Çiçeği burnunda iki yönetmenin ortak eseri olan "Beynelmilel", 12 Eylül sonrasında Adıyaman'daki bir grup yerel müzisyenin yaşadığı traji-komik olayları beyazperdeye taşıyan başarılı bir politik komedi...
Çoğu sonbahar-kış sezonunda gösterime giren 34 yeni filmle önceki yıllara göre oldukça verimli bir sezon geçiren Türk Sineması, 2006'yı, isimleri sektörde yeni yeni duyulan iki yönetmenin birlikte çektikleri sevimli bir politik-komediyle kapatıyor. Dün gösterime giren "Beynelmilel", şu sıralarda "Axess kızı" karakteriyle reklâm dünyasında çıkışa geçen Özgü Namal ve aralarında sinemamızın büyük ustası Cezmi Baskın'ın da yer aldığı kaliteli oyuncu kadrosuyla haftanın en iyi filmleri arasında yer almakta...
1982 yılında, yani 12 Eylül İhtilâli'nin henüz dumanının tüttüğü günlerde, Adıyaman'daki bir grup sokak müzisyeninin başından geçen traji-komik olayları beyazperdeye yansıtan film, Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez'in ortak yönetiminde gerçekleştirilmiş. Çekimleri Tarsus, Adana ve Mersin'de yapılan filmde, kaliteli oyunculuk gösterileri haricinde ilk dikkati çeken yön ise dönemin atmosferinin beyazperdeye son derece başarılı bir biçimde yanısıtılmasını sağlayan usta işi sanat yönetimi... Filmde boy gösteren kahramanların -dönemin ekonomik koşullarını ve modasını- çok iyi yansıtan kılık-kıyafetleri, saç-sakal kesimleri, kullanılan otomobiller, iç ve dış mekân tasarımları ve diğer pek çok küçük ayrıntı, bizleri çeyrek yüzyıl önceki o kasvetli günlere geri götürüyor.
"Beynelmilel", bir komedi filmi; ama kör parmağım gözüne güldürmeyi hedefleyen cıvık bir komedi filmi değil. Mizahî unsurların yanısıra, öykünün bir çok yerine ustaca politik göndermeler ve askerî darbelerin emir-komutacı mantığına yönelik ince eleştiriler serpiştirilmiş. Yaşları 40'ın altında olanların, 12 Eylül dönemindeki paranoyakça uygulamaları hatırlamalarına pek imkân yok. Ancak bütün bu siyasal göndermeler, bizim gibi o günleri ilk gençlik yıllarında acı-tatlı biçimde yaşamış olan orta yaşlılar için bir hayli anlamlı ve de gerçek…
Hem iki yeni yönetmenin sinemasıyla tanışmak, hem de zengin bir oyuncu kadrosunun birbirinden başarılı performanslarını izlemek için, ayrıca o dönemi yaşamış olanlara ilginç ve öğretici gelebilecek öyküsüyle de fırsat bulunursa mutlaka görülmesi gereken bir Türk filmi.






