
Komşumuz şehir dışına giderken oğlunun minik balıklarını birkaç günlüğüne bize bırakıyor. Karpuz büyüklüğünde bir kavanoz ve içinde iki balık... Bu birkaç günlük süreyi iyi değerlendirerek balıkları uzun uzun inceliyorum. İnceliyorum derken profesyonel bir gözlem tecrübesinden söz etmiyorum elbette; kavanoza gözlerimi dikip uzun uzun balıklara bakıyorum. Gariptir, onlar da en az benim onlara baktığım kadar büyük bir merak ve dikkatle bana bakıyorlar. Öyle dakikalar boyu bakışıyoruz. Arada bir gözlerini benden ayırmadan suyun üst kısmında oluşan baloncuklarla bir şeyler yapıyorlar. Onları ya yutuyorlar ya da patlatıyorlar. Ben hiç istifimi bozmuyorum. Gözlerine dik dik bakmaya devam ediyorum. Sonunda balıklardan biri (genellikle turuncu olanı) bu bakışma seansından sıkılıyor. Diğerini de ayartıyor ve birlikte kavanozun benden uzak tarafına doğru yüzüyorlar.
Ertesi gün erken saatte gelip yine kavanozun başına oturuyorum ve balıklara bakmaya başlıyorum. Onlar da bana bakmaya başlıyorlar. Sanki birbirimizi daha önce hiç görmemiş gibi yine dakikalar boyunca bakışıyoruz. Bakışma seansımız yine balıklardan biri sıkılıncaya kadar sürüp gidiyor.
Her öğleden sonra televizyonun karşısına bir sehpa koyuyor, kavanozu da üstüne konumlandırıyorum. Her gün aynı DVD"yi aynı merakla izliyorlar. Oysa bir gün önce ve ondan bir gün önce dedektif olayı neticelendirmiş, kirli işler çeviren senatörü gözlerden uzak gölevinde kimin hunharca öldürdüğünü ortaya çıkartmıştı. Bunu hatırlamıyorlar. Aynı filmi her ikindi sonrası bir de altyazılı izlettiriyorum, katili yine hatırlamıyorlar. Bunu onlara şansım yok elbette ama televizyona nasıl dikkatle baktıklarını ve nasıl gözlerini ayırmadan baloncukları patlattıklarını görseniz bana kesin hak verirsiniz. Üstelik televizyondan hiç sıkılmıyorlar.
Bu balıklarla neden bu kadar uğraştığımı herhalde merak etmişsinizdir... Bütün derdim balık hafızası diye bir şeyin gerçekten var olup olmadığını anlayabilmek... Bunu niye merak ediyorum? Çünkü benim burcum balık ve hafızam da çok zayıf! "Bunun onunla ne ilgisi var" diyorsunuz değil mi? Onu bulmaya çalışıyorum ben de zaten!
Birkaç günlük izlenimlerim neticesinde söyleyebilirim ki; kesin olmayan verilere göre balık hafızası diye bir şey gerçekten var. Olmasaydı, bu yüzgeçli minik soytarılar her gün yeni bir merakla dakikalar boyu vakitlerini benim yüzüme bakarak geçirmezlerdi. Ben bir ömürdür bakıyorum ve inanın benim yüzümde enteresan bir şey yok! Ayrıca, hiçbir canlı bir Spielberg filmini defalarca seyredecek kadar sabırlı olamaz. Eğer 24 saat önce katlandığı o dayanılmaz eziyeti geçen zaman zarfında bütün ayrıntılarıyla unutmamışsa eğer!
...
Bu sabah komşularımız seyahatten döndüler ve kapı önünde gerçekleştirdiğimiz küçük bir törenle balıklarını kendilerine teslim ettim. Bu tören sırasında gerçek sahiplerinin balıklara zerre kadar tanıdık gelmediği dikkatimden kaçmadı. Yine aynı meraklı ve dikkatli bir çift balık gözü bakış!
...
Teslim töreninin üstünden üç buçuk saat geçmiş. Küçük misafirlerimle geçirdiğim son birkaç günü zihnimde evirip çeviriyorum. Ancak zihnimin canlandırma kompartımanında bir problem var sanırım. Balıklardan birinin rengi turuncuydu, bunu hem hatırlıyorum, hem de yazının ilk paragrafından bu bilgiyi teyit ettim. Diğerinin renginiyse bir türlü hatırlayamıyorum. İçimdeki iki farklı ve iddialı ses iki farklı renk fısıldıyor kulağıma; biri siyah diyor, diğeri beyaz...
Acaba kavanozda üç balık mı vardı!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.