HayatVarlık ve idrak üzerinden Molla Sadrayı anlamak

Varlık ve idrak üzerinden Molla Sadra’yı anlamak

İbrahim Kalın’ın, Seyyid Hüseyin Nasr’ın danışmanlığında tamamladığı ve Oxford Üniversitesi Yayınları arasından çıkan doktora çalışması “Varlık ve İdrak: Molla Sadrâ’nın Bilgi Tasavvuru” Klasik Yayınları arasında Türk okurlarla buluştu. İslam felsefesinin önemli düşünürlerinden Molla Sadra’nın çalışmalarını öncesi ve sonrasıyla birlikte ele alan önemli bir çalışma.

Haber MerkeziYeni Şafak
SÜMEYYE PARILDAR

2010 yılında Oxford Üniversitesi Yayınları arasından çıkan Varlık ve İdrak, titiz araştırmasıyla hem Molla Sadrâ çalışmalarını hem de Molla Sadrâ öncesi İslâm felsefesi geleneği ve epistemolojisini inceliyor. Üç bölümden oluşan kitabın ilk bölümünde Kalın, Molla Sadrâ'nın akıl ve akledilenin birliği konusundaki teorisini etkileyen Antik ve İslâmî dönem filozoflarının görüşlerini tartışıyor. Bu çerçevede Eflâtun, Aristoteles, İskender Afrodisî, Plotin, Kindî Fârâbî, İbn Sînâ ve Sühreverdî'nin düşünceleri aktaran Kalın, bahsedilen bu filozofları üç açıdan ele alıyor: Bilgi teorisi konusundaki görüşleri açısından; her bir filozofun tartışmaya katkısı açısından ve bu filozofların Sadrâ'ya olan etkisi açısından…

Felsefe tarihinde etkili olmuş pek çok filozof gibi Molla Sadrâ'nın metinlerinin de nasıl okunması gerektiği ile ilgili özellikle modern dönemde ortaya çıkan farklı yaklaşımlar söz etmek mümkün. Molla Sadrâ, kendisi ile ilgili Batı'daki ilk çalışmaları ortaya koyan Gobineau ve Horten'den itibaren, kimi zaman mistik okumaların (Henry Corbin örneğinde olduğu gibi), kimi zaman (fenomonolojik gelenek, Platonist gelenek ve analitik gelenek gibi) diğer felsefî geleneklerle irtibatlandırarak Sadrâ'yı inceleme konusu yapan karşılaştırmalı çalışmaların, kimi zaman da İbn Sînâcı anlamda Yeni-Eflâtuncu geleneğin bir devamı olarak okumanın nesnesi kılınmıştır.

İbrahim Kalın'ın eserinde Molla Sadrâ'nın Meşşâî (Aristotelesçi) arka planından ziyade Yeni-Eflâtuncu okumalarının merkeze alındığı izlenimini edinmek mümkün. Bu okumada Molla Sadrâ, Aristoteles'in metinlerini Eflâtuncu tarzda yorumlamaya meyilli bir Yeni-Eflâtuncu görünümü arz ediyor. Molla Sadrâ bilgi teorisini geliştirirken Aristoteles gibi kendisinden önceki geleneği kapsayıcı ve sentezleyici bir biçimde kendine has yeniden yorumlamıştır. Sadrâ kendisinden önceki gelenek içerisinde, Aristoteles, İskender Afrodisî, Porfiryus, Fârâbî ve İbn Sînâ gibi isimleri zikretmektedir. İsmi zikredilmese de, ideler âlemi görüşü ve bilgi teorisi ile Eflâtun da dolaylı kaynakları arasında sayılmak durumundadır.

MEŞŞAİLİK VE İŞRAKİLİK KARŞISINDA SADRA

Kalın, Aristoteles'i ittihâd teorisinin tamamlanmış hâlini ilk defa aktaran filozof olarak ele almaktadır. Aristoteles'e göre insan maddeyi değil ancak formları bilebilir ve formların bilgisine faal akılla ulaşılır. Aristoteles felsefesinin aktarımında ve yorumlanmasındaki en etkili isimlerden birisi olan İskender Afrodisî, Aristotelesçi geleneğin, insanî akıl ile faal aklın birleşmesi (ittihâd), akılların bütününden oluşan ilahî akıl ve son olarak faal akıl ile Tanrı'nın özdeşliği gibi sorunları gündeme getirmiştir. Plotin ise Esûlûcyâ eseriyle, Molla Sadrâ'nın “basitlik” ilkesini benimsemesinde etkili olmuştur. Basitlik ve teşkîk ilkesi sayesinde varlık, birliğin ve çokluğun aynı anda ifadesidir.

Bilindiği gibi Kindî, Fârâbî ve İbn Sînâ gibi filozofların yer aldığı Meşşâî gelenekte; faal aklın bilgi sürecindeki aracılığı ve bilginin ancak formların bilgisi sayesinde mümkün olduğu düşüncesi tevarüs edilmiştir. İttihâd teorisi açısından, İbn Sînâ'nın ittihâd ile ilgili eleştirilerine ise Sadrâ, teşkîk ilkesini öne sürerek cevap vermeye çalışır. Molla Sadrâ'nın felsefî kaynakları arasında önemli bir yer tutan Sühreverdî ise, özellikle huzurî bilgi teorisi ile Sadrâ'nın bilgi teorisini etkilemiştir.

