Kadir Has'ı kaybettik, ardından söylenecek o kadar çok şey var ki... Vefat ettiği günün ertesinde yeni Şafak Gazetesi'nin manşeti onu tarifte en güzel cümleydi; "Hayır HASenat yetim kaldı." Evet dünyaya bağış için gelmiş en güzel kul, rahmet-i rahmana kavuştu ama ardında onun hamiyetli davranışlarıyla yetişmiş binlerce, on binlerce, yüz binlerce, milyonlarca genç var şimdi ruhu için dudaklarından dua dökülen... Kayserili Kadir Has Beyefendi yaşarken akıl gözü ile gönül gözünü birleştiren ender insanlardan biriydi. Belki de vatanına, doğduğu kente karşılıksız hizmet veren yegane insandı. Sayısı 25'i bulan okullar, sosyal tesisler, hastaneler, spor alanları, bir milyar dolara yaklaşan "bağış"larıyla ülkeye kazandırdığı tesisler o yattıkça adını yaşatacaktır. Nur içinde yat Has Amca... Mekanın cennet olsun.
Yanarım yanarım talihime yanarım...
Bundan iki hafta öncesiydi... Kayseri Tempo Gazetesi'nin beni Kayser'ye davetiyle başladı her şey... Kayserililer beni yılın gazetecisi seçmiş... Ödülümü almaya gittim. Orada, parayı gençlik hayrına kullanan o güzel insan Kadir Has'ın iki evladı ile tanıştım; Can Has ve Nuri Has beyefendiler babalarının bağışlarıyla yapılan ve yapılmakta olan eğitim kurumlarını görmeye gelmişler. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet Özhaseki ile beraber şehri gezdik ve Kayseri'ye yardım elini hiç esirgmemiş o mümtaz insan Kadir Has'ın elini öpmek geçti içimden. Hemen evlatları Nuri ve Can beylerden bir randevu istirham ettim.
Bu hafta martın 26-27 sinden birinde Kadir Has Bey'le, bir söyleşi yapacak ve o mübarek insanın elini öpmek fırsatı bulacaktım. Her şey ayarlandı ama takdir-i ilahi benim de boynumu bükük bıraktı.
Sanki bilmiş gibi... Sanki içime doğmuş gibi... On beş gün önce Kayseri'ye gittiğimde onun bağışlarıyla yapılmış devasa "Kadir Has Kent Müzesi'ndeki heykeli önünde bir dakikalık saygı duruşunda bulundum. Eğitime ve kentine yaptığı katkılardan dolayı hislerimin doruğuna çıktığımda gözlerim heykelin kaidesindeki veciz söze ilişti. Şöyle demişti Kadir Has;
Ben de bu zata duyduğum minnet duygularımı evlatlarına bir kez daha tekrar ettim.
Her şey tamamdı ve röportajı İstanbul'a dönüşte yapacaktık...
Heyhat, Has Amca ilk kez verdiği sözü tutamadı...
Ne kadar büyük bir mutluluktur ki; nereye gitsem karşımda, yanımda, sağımda, solumda ve Türk gençliğinin arkasında hep Kadir Has Beyefendi'yi görüyorum. Demek ki hayatta yaşarken akıl gözüyle gönül gözünü birleştirip hamiyetli davranışlar biçimi sunmanın yolu, gençliğe faydalı olmaktan onları ilim irfan sahibi yapmaktan geçiyormuş.
Kayseri'de gördüklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bizler yaşadığımız kentleri ve o kentler içindeki değişimlerin ne yazık ki pek farkında olamıyoruz. Anlatılanlar bir yana gözünüzle gördüğünüzde yapılan bağışların ne denli mükemmel eserlere dönüştüğünü farkediyorsunuz.
İşte Kadir Has Bey'in Kayserisi...
Şehrin göbeğinde muhteşem bir spor alanı... Adı önceden konmuş; Kadir Has Spor Kompleksi. Muazzam bir yatırım, Türkiye'nin en mükemmel stadı, Avrupa'daki emsallerini geride bırakacak bir stat. İlk bağış yine Kadir Has'tan tam; on trilyon lira... Stat 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda bitiyor.
Yapımı sürmekte olan devasa bir spor salonu ve kongre merkezi. Muhteşem... Ayrıca üstü de açılır kapanır... Burası Kayseri. Burası Kadir Amca'nın memleketi... Bu spor alanlarında maç yapıldığı sürece onlarca kez, binlerce kez Kadir Has adı dillerden düşmeyecek ve hafızalardan o güzel insan hiç silinmeyecek...
