Kişilerde farklı zamanlarda belirti veren çarpıntı, her zaman masum olmayabiliyor. Özellikle kalp krizi geçirmiş ve kalp damarlarında tıkanıklık bulunan hastalarda hayati riske dönüşen kalp çarpıntılarının dikkate alınması gerekiyor.
Ani kalp ölümü dediğimiz, televizyonlarda gördüğümüz ve basında okuduğumuz, kürsüde konuşurken veya futbol sahasında aniden düşerek vefat eden kişilerdeki ölüm şekli, büyük oranda ritim bozukluğuna bağlı olarak gelişiyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ata Kırılmaz, ''Kalpte ritim bozukluğu denince, kalp atımlarının düzensizleşmesi, bazen hızlanması bazen de yavaşlaması kastedilir'' diyerek anlatmaya devam etti:
Kalp ritim bozukluğu, yani düzensiz atımlar hasta tarafından tekleme şeklinde hissedilir. Hasta boynunda veya boğazında güçlü atmalar, vurmalar hissedebilir. Özellikle gece yatağa yattığında sallanma şeklinde atımları duyabilir. Bu düzensiz atımlar sık ise halsizlik, çabuk yorulma, bitkinlik gibi şikayetlere neden olabilir. Ancak bazı hastalar bu düzensizliği hissetmezler. Nabızlarını saydıklarında düzensiz atım anlayabilirler.
Bazen kalp atımlarında duraklama veya azalma olur. Bu durumda hastalarda baş dönmesi, göz kararması, bayılacak gibi olma hatta şuur kaybı ile beraber bayılma da izlenebilir. Bunlar ritim bozukluklarının ciddi belirtisidir. Nabzı ve tansiyonu düşen bir hastada esneme, uyku basması gibi hafif şikayetler yanında yüzünde solukluk, terleme ile başlayan bayılmalar izlenebilir. Bayılmış hastada morarma izlenmesi, ciddi ritim bozukluklarının belirtisidir.
Kalp atışlarında hızlanma da sıkça karşılaşılan bir diğer ritim bozukluğudur. Bu durumda, çoğu hasta çarpıntı hisseder. Genellikle bu çarpıntılar aniden başlar. Bazı hastalar yoruldukları zaman, eğilip kalkarken, aşırı çay veya kahve tükettiklerinde, uykusuz kaldıklarında veya adet dönemlerinde bu şikayetlerinin arttığını ifade eder.
Tekleme şeklinde hissedilen ritim bozuklukları sık değilse, çoğunlukla herhangi bir soruna neden olmaz. O nedenle, hasta bunun ciddi bir sorun olmadığı konusunda iknaya çalışılır. Ancak sık ve üst üste gelerek, devamlı olarak ritim bozukluğu yapan teklemeler ve çarpıntı atakları hastanın yaşam kalitesini bozar. Ne zaman geleceği belli olmayan bu çarpıntı atakları esnasında kalp hızı 200 hatta daha üzerine çıkabilir. Çoğu hasta, bu durumda hastaneye veya acil servise gitme ihtiyacı duyar. Bu durum bayılmaya neden olarak, hastanın kendisini yaralamasına neden olabilir. Çoğu hasta, spor aktivitelerini kısıtlamak zorunda kalır.
Ancak her çarpıntı bu kadar masum değildir. Kalp ritim bozukluğu ile uğraşan doktorların en önemli görevlerinden biri de ani ölüm riski taşıyan hastaların önceden belirlenerek gerekli tedavilerin yapılmasıdır. Ayrıca uzun süren ritim bozuklukları ve çarpıntılar, kalbi yorarak kalp yetmezliğine de neden olabilir. Tedavi ile büyük oranda düzelme olsa dahi, aritmi tedavisinde gecikmemek önemlidir.