İslâm felsefesindeki kaynakları açısından Molla Sadrâ ittihâd delilini savunarak hem Meşşâî gelenekte hem de İşrâkî gelenekteki seleflerinin itiraz ve meydan okumalarına cevap ve teorilerine alternatif üretmek durumunda kalmıştır. Şaşırtıcı biçimde bir taraftan İşrâkî huzurî bilgi anlayışı ile (Sühreverdî'nin reddettiği) ittihâd teorisini birleştirmeyi tercih etmiştir.

SADRA'NIN VARLIK TEORİSİ

İslâm felsefe geleneği ile ilgili bu dinamik ilişkinin ortaya konulmasından sonra kitabın geri kalan iki bölümü yukarıda aktarılan süreklilik ve ayrışma noktaları üzerinden Molla Sadrâ'nın ürettiği teoriye, yer yer diğer bilgi teorileri ile mukayeselere yer vererek odaklanmaktadır. Molla Sadrâ'nın epistemolojisi ve epistemolojisinin merkezinde yer alan ittihâd teorisinin anlaşılabilmesi için Sadrâ'nın varlık teorisinin de incelenmesi gerekmektedir. Çünkü filozof varlık ve bilgiyi özdeşleştirmekte ve bilgiyi bir varlık-modu olarak kabul etmektedir. Söz konusu özelliklerinden dolayı Kalın'ın, Sadrâ'nın epistemolojisine yoğunlaştığı bölümlerde filozofun varlık görüşü ile ilgili ayrıntılı değerlendirmelerde bulunmak durumunda kaldığı söylenebilir.

Kitabın son bölümünde ise mistik bilginin imkânı, bilinç ve varlık irtibatı, sübjektivite gibi zor konular Sadrâ'nın atomik olmayan bilinç anlayışı, huzurî bilgi teorisi ve ittihâd teorisinin felsefî sonuçları ile irtibatlandırılarak inceleniyor.

Kitap, zengin tarihsel ve teorik irtibatlar kurmasının yanında, henüz temel metinlerinin tercümelerine sahip olmadığımız filozofun varlık ve bilgi teorisi ile ilgili metinlerinden uzun çeviri-alıntılara yer vermesi ile de ayrı bir değer kazanmaktadır. Yazarın, klasik felsefî terimleri mümkün olduğunca modern felsefede cari kavramlarla ifade etmeye çalışması, sonuç olarak klasik felsefenin kendine has terminolojisine aşina olmayan okuyucu için de okunur bir metin ortaya çıkarmıştır. Benzer biçimde modern felsefenin tartışma konuları ve önde gelen filozoflarına da genellikle kısa atıflarda yer verildiği görülmektedir. Bu çalışmanın sonraki çalışmalara olumlu pek çok yansımasından biri belki de bu oldukça kısa atıflar ve mukayeselerin ayrıntılandırılması ve tartışılmaya açılması olacaktır.

Kitabın künyesi:

Varlık ve İdrak: Molla Sadrâ'nın Bilgi Tasavvuru
İbrahim Kalın
Klasik Yayınları
Çev. Nurullah Koltaş
2014
271 sayfa
ÖNERİLEN VİDEOLAR
Nas ve Kevser Surelerini Filistinli Yusuf’tan dinleyelim
Filistinli minik Yusuf'un, Mescid-i Aksa'nın avlusunda Nas ve Kevser Surelerini okuduğu anlar izleyenleri gülümsetti.
PKK'nın korkulu rüyası mavi bereliler sınırda
Türk Silahlı Kuvvetlerinde, karargahlara verilen emir kapsamında sınır birlikleri, olası Afrin operasyonuna yönelik en üst hazırlık seviyesine getirildi. Afrin ve Münbiç'i terörden süpürme harekatına katılacak komandolar uçaklarla Hatay'a sevk ediliyor. Bölgeye sevk edilen birlikler arasında TSK'nın gözde birliklerinden Kayseri Hava İndirme Tugayı ile Kırklareli 55. Mekanize Piyade Tugayı var.




Afrin’e süpürme harekâtı
ABD'nin PYD-YPG ile Suriye'de oluşturmaya çalıştığı terör koridorunun en önemli merkezlerinden Afrin, Türkiye'nin operasyon menzilinde. Türkiye, Fırat Kalkanı ardından kritik bir müdahaleye daha hazırlanıyor. Türkiye'nin operasyona hazırlandığı Afrin'in önemi nedir ve operasyonun nasıl gerçekleşecek?


Öğrenme güçlüğü çekti milyar dolarlar kazandı
67 yıllık hayatına birçok başarıyı sığdıran Richard Branson'a disleksi 5.1 milyar dolar kazandırdı. Branson'ın hayatını Dönüm Noktası'nda ele aldık...