Kadir Has Kent Müzesi; sizi kapıdan girişteki fuayede büyük bir Kayseri topoğrafik haritası karşılıyor, seyretmeye doyamıyorsunuz... Yuvarlak bir mekanda localar açılmış ve yirmiye yakın locada Kayseri hakkında çeşitli bilgiler var. Kiminde Kayseri'nin tarihçesi, kiminde eğitim alanları, kiminde Erciyes... Takıyorsunuz kulaklıklarınızı ve istediğiniz lisan için basıyorsunuz tuşa... Her alan değiştirdiğinizde başka bir tuşa basmaya gerek duymadan kulağınıza Kayseri'nin başka bir güzelliği anlatılmaya başlıyor. Bu güzel mekanın da adı Kadir Has olarak uygun görülmüş... Düşünebiliyor musunuz himmetin ölçüsünü... Dünya insanı, milyonlarca turist geziyor buraları... Bu takdir hislerimi Kadir Has Bey'in şahsına söylemek isterdim. Bütün üzüntüm bu yüzden... Nur içinde yat Kadir Amca... Sen bu ülkenin her evladına en yakın amcasın.
Kayserilinin yorgunluğunu atacağı hafta sonu mekanı... Dilerseniz hafta içinde de tercihiniz olabilir. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki becerikli bir başkan ama yanında ona el verecek bir de Has Amca vardı... Kayserili yapımı tamamlanmakta olan bu özel ormanda tatil günlerinin sefasını sürerken, mekanda bulunan yüzlerce insan çardak altında serin saatler geçirecek, sportif alanlardan da faydalanma imkanı bulacak. Yürüyüş parkurları kadın-erkek herkesin sağlık ve mutluluk alanları olacak. Yine Kadir Has sonsuza kadar dua alacak...
Şehrin Germirli bölgesinde TOKİ toplu konut yapıyor, buraya da okul gerek.
Kim yapacak?
Lafı mı olur, Kadir Has Beyefendi varken devlete yük mü olunur!
Oraya da dört okul Kadir Has'tan. Demokrasi şehitlerinin adları konacak bu ilim irfan yuvalarına;
Celal Bayar, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu Okulları...
Beşinci okul da şehrin içine...
Dile kolay tam 4000 genç okuyor eski tütün fabrikasında... Cibali'deki o tarihi bina şimdi Türk gencine hizmet veriyor. Kadir Has Üniversitesi yörenin göz bebeği, on yıllık eğitim kurumu gençliğin umut ışığı...
Daha nice hizmetleri var Kadir Has Beyefendi'nin, görünen görünmeyen...
O, bütün servetini HAS VAKFI'na (HASVAK) bağışlayacak kadar büyük bir vatanseverdi...
Eşi hanımefendi Rezan Hanım da öyle... Gözlerini kırpmadan bütün servetlerini Vakfa bağışlamak o kadar kolay iş değil.
Sanmayın ki bu bağışlar kesilecek.
Has Vakfı sonuna kadar bu ülke evladına hizmet edecek...
Mekanın cennet, ruhun her daim aziz olsun Kadir Amca...
Gençlik sana minettardır!
1921 yılında Nuri-Zeki Hasoğlu'nun evladı olarak Kayseri'de doğdu. 1942'de Boğaziçi Lisesi'ni bitirdi. Kayseri eşrafından Mehmet-Şehime Germirli'nin kızı Rezan Hanımefendi ile evlendi. Babası Nuri Hasoğlu çok çalışkan ve azimli bir insandı. Adana'da başlayan ticari hayatında bir çok fabrika ve ticari kuruluşla ülkenin sayılı zenginleri arasına girdi. Akbank'ın kurucuları arasında yer aldı.
Kadir Has, başta Otomotiv Sanayii olmak üzere bir çok işte başarılı oldu. Dürüst ve azimli çalışmasıyla temayüz etti, Mercedes Otobüs ve Kamyon Fabrikası'nı kurdu, Coca Cola'nın ilk fabrikasını da Kadir Has kurdu. Daha sonra Koç Ailesi ile Bursa'da Karsan adıyla Peugeot marka minibüs fabrikasının ortakları arasında yer aldı. Fransızların meşhur Michelin lastiktlerinin Türkiye Distribütörlüğü'nü üstlendi. Sabancı Ailesi'nden sonra Akbank'ın en büyük hissesine sahip olan Hasoğlu ailesi gençliğe yaptığı bağışlarla tanınmaktadır.
22 Mart gecesi geçirdiği bir kalp krizi sonucu kurtarılamayarak 23 Mart 2007'de hayata veda eden bu mümtaz şahsiyet, 1991 yılında kurduğu Has Vakfı (HASVAK) ile eğitime katkıya başladı. Ölümünden önce de Hasoğlu ailesi tüm servetini vakfa bağışlamıştı.






