
Ben bu işi çözdüm galiba.. Daha doğrusu Keramettin çözdü.. Dostum Keramettin Çokatar''ın bu eksantrik mevzuya taktığını biliyordum.
Biri çıkıp da “Ben de UFO gördüm arkadaş” deyince eski merakım depreşti..
Tanığımız bu sefer cahil bir köylü değil, aileden entelektüel bir tanık, Ahmet Altan..
Geçen hafta “Uzayın akıncıları mı bunlar? UFO''LAR...” başlıklı yazısında anlatmıştı.
Başta Çetin Altan, ailenin diğer üyeleri de tanık bu vakaya..
Ahmet Altan, içine kabukları soyulmuş taze baklaların atıldığı favaya nerdeyse şehvetle dalmışken..
Bizim UFO''lar, Maltepe açıklarında ortaya çıkmazlar mı?
Zeynep (taze baklayı pişiren aile üyesi) “Aaa bunlar da ne böyle?” deyince.. Baklalar Ahmet Altan''ın boğazında düğümlenivermiş.
Az kalsın bakla boğumuna uğrayacakmış..
Önce helikopter sanmışlar, değilmiş..
Baba Altan içeri koşup dürbünü yakalamış..
Turuncu ışıklar giderek çoğalıyorlar, sonra birleşip küme oluyorlarmış..
Altan''lar kısa bir ürperme yaşamışlar..
***
Ahmet Altan pürtelaş Hürriyet''i aramış..
“Suadiye açıklarında turuncu ışıklar görülmüş mü?” diye sormuş..
“Yok” demişler..
Galiba Ertuğrul Özkök, “Sen şimdi uyu, sabah kendine gelince oturup konuşuruz, her şey yolunda merak etme” diye konuşmuş.
Hatta “UFO olsa önce bana görünürdü, sana niye görünsün ki?” diyesiymiş. (Ertuğrul Özkök''ün memleketin en akıllı adamı olduğu gibi bir batıl inancı varmış.. İstilacı uzaylı akıncıları öven bir yazı yazarsa, hiç şaşmam.. N''olur, n''olmaz.)
Altanlar baş başa verip mevzuyu kritik etmişler..
En doğru teoremi Çetin Altan patlatmış..
“Bizim bilmediğimiz mantıklı bir açıklaması vardır” demiş soğukkanlılıkla..
Bir iki gün sonra Akşam gazetesinde Antalyalı bir adamın “UFO gördüm” haberi yer almış.
Altanlarla, Antalyalı''nın gördükleri örtüşüyor..
Zeynep Hanım lafa girmiş.
“İyi ki çıkıp gazetelere söylemedik.. Ailece deli bunlar derlerdi..”
Ahmet Altan artık ''UFO görmüş adam''
UFO''ların istilacı uzaylıların akıncı gücü olduğundan kuşkulanıyormuş. Topyekun devlet kuvvetlerine çağrı yapıyor..
“Niye konuşmuyorsunuz? Niye, niye?..” diye soruyordu.. Boşuna.
***
Keramettin bu had safhada çıktı karşıma…
Bağıra çağıra yazıyı okudum(Kulakları ağır işitir de..) Güldü.(Bilgiççe). Sonra çekip gitti..
“Keramettin de çıkamadı işin içinden” dedim.. Yanılmışım.. Üç gün sonra bir tomar kağıtla geldi.. “Aga çözdüm şifreyi” deyip kucağıma bırakıverdi..
Telsiz konuşmasına ait bir çözüm metniydi:
“Dıtt.. dıtt…dıt
-Keşif zamazingosu Dalatura''dan Direktör Ga''ya..
-Evet Dalatura, algılıyorum…
-Direktörüm, durum karışık..
-Detaylandır..
-Bu canlılar çok tuhaflar.. Seçim diye şeffaf bir aygıt kullanıyorlar.. Direktörleri kendileri seçiyorlar..
-Biz neden keşfedemedik, olur mu yahu!
- Bir de ilginç çekim güçleri var.. Mürettabatın kimyası bozuldu..
-Nasıl? Kodlar mısın?
-Kodlayabilsek yapardık efendim.. Duygularını gizlemesini çok iyi biliyorlar.. Kafalarının içinden biribiriyle çelişkili yüzlerce soru gelip geçiyor.. Hangisine, neye inanıyorlar, belirleyemiyoruz.. Tam birini yakalamışken, arkasından yüzlercesi geliyor..