Bu makine şeritleri kendi kendine boyuyor
Şerit boyama makinesi üreten Stim firmasının Kontur 700 isimli modeli herhangi bir sürücüye ihtiyaç duymadan şeritleri boyuyor.
Bunu Gördünüz Mü? Böyle duran top organizasyonu görülmedi
Dünyanın en saçma duran top organizasyonu, Dortmund'lu yıldızın oğlunu ağlatması ve daha fazlası... Tuğçe'nin sunumuyla 'Bunu Gördünüz Mü?'


Katar Şeyhi esir alındı!
Haziran ayından bu yana Katar'a karşı büyük bir ambargo başlayan Arap ülkelerinin arasında bulunan Birleşik Arap Emirlikleri, Katar'daki kraliyet ailesinden Şeyh Abdullah El-Sani'yi esir aldı. El-Sani yayınladığı videoda, başına bir iş gelirse sorumlusunun Abudabi Veliahtı olduğunu söyledi.
ABD’li uzman: Dünyanın yeni katilleri biziz
ABD'li medya uzmanı ve aktivist Jerry Day, Amerika'nın özellikle Ortadoğu ülkelerine yaptığı müdahalesine ve bu müdahalelerin hiçbir yasal gerekçeye dayanmadığına dikkat çekerek, ''ABD, uluslararası tüm anlaşmaları ihlal etti, Müslüman ülkeleri bombaladı, insanları öldürdü. Bu yüzden gittikçe yalnızlaştı. Bir gün sonumuz, İkinci Dünya savaşı sonrası Almanlar gibi olacak. Dünyanın yeni katilleri biziz'' şeklinde konuştu.
Filistinli çocuktan en samimi ‘İsrail’ boykotu
Kudüs'te yaşayan Filistinli küçük bir çocuk, markette alışveriş yaparken babasının şaşırtmacasına rağmen İsrail üretimi ürünleri almıyor. İsrail ürünlerini boykot eden sevimli çocuk, “Hayır o İsrail malı” diyerek diğer ürünü alıyor.
'Sakallı olduğu için' saldırıya uğradı!
Kolombiyalı bir adamın 'sakallı olduğu için' hakaret ve saldırıya uğraması, ABD'de yükselen İslamofobiyi gözler önüne serdi.

Kritik yıl 2019 öncesi milli adım
Cumhurbaşkanlığı sistemi Türk siyasetini yeniden şekillendiriyor. Bunun ilk işareti de AK Parti ile MHP arasındaki 'Milli İttifak' görüşmeleri oldu.
Yaralı Yüz: Franck Ribery
2 yaşında geçirdiği ve hayatı boyunca yüzünde izini taşıyacağı kaza, 23 yaşında Müslüman oluşu... Bilinmeyen yönleriyle Fransız yıldız Ribery'nin hayatındaki dönüm noktaları...


Filistinli Emel artık özgür...
İsrail'in hapse attığı 17 yaşındaki Filistinli Emel'in 1,5 yıllık hapis cezasının ardından özgürlüğe ve ailesine kavuştuğu o anlar…
"Karşınızda ne Osmanlı'nın hasta adamı ne Cumhuriyetin çömez devleti var!"
43. Muhtarlar Toplantısı'nda Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nden tüm dünyaya mesaj verdi.
Muhalifler 20 Esed askerini esir aldı
Türkiye, İran ve Rusya'nın girişimiyle ilan edilen 'çatışmasızlık' bölgelerinden İdlib'de yoğun çatışmalar yaşanıyor. Muhalifler, çatışmalar sırasında Esed rejimi saflarındaki 20 Şii milisi esir aldı.
İsrail zulmünün kurbanı: 15 yaşındaki Muhammed
İsrail askerlerinin başından yaraladığı Filistinli Muhammed Tamimi, yaşadıklarını anlattı. 6 saat ameliyatta kalan Tamimi, 6 ay boyu okula gidemeyecek. Muhammed Tamimi, Filistin direnişinin sembollerinden Ahed'in kuzeni...


İzinsiz aldıkları ekmeklerin parasını bırakıp helallik istediler
Bilecik'te, bir bakkalın dolabından izinsiz ekmek alan öğrencilerin daha sonra para bırakıp yazdıkları notla helallik istemeleri, iş yeri sahibine duygulu anlar yaşattı.
Bunu Gördünüz Mü? Rüzgara karşı paslaşan çılgın genç
Kayserispor'un hocası Sumudica, rüzgarla paslaşan çılgın genç ve çok daha fazlası Tuğçe'nin sunumuyla Bunu Gördünüz Mü?'de...
Oğlunun katilini affeden anne herkesi ağlattı
Suliman Abdu'l Mutakallim isimli genç, sadece 60 dolar için öldürüldü. ABD'de yaşanan olay sonrası Suliman'ın annesi, katili affettiğini açıkladı. Yüreği yanan bir annenin duygulandıran konuşmasında söyledikleri, mahkemedekileri de ağlattı…
Venezuela zor durumda
Ekonomik krizden dolayı halkın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı Venezuela'da yağma olayları başladı.