Kutnu dokuyanlar kayboluyor

Merve Sena Kılıç
00:006/01/2013, Pazar
G: 5/01/2013, Cumartesi
Yeni Şafak
Kutnu dokuyanlar kayboluyor
Kutnu dokuyanlar kayboluyor

Hammaddesi suni ipek ve pamuk ipliği olan ve içinde herhangi bir ham madde bulunmayan kutnu kumaş görkem, zarafet ve estetiği simgeliyor.

Hammaddesi suni ipek ve pamuk ipliği olan ve içinde herhangi bir ham madde bulunmayan kutnu kumaş görkem, zarafet ve estetiği simgeliyor.

Somut ve Somut Olmaya Kültürel Mirası Koruma, Yaşatma ve Tanıtma Derneği (USOKDER), ülkemizin sahip olduğu kültürel değerlerin korunması ve yaşatılması amacıyla hareket eden ve bu amaç doğrultusunda faaliyetlerini sürdürmekte olan bir sivil toplum kuruluşu. Yöresel miraslara sahip çıkan derneğin Gaziantep yöresine has olan ve tarihsel öneme sahip kutnu kumaşın yok olmaya yüz tutması derneği harekete geçirdi ve 'Yerelden Küresele Kültürel Yansımalar' isimli bir proje çalışması yapmalarına vesile oldu. USOKDER başkanı Eda Can Aslan, 'Tarihi bir değeri olan kutnu bezi dokumacılığı, Türkiye'de yalnızca Gaziantep'te tamamen el tezgâhlarında, değişik şekillerde dokunan ipekli bir dokuma türü olarak biliniyor. 16. yüzyıldan itibaren Gaziantep'te dokunan kutnu kumaşı, eskiden Anadolu'da özellikle alımlı giyinmek isteyenlere özel dikilirken, Anadolu Selçuklularından bu yana dokunan bu kumaşlardan Osmanlı padişahlarına da kaftan dikilirmiş. 2010 yılı ortalarında kurulan derneğimizin ilk projesi, kutnu kumaşın Fransa modasına kazandırılmasını amaçlayan 'Yerelden Küresele Kültürel Yansımalar' projesi oldu. Fransa'da Union des Designer ile proje ortaklığı yaparak, kutnu kumaşın Fransa modasına da kazandırılması suretiyle bilinirliğini sağlayarak ekonomik açıdan daha güçlü bir pazara sahip olmasını amaçladık. Bu projenin devamı niteliğinde olacak ikinci proje kapsamında, proje ortağı Fransız tasarımcılarının yorumlarıyla hazırlanacak kreasyonun, kutnu kumaşa ilişkin farkındalığın artırılması ve bu bağlamda Fransa ve Türkiye'de defileler yapılması planlanıyor.' diyor. Daha çok el tezgâhlarında, kimi yerlerde ise motorlu tezgâhlarda dokunan kutnu kumaşı 'kutnu ve alaca' olmak üzere ikiye ayrılıyor. 'Mecidiye, hindiye, zencirli, kemha, darcı, sedefli, mekkavi, kürdiye, cütari, rehvancıoğlu, kırkalem, sultan, Osmaniye, mehtap mercan, sedyeli, çiçekli olmak üzere 60'tan fazla çeşidi bulunan kumaşta en çok kullanılan renk sarı. Çünkü altın rengindeki sarı, kumaşa renk vermekle kalmaz, doğal bir parlaklık sağlar. Kırmızı, mor, yeşil, bordo, pembe, mavi ve siyah renklerin de tercih edildiği kumaş, halen bazı yörelerde halen giysi olarak kullanılıyor.

OSMANLI ABD'YE YOLLAMIŞ

Kutnuyu renkli çözgüleri olan bir tür yarım ipekli kumaş, bir çeşit desenli atlas olarak niteleyen Can, 'Geçmişte padişah kaftanları da dikilmesi nedeniyle 'saray kumaşı' adıyla anılan kutnu dokumalar, bir süre sonra kadın-erkek tüm halkın, özellikle de varlıklı insanların giyimde kullandığı kumaş haline gelmiş. Bugün kutnuların renk ve kompozisyonlarına bakıldığında ilk Anadolu Selçukları tarafından dokunulduğu ve kullanıldığı söyleniyor. Daha sonra bu gelenek Osmanlılarda da devam etmiş. Hatta Osmanlılarla ABD arasındaki ticaret anlaşmalarında bu kumaşların isimleri ve fiyatları belirtiliyor.' Söylüyor ve ekliyor: 'Ülkemizde sadece Gaziantep'te icra edilen kutnu dokuma sanatının 16. yüzyılda Suriye'den geldiği, Antepli ustaların kutnu kumaşı zirveye ulaştırarak geniş bir coğrafyaya kumaş satar hale geldikleri biliniyor. Gaziantep'teki kutnu dokumacılığın üretime geçmesi 1929 yılında Türklerin, Suriye'den Anadolu'ya geçmesi ile başlayan bir sürece dayanıyor. Suriye'den gelen ilk dokuma ustası Abdulvahap Mekki, ilk söküm ustası Addes, ilk boyacı ustası Abdulrezzak Giran, ilk mezekçi ustaları; Hannaviler, Taha ve Savaş, ilk tarakçı ustaları Mehmet Mekkioğluları, ilk gelen tahakçı ve cendere ustası Halepli Hilal ustalarıymış. XIX yüzyılda Ayıntab'da (Gaziantep) 3815 pamuklu tezgâhı ile 70 boyahane bulunur, bu tezgâhlarda 4000 kadar işçi çalışırmış.'