Hem en akıllı görünenleri en aptalları çıkıyor..
-Hmm..
-Popolarını kaşıyan adamlar, ötekilere “siz de göbeğinizi kaşıyorsunuz” diye bağırıyorlar..
-Algılayamadım!..
-Direktörüm, neden bu gezegen, neden bu tuhaf ülke?
-Aptal! Kendin söyledin ya, ilginç de ondan..
-Hemen bizi yukarı çekin direktörüm, mürettebata bir şeyler oluyor..
-Ne yapıyorlar?
-Dilo dilo yaylalar, komşu kızı falan diye zıplayıp duruyorlar..
-Ne diyorsun istila etmeyelim mi?
-Tavsiye etmem.. Bizi de kendilerine benzetmelerinden kuşkulanıyorum…
-Tamam.. Başka bir gezegene sallarız sizi..”
Kağıtlardan kafamı kaldırıp baktım..
Bizim Keramettin yok olmuştu..
Hep böyle yapar..
Anayasa Hukukçusu Prof. Zafer Üskül, Atatürk milliyetçiliği ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlılık gibi ifadelerin çıkarılması gerektiğini ifade etmiş.. “Sivil anayasa” denildi mi, tüyleri diken diken olanlar var.. Bir zamanlar Cüneyt Arcayürek de maruz kalmış böyle tepkilere.. O da Atatürkçü olmamakla suçlanmış. Çankaya''ya Giden Yol kitabında anlatıyor, gelin neler demiş bakalım:
“Yadırgadığım bir başka şey daha var:
Kara Kuvvetleri Komutanlığı''nca hazırlanan “Atatürk El Kitabı” 1981''de yayımlandı.. Kitabın “Atatürkçülük” başlığını taşıyan bölümünde kısa bir tanımlama yapılıyordu..
“Atatürk''ün ilkeleri” bölümündeyse “Halkçılık, Milliyetçilik, Devletçilik, Cumhuriyetçilik, Laiklik ve Devrimcilik (inkilapçılık)” Atatürk ilkeleri olarak gösterilmişti, bu ilkelerin ayrı ayrı tanımı yapılmış, bir bölüm açıklıklar getirilmişti.
Kitapta Atatürk ilkeleri olarak gösterilen ilkeler, Atatürk ve arkadaşları tarafından kurulan CHP için saptadıkları ilkelerdi. CHP programı bu ilkelere göre hazırlanmıştı. CHP için saptanan bu ilkeler ''Altıok'' biçiminde CHP bayrağında yer almıştı.
Çok partili döneme geçilirken, “Altıok” büyük eleştirilere uğramıştı. CHP, Altıok''u simge olarak sürdürmüş, ne var ki, Altıok''u ifade eden ve her zaman Atatürk İlkeleri olarak gösterilegelen bu ilkelerin tanımında , özünde ve çerçevelerinin ölçüsünde zaman zaman değiştirmeler yapma gereksinimini duymuştu..
Bir partinin kuruluşunda , o partiye mal edilmiş ilkeleri, Atatürk İlkeleri olarak göstermek ve ilkeleri okullarda, Ordu''da Atatürkçülük ve ilkeleri adı altında öğretmek, Türkiye Cumhuriyeti devletini bir siyasal partinin adeta “vesayeti” altına sokmakla eşdeğerde görülmez miydi?
Oysa Atatürk''ü bir parti kurucu olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti''nin kurucusu olarak görmek ve bu sıfatıyla tanıtmaya çalışmak gerekirdi..
Atatürk ve Atatürkçülüğün anlatımına geçilirken, Atatürk''ün görüş ve ilkelerinin iyi değerlendirilmesi ve neden -sonuç zincirinden bir senteze, birleşmeye varılması gerekirdi.
Bize düşen görev, Atatürk''ü ve Atatürkçülüğü fikir ve eylem olarak hiçbir görüş ve grubun sömürmesine yol açmayacak biçimde, objektif değer ve yargının koyacağı biçimde millete benimsetmekti.. ”
“Atatürk El Kitabı”ndaki görüşler, 1982 Anayasası''na aynen yansıtıldı.. Yani Anayasa, CHP''nin Altıoku''na uydurulmuş.. Zafer Üskül az bile söylemiş, değil mi?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.