Hayat Sanat deneyimini havadan yaşamak

Sanat deneyimini havadan yaşamak

Yoğunluk İnisitiyafi, 14. İstanbul Bienali'ne paralel olarak gerçekleştirdikleri Süblim isimli yeni yerleştirmeleriyle Zorlu PSM’de. İzleyicilere sanatın mekanla birleştiği bir deneyim yaşatan Süblim, suyun farklı hallerini gösterirken muhteşem bir görsellik de oluşturuyor.

Harun Karaburç Yeni Şafak
Deneyim, çağdaş sanatın bu aralar daha doğrusu epey bir zamandır üzerinde durduğu bir mesele. Bir sanat eserini sadece izleyiciye sunmak yerine o eseri izleyiciye yaşatma gayesi içinde birçok sanatçı. Yoğunluk İnisitiyafi de sanat deneyimini kendilerine ilke edinmiş bir grup. Grup İsmail Eğler, Nil Aynalı Eğler, Elif Tekir ve Nezih Vargeloğlu yer alıyor. Grubun bugünlerde Zorlu Center Performans Sanatları Merkezi girişini süsleyen çok güzel bir işi yer alıyor. Adı Süblim. Büyük cam duvara yerleştirilmiş bir sis enstelasyonu Süblim. Saatlerce anlatılsa da deneyimlemeden anlaşılamayacak bir yerleştirme. Bu yüzden gidip bizzat denemenizi öneririz. Fikir vermesi açısından işi tasarlayan sanatçılardan biri olan İsmail Eğler ile yaptığımız söyleşiyi aşağıda bulabilirsiniz.

SANAT MEKANLA BİRLEŞİYOR

Süblim, Bienal etkinlikleri kapsamında uygulanan bir yerleştirme. Bienal'in en ilginç işlerinden biri hatta. PSM'nin ne kadar büyük bir girişi olduğunu hatırlayın. Tam siz bahçedeki merdivenlerden kapıya doğru gelirken cephenin belli yerlerinden su zerreleri püskürtülüyor. Küçücük tanecikler sise dönüşüyor. Siz o sisin içinden geçiyorsunuz. Su taneciklerinin teninize değdiğini hissediyorsunuz. Her gün saat 12.00 ve 17.30'da iki seans şeklinde su püskürtülüyor. Sis muhteşem bir görsellik oluşturuken sizi içine alarak sanatsal deneyimi artırıyor. Eğler, rüzgarın işin büyük bir bölümünü üstlenmek üzere tasarlandığını ve bunun mekan seçiminde önemli bir rol oynadığını söylüyor.

ZİYARETÇİ HEM ÖZNE HEM NESNE

Süblim'in her hava koşulunda farklı bir deneyim ve farklı bir kompozisyon ürettiğine dikkat çeken Eğler, “Bu sebeptendir ki işi bir kez deneyimlemek işin sadece bir bölümünü deneyimlemek demek oluyor. Olabildiğince çok iş ile karşılaşmak önemli. Merdivenlerin yukarısındaki izleyicilerin, giriş bölümünde su zerreciklerine maruz kalan deneyimleyiciler tarafından da işin bir parçası olarak algılanmalarını ilginç buluyorum. Yani bir bakıma izleyen izlenilene, izlenilen de izleyene dönüşüyor. Bu iş ziyaretçiler olmadan anlamını kaybediyor. Mizansende ne kadar ziyaretçi varsa etki ve duygulanım o kadar artıyor” diyor.

İnsanlara temas etmeli



Önceki işlerini sergiledikleri yerler içinde bir su kuyusunun bulunduğu eski bir mahzen, 1500 yıllık bir sarnıç. Şimdi de su zerreciklerinden oluşan bir enstalasyon. Bu mekanlardaki işlerinden birine denk geldiyseniz siz de bizim gibi Yoğunluk'un ilgisinin özellikle su üzerine olduğunu düşünmüş olabilirsiniz. Eğler, "Suyun bizi kendine çektiği doğru. İşleri yapmak için seçtiğimiz mekanlar önceden planlamadığımız bir şekilde su ile ilişkileniyor. Ben de özellikle zaman üzerine çalışan bir sanatçıyım. Benim işlerimde de suyun, zaman içerisinde devinen davranışından ötürü özel bir yeri var" diyor.


Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.