Yazarlar Mafya babaları ve kamuoyu aktörlüğü

Mafya babaları ve kamuoyu aktörlüğü

Ergün Yıldırım
Ergün Yıldırım Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

Daha iki hafta önce çeteler üzerine sosyolojik bir analiz yapmıştım. Bir bütün olarak bu olgunun toplumumuzda yayıldığı ve ciddi bir sorun teşkil ettiğini söylemiştim. Elbette bu sadece Türkiye’nin sorunu değil. Dünyada da böyle bir sorun var ve bu konuda Avrupa sosyal bilim çevrelerinde birçok araştırma yapılmış. Ama bizde nedense ne siyaset biliminde ne de sosyoloji alanında, bu konuda herhangi bir çalışma yok.

Çeteler ekonomik, politik ve daha farklı amaçlar için oluşuyor. Çıkarlar alanında tekel oluşturma, rekabette haksız imkânlar elde etme, siyasal alanı yönlendirme ve gençleri belli davranışlara itme için ortaya çıkabilirler. Dazlak çeteler de var, Yüksekova Çetesi de ortaya çıktı, mafya çeteleri de yaygın. Özellikle liderlerinin karizmatik ve sosyal aktör olarak lanse edilmeleri tam bir felaket. Televizyon filmleri ve dizilerinde epeydir bunlarla karşılaşıyoruz. Bir zamanlar Kurtlar Vadisi dizisinde bol bol seyrettik. Devlet ve mafyanın ortak çalışmalarını, vatan ve millet diyerek adam kesmeleri ve kurşunlamalarını gördük. Devletin savcısı, hakimi ve yargısından geçmeden “kafaya sıkmalar” ve “bilet kesmeler” bir pornografiye dönüştü. Halk bunları severek izledi. Herkes merakla, beğeniyle ve hayretle saatlerini bu dizilerin önünde geçirdi.

Eşkıyalık ve evliyalığın zaman zaman iç içe geçtiği bir sosyolojidir bu coğrafya. Baba kelimesi hem evliyalar için kullanılır hem de kabadayılar için. İnci Baba, İdris Baba… gibi mafya babalarını gördük. Hala evliya görülen, irfan ehli diye algılanan kişilere baba denir. Aynı zamanda çete ve mafya ilişkileri ile öne çıkan ve kabadayılık ile bıçkınlığını, korkusuzluğunu ortaya koyan adamlara da baba deniyor. Çakırcalı Ali, tarihi bir eşkıyadır. Ama ölünce mezarına çaputlar bağlanır ve yerel halk tarafından evliya görülür. Sonuçta eşkıyalık ve evliyalık bağlamı bugün daha farklı bir boyuta taşınıyor. Siyaset, devlet ve para ile iç içe geçen bir olguya dönüşüyor. Fakat toplumun bilinçaltındaki külhanbeyleri, kabadayılar ve babalar modern zamanlarda da sürüyor. Çok ilginçtir, yıllar önce Türkiye’de tanınan bir mafya babasına, gazeteci mafya kavramını kullanırken o buna tepki vermişti: Biz mafya değiliz, mafyanın kültürümüzde yeri yoktur.

Türkiye’nin gündeminde bitmeyen mafya ve çeteler “baba kültü”nü ciddi bir biçimde kullanıyorlar. Halkı düşünen, fakiri kollayan, zalime karşı mazlumun yanında yer alan bir imgeyle kendilerini yansıtmaya çalışıyorlar. Belki nadiren bazılarında bu özellikler de var. Devlet ve hukuk adaleti tam yerine getirmediğinde, hukukta boşluklar doğduğunda adaleti bu kabadayılar kendi keyiflerince ve tarzlarına göre dağıtmaya kalkışırlar. Böylece kendilerine bir meşruiyet de sağlıyorlar. Aslında tehdit edici olan da budur. Devletin adalet dağıtmada yetersiz kalması veya halkın algısında olumsuz yer edinmesi durumunun ortaya çıkması ile bu çeteler ve mafyalar devreye giriyor. Devlet iradesinin ve adalet kudretinin yeterli olmaması veya açıklarından doğuyor bu.

Mafya ve çetelerin sosyolojisi, toplumun genel sosyolojisinden de güç alır. Bürokratlar, siyasetçiler ve tüccarlar kadar toplumun algısı da önemli. Bu nedenle filmlerde ve dizilerde, sosyal medyada ve klasik medyada mafya ve çete babalarını özendiren, yücelten, savunan ve iyi gösteren tutumlardan derhal uzaklaşmalıyız. Devlet, iki tutum geliştirmeli acilen. Adaleti ve hukuku uygulamak, varsa mafya ile ilişkilerini tamamen bitirmek. Devlet, öncelikle özerk kudret demektir. Başka kudretlere ihtiyaç duymayacak tek, yegâne ve özgür bir kudrete sahip olmak. Bunu da adaleti uygulamak için ve güvenliği sağlamak için kullanır. Devletin bu doğal iradesi Türkiye’de yeniden tecessüm etmelidir. Mafya babasının toplumsal ve politik aktöre dönülmesi kadar tehdit edici bir şey yoktur. Bunun önlenebilmesi için de adalet ve kudretin kullanılması kadar medyanın halkı aydınlatma objektifliğinin de korunması gerekir. Yoksa bunun ürettiği muhtemel sorunları bir mafya babası çözmeye kalkışır ve toplumda hak etmeyen bir kamuoyu oluşturur. Bugün yaşadığımız da budur.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.