
Bugün, bir önceki yazımın devamı olarak "Dünya Alimler Birliği"nin, IŞİD hakkındaki değerlendirmesini (tenkidini, reddiyesini, hilafet ilan etmelerinin usulüne uygun olmadığı ve fayda yerine zarar getireceği görüşünü) kendi beyanlarından aktaracaktım. Kardeşim Faruk Beşer bu işi hakkıyla yaptığı için benim tekrar etmeme gerek kalmadı.
Mübarek Ramazan günlerinde onun (F.Beşer"i) ve benim cahilliğimi ilan eden, iftira, karalama, tahkir eylemlerine ara vermeyen bir şahsın iki karalaması ile ilgili açıklama mahiyetinde iki nakilde bulunacağım. Onun alıntıladığı ifade bağlamından koptuğu için yanlış anlamaya müsaittir; ben hayli öncesine ait bu yazıların bir kısmını bağlamı içinde vereceğim:
Kurban kesmenin şiddet duygu ve fiilini beslediğini iddia edenlere karşı bir yazı yazmıştım, o yazıda şunları da söyledim:
"Kurban kesmekle insandaki şiddet eğilimi arasında kurulan ilişkiler, kurban keserek şiddet arzusunu tatmin eden insanın başka canlılara ve insana yönelik şiddet eğiliminin azalacağı gibi düşünceler ilmî verilere dayanmamaktadır. Şiddeti azaltacak şey sevgidir, merhamettir, özellikle bütün yaratıkların sahibi ve yaratıcısı olan Allah sevgisidir, O"nun merhametinden yansımalara sahip olmaktır; bunlar da sağlıklı bir din ve ahlâk eğitimi ile elde edilir.
Sâffât sûresinde (102-110) Hz. İbrâhim"in (a.s.), oğlu yerine kestiği kurban olayı güzel ve etkili bir üslûp içinde özetlenmiştir. Buna göre Hz. İbrâhîm (a.s.) rüyasında, Allah için oğlunu kurban ettiğini görmüş, bunu teslimiyet sembolü olarak almak yerine zahiri ile alıp uygulamaya kalkışmış; onun ve oğlunun bu itâât, fedâkârlık ve teslimiyeti Allah tarafından kurban olarak kabûl buyurulmuş ve bunun yerine bir koç kurban etmesine izin verilmiş, koç kurbanı, oğul (can) kurbanı yerine geçmiştir. Bu kurbanın gökten indirildiği, cennetten geldiği şeklindeki rivâyetler âyetlerde ve sahih hadîