
Krallara, imparatorlara "makam" adı olan Roma''nın hakimi Julius Sezar, Pirene Dağları''na doğru ilerlerken, "sis"le kaplı bir köyün yamacında duran yardımcısının yanına giderek sormuş: "Neden mola verdin?" Atının dizginlerini sıkıca kavrayan Roma''nın iki numaralı adamı cevap vermiş: "Bu köyün muhtarına acıyorum." Sezar, atını hızla ileri sürerken görüşünü açıklamış: "Roma''da ikinci adam olmaktansa, bu köyde muhtar olmak isterim."
Bizde de buna benzer bir atalar sözü vardır: "Baş ol da istersen soğan başı ol!" Almanlar''ın "Kayzer", Ruslar''ın "Şar" diye makam adıyla andıkları, bu önemli yönetici bir sefere çıktığında da yol kenarına yatıp avaz-avaz bağıran bir kadına raslamış: "Niye bağırıyor?" diye sormuş. Demişler ki: "Kadın hamile ama doğum yapamıyor!" Bu konuda da Sezar yol gösterir: "Kadının karnını yarın, bebek dünyaya gelsin!" İki bin yıl var ki doğumda zorluk çeken analar için bu usul uygulanır, bu tarz doğuma da "Sezaryan" denir.
İyilik yaptığı, elinden tuttuğu en yakını tarafından bıçaklanan Sezar, kendisini arkadan vuranların arasında Bratüs''ün de olduğunu görünce şöyle der: "O halde öl Sezar!" Bu, O''nun son sözleridir. Büyük iyiliğin karşılığı kimi zaman kötülüktür. Her zaman olduğu gibi şimdi ben sporumuzu yönetenlere yol göstermeğe çalışıyorum ve bunun karşılığının da kötülük olacağını biliyorum.
Her ne hal ise şimdi dönelim sporumuzda gereken Sezaryan''a: 27. Olimpiyad Oyunları''nda dağıtılan (301) altın, (299) gümüş ve (328) de bronz olmak üzere toplam (928) madalyadan ancak beşini kazanabildik. Hüseyin Özkan ve Adem Bereket de olmasalardı yanmıştık.
Neden sporumuzda Sezaryan istiyorum: Kazanılan madalya s ayısını nüfusa oranlayıp da öğrenelim: Toplam (97) madalya alan Birleşik Amerika''nın nüfusu 278 milyon, buna göre 2 milyon 870 bin kişiye bir madalya düşüyor. Ev sahibi Avustralya''nın nüfusu sadece 18 milyon ve toplam (58) madalya elde ederek sıralamada dördüncü olan Yeni Kıt''ada 326 bin kişiye bir madalya düşüyor.
İyimser bir ifadeyle Türk sporcuları Sydney''de 5 madalya elde ederken tam 14 milyon insanımıza "tek" madalya düştü. 327 bin nerde, 14 milyon nerde! Cari harcamalar, iç, dış geziler, harcırahlar, bütçeyi alıp gidiyor, altyapı üvey evlat gibi kalmış. Örtülü ya da örtüsüz ödenekten şu iş için şu kadar para verdik fiskosları da insanın midesini bulandırıyor. 27. Olimpiyad Oyunları''ndan tam 54 yıl önce yine aynı kıt''ada altın madalya kazanan Mustafa Dağıstanlı ile Mithat Bayrak''ı konuk olarak Sydney''e götürmek kadirbilirlik olacaktı ama ilgililer yan çizdiler. Sydney Faciası, 23-24 yaşındaki değerli sporcuların sırtlarına yüklendi, sen sağ ben selamet! Kötü sonuçlardan sonra biri (Harun Doğan) irtica yanlısı, Yüksel Sanlı ile Sunay Bulut da "Vatan Haini" ilan edildiler. 2008 Olimpiyadları''na hazırlandığımız şu günlerde Türk sporunda Sezaryan yapılmadığı sürece bu zihniyet sürüp gidecek.
Sezar''ın Latince anlamı "Kesmek"tir ve sporumuzu baltalayan zihniyeti kesip atalım.
Ali Yücel
Halk Partisi döneminde Cumhurbaşkanı İsmet İnönü''nün himayesini gördü diye pehlivanlar pehlivanı Ali Yücel''in Demokratlar suyunu çıkardılar. Bu büyük güreşçi güya saat çalmıştı! Ömürboyu boykot verilince hayatı karardı. Üzüntüden hastanelere düştü. Süreyya Paşa Sanatoryumu''nda bir gün (14 Mayıs 1981) aniden öldü. O gün doktoru beni aradı: "Günden güne iyileşiyordu, ne oldu? Meslek açısından öğrenmek istiyorum, eşi O''na içki mi getirdi, sorabilir misiniz?" Sordum. Ali''nin eşi de geçen yıl öldü, bana şu cevabı vermişti: "Ah anam, geçmiş olsuna gelen arkadaşlarının getirdikleri kolonyaları içmiş!" Ali Yücel, çarpık spor sistemimizin kurbanlarından biridir. Rahat uyusun.
basınDAN
BİR kaç serseri Milliyet binasını kurşunladı, meslekdaşlarıma geçmiş olsun demek isterim. Kurşun atıp kaçanların vermek istedikleri mesajı bu kadar büyütmeğe gerek var mıydı, tartışılır! Onların amacı da zaten gürültü çıkartmak değil mi? En büyük gürültüyü, olayı duyururken Milliyet çıkardı. Baba Hakkı Devrim, Radikal ve CNN-Türk''te, oğul: Serdar Devrim, Milliyet''te, derken Berrin Cankat adıyla ana Devrim de Milliyet''te yazılarına başladı. Baba, ana, oğulun aynı işi yapmaları pek enderdir, başarılar dileyeceğim ama buna pek gerek yok sanıyorum.
MİLLİYET Spor, bu pazartesi akşamı yeniden sallandı, bu sallantının etkileri çok "yıpratıcı" ve de "yıkıcı" oldu: Spor Müdürü Zeki Çol, görevinden alınarak yerine Fanatik''ten Necil Ülgen getirildi, Mesut Yavuz, Meriç Müldür, Tankut Antikacıoğlu gibi yıllarını Milliyet Spor''a hasreden değerlerin iş akitleri fesh edildi. Sayfa Sekreterlerinden Hasan Tankaya da bu sallantıda işinden edildi. Milliyet Yayın Müdürü Yakup Yılmaz, Radikal ve Fanatik''in içini boşaltırken, nasıl da "satır" kullanıyor. Allah''tan İslam Çupi, 40 yıllık arkadaşlarının bir anda "kapı önüne" konulduklarını görmeden gözlerini yumdu. Gidişata göre Milliyet Spor''da yeni sallantılar olacak...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.