Son yıllarda birçok sektörde nitelikli işgücüne olan talep gittikçe artmaktadır. Nitelikli işgücü faktörü hem verimlilik açısından hem de nitelikli üretim açısından hayati önem taşımaktadır. Dolayısıyla daha yüksek GSYH’ye ulaşmak, Ar-Ge değeri yüksek nitelikli üretim yapmak ve uluslararası alanda rekabet yapmak açısından nitelikli işgücü eğitimi kısacası mesleki eğitim kilit bir unsur oluşturmaktadır Güçlü bir sanayi ve rekabet edebilen bir ekonomi için, nitelikli işgücü gerekli ve zorunlu bir
Son yıllarda birçok sektörde nitelikli işgücüne olan talep gittikçe artmaktadır.
Nitelikli işgücü faktörü hem verimlilik açısından hem de nitelikli üretim açısından hayati önem taşımaktadır.
Dolayısıyla daha yüksek GSYH’ye ulaşmak, Ar-Ge değeri yüksek nitelikli üretim yapmak ve uluslararası alanda rekabet yapmak açısından
nitelikli işgücü eğitimi kısacası mesleki eğitim kilit bir unsur oluşturmaktadır
Güçlü bir sanayi ve rekabet edebilen bir ekonomi için, nitelikli işgücü gerekli ve zorunlu bir tercih olacaktır.
Nitelikli işgücünü arz eden kaynaklar yani kurumlar ülkeden ülkeye göre farklılık gösterse
de nitelikli işgücü bir yandan üniversite mezunlarından diğer yandan meslek okullarından ya da meslek lisesi mezunlarından karşılanmaktadır.
Peki, Almanya’da nitelikli işgücü ihtiyacı için kurulan meslek okulları nasıl çalışmaktadır?
ALMANYA’DA MESLEK EĞİTİMİ
Meslek eğitimi konusunda en başarılı ülkelerin başında Almanya gelmektedir.
Mesleki eğitimin en önemli özelliği pratik ve teorinin birleştirildiği yani dual eğitimin profesyonel şekilde sunulmasıdır.
Meslek eğitimi için ortaokul mezuniyeti yani kişinin zorunlu eğitim süresini bitirmiş olması istenmektedir.
Dolayısıyla, Almanya’da meslek eğitimi
, üniversiteden mezun olmadan meslek eğitimi
almanın ve meslek sahibi olmanın önemli bir yoludur.
Meslek eğitimin süresi normalde 3 yıldır. Ancak
, meslek eğitiminin süresi yapılacak işin niteliğine ve meslek eğitimi yapacak kişinin daha önceki eğitimine bağlı olarak 2,5 ile 3,5 yıl sürmektedir.
Meslek eğitimin maliyeti büyük ölçüde şirketler ve devlet tarafından karşılandığı gibi, meslek eğitimi alanlar için sonradan liseye ve üniversiteye devam etmenin yollarının da açık olduğunu söyleyebiliriz.
Bu imkan, meslek eğitimi alanlar için istenildiği takdirde üniversite kapısının da her zaman açık olduğunu göstermektedir.
Dolayısıyla, çok iyi bir şekilde çalışan mesleki eğitim, orta öğretimdeki bütün öğrencilerin üniversitelere gitmesini zorunluluk
olmaktan çıkardığı gibi işletmelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünün yetiştirilmesinde ve taleplerin karşılanmasında
önemli bir kaynak durumundadır.
Mesleki eğitimin önemli ölçüde faydalı olduğu ve organize bir şekilde çalıştığı Almanya’da üniversitelerin ve meslek okullarının arz ettiği miktarın yeterli olmaması nedeniyle tüm sektörlerde halen nitelikli işgücüne yani meslek eğitimi alan işgücüne olan talep artarak devem etmektedir.
Bu nedenlerden dolayı,
meslek eğitimi alan nitelikli işgücünü çekmek için ülkeler arasında rekabetin artacağı bir döneme giriyoruz.