USTALAR KAYBOLUYOR

Daha önce imalatı Halep, Hama ve Humus'ta yapılan kutnunun daha sonra Gaziantep'te de üretilmeye başlandığını söyleyen Can, kutnu kumaşın karşı karşıya kaldığı en önemli sorunun kutnu ustalarının günümüzde ancak bir elin parmakları kadar kalmış olmasına dikkat çekiyor. Can, 'Günümüzde kutnu kumaşın ekonomik açıdan büyük bir pazara sahip olmaması, kutnu dokumacılığına olan ilgiyi de azaltmış ve yeni ustaların yetişmesini engellemiş. El yapımı tezgâhlar mevcut olsa da, üretim el yapımı tezgâhlar yerine motorlu tezgâhlarda imal ediliyor.' diyor. Son yıllarda özellikle turistlerin ilgisini çeken kutnu kumaşı Kapalı Çarşı'da yok satıyor. Kutnu kumaşı yöresel bir kıyafet olarak kullanıldığı gibi, fular, kravat, yastık, çanta, terlik, perdelerde de tercih ediliyor. Kına geceleri için Gaziantep yöresine has Kaftanlar dikiliyor.

Erkek koleksiyonunu hazırladı

Cemile Gül Kütahya ve Bursa'da ev tekstili ve dekorasyon ürünleri yapmakla beraber özellikle özel günler için tasarladığı gelinlik ve kına kıyafetleriyle tanınıyor. Geleneksel Türk işi motifleri kullanmakla beraber modernize edilmiş desenlerle kıyafetler tasarlayarak el sanatlarının geleceğe aktarılması ve gelenek göreneklerin unutulmayarak gençlere sevdirilmesinin en büyük hedefi olduğunu belirtiyor. Yapmış olduğumuz kıyafetleri ve nakış ürünlerine dünyanın binlerce ülkesinde sergileyip defileler yaparak kültürümüzü, el sanatlarımızı tanıtmaya çalışıyor. Türkiye'nin birçok yerinde ve Singapur'da defileler yapan Gül, Avusturya, Almanya, İngiltere, Libya, Afrika, Tanzanya, Arabistan, Kuveyt, Katar gibi ülkelerde de Kültür Bakanlığının, dernek ve büyükelçilerimizin davetleriyle organizasyonlara katılmış. 'Yerelden Küresele Kültürel Yansımalar' projesine de Avrupa Birliği projesi olması ve kutnu kumaşı çok kullanmam nedeniyle dünyaya tanıtılmasından çok mutlu olacağım için katıldığını belirten Gül, 'Kutnu kumaşı, nakış işlemede genellikle dival işi tekniğinde çok tercih ettiğim bir kumaş türü, yaklaşık 20 yıldır kullanıyorum. Yarışmalara katıldığım ürünlerin çoğunluğu kutnu kumaş üzerine çalıştım. Bu kumaşın unutulmaması ve yaygınlaşması için yaklaşık 15 yıldır çaba sarf ediyorum. Yerel dokumalarımızın, el sanatlarımızın, gelenek ve göreneklerimizin unutulmadan gençlere sevdirerek dünyaya tanıtmanızda yapılacak olan bütün projelerde gönüllü olarak bulunmaktan mutlu oluyorum' diyor.

Böyle projelere gönüllüyüm

Yerelden Küresele Kültürel Yansımalar' projesinin kutnu kumaşından erkek koleksiyonunu hazırlayan modacı Nurdan Özdemir sosyal sorumluluk projesi olduğu için hiç düşünmeden kabul etmiş. Projenin sahibi olan üniversiteden arkadaşı sevgili Eda Can'ın da etkisi olmuş. Özdemir, 'Kumaş bizim işimizin ilk adımı ve kutnu gibi değerli bir kumaşa sahip çıkmak da biz tasarımcıların boynunun borcu diye düşünüyorum. Kutnu kumaş ipi, boyası ve yapısı bakımından öncelikle çok değerli… Ayrıca titizlik ve ince ayar isteyen bir kumaş. Koleksiyonumda kutnuyu yıkamalı ve yıkamasız olarak ve beraberinde kullandığım kumaşın dokusuna göre kullandım. Kutnunun günümüz moda sektöründe sadece yöreselde kalmaması gerektiğine vurgu yapan Özdemir, 'Kutnu değişen trendler, kumaşlar ve akımların hepsine uzak, eski, naftalin koksa da hepsine uyum sağlayacak kadar canlı, sağlam ve de asimileye izin vermeyen, modernizeye açık bir kumaş.' diyor. Beykent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Tasarım Bölümü'nden 2006 yılında mezun olan Nurdan Özdemir, bitirme projesi olarak Yunan Mitolojisi'nden esinlenerek beş giysilik bir bayan koleksiyonu hazırlamış ve bir defilede sunmuş. İş hayatına mezun olur olmaz özel bir giyim markasında çalışmaya başlayan Özdemir, sonrasında iki yıl Özgür Masur'un da asistanlığını yapmış. İki yıldır NURDAN ÖZDEMİR olarak kendi markasının ürünlerini hazırlayan Özdemir, koleksiyonlarını Building Galata, Akmerkez ve Erenköy mağazalarında müşterilerine sunuyor.