getirerek geçtiğimiz hafta İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası’nda bir sergi açtı. Sergi Şubat ayına kadar sanat severler tarafından görülebilir.

İLAHİYATIN SANAT YÖNÜ

Hilal Kazan İlahiyat Fakültelerinin güzel sanatlarla ilişkisini ortaya koymak adına yaptıkları serginin özel bir anlamı olduğunu dile getiriyor ve şunları söylüyor: “2015 yılında üç öğrencimin ve benim yazdığım eserlerle ilk sergimizi açtık. Musiki Bölümü’nden de arkadaşlarımız minik bir konser verdi ve bir günlük bu etkinlikle ilgili güzel dönüşümler aldık. Bu yıl da 9 öğrencimizle birlikte böyle bir sergide buluştuk. Sanat adına İlahiyat fakültelerinde yapılan çalışmaları öğrencilerimizle ve sanatseverlerle buluşturmak istedik.”

DOKUZ FARKLI BAKIŞ

Türk İslam Sanatları Tarihi Bilim Dalı Başkanı Hilal Kazan hat, doktora öğrencileri Ahmet Zahit Çelebi hüsnühat, Birgül Akturan tezhip, Elif İlter hüsnühat, Maryam Baidei tezhip, minyatür, Ömer Faruk Dere hüsnühat, ebru, kaligrafi, Tuba Ruhengiz azaklı ebru ile sergiye katılırken sergiye yüksek lisans öğrencileri Eslem Günaydın tezhip ve Sabri Kazanlı da hüsnü hat eserleriyle destek verdi. Almanya’da tasarım okuyup İstanbul’da ise İslam Sanatları Tarihi Bölümü’nde yüksek lisans öğrencisi olan Melek Aktürk ise kavramsal sanat üzerine yaptığı çalışmaları aynı sergide yer verdi.

  • İKİ KÜLTÜRÜ BİRLEŞTİRDİM
  • Meryem Badiei İranlı bir sanatçı. Geleneksel sanatla çocuk yaşta tanışan Bediei, İstanbul’a gelerek akademik olarak da bu alanda çalışmalarını sürdürmeye karar vermiş. Minyatür ve tezhip üzerine eserler veren sanatçı İran ve Türkiye’deki geleneksel sanat için şu yorumu yapıyor: “Bizde geleneksel sanat modernize edilmiş siz de ise daha geleneksel olarak devam ediyor. Eserlerimi hazırlarken sizin geleneksel kalıplarınızdan yararlanıp İran’ın modernize edilmiş çalışmalarını ekledim.” Eserlerinde hat, tezhip, minyatürü aynı anda kullanın Badiei diğer yandan da tezhip üzerine akademik olarak çalışmalarını sürdürüyor.
  • GERİ DÖNÜŞÜM SERGİDE
  • Almanya’da tasarım üzerine eğitim gören Melek Aktürk hem akademik hem de sanatsal çalışmalarını İstanbul’da sürdürüyor. Almanya’da hem kişisel hem de karma sergilerde kavramsal sanat alanında eserler ortaya koyan Aktürk, “Arkadaşlarım çalışmalarını sürdürmek için Afrika’ya gidince ben de İstanbul’un Bağcılar semtine geldim ve burada çalışmalarımı sürdürdüm” diyor. Bağcılar’daki kadınlarla geri dönüşüm için ortak çalıştıklarını dile getiriyor ve şunları söylüyor: “Geri dönüşüm için kadınlardan su şişelerini istedim ve gelen su şişelerini işleyerek bu sergiyi açtık. Bu geri dönüşüm eserinde Bağcılar’da çok sayıda kadının emeği var. Onların desteğiyle bu eserler ortaya çıktı.”

Dolmabahçe Sarayı'nı 2019'da 1 milyon 306 bin kişi gezdi
HAYAT
Dolmabahçe Sarayı'nı 2019'da 1 milyon 306 bin kişi gezdi

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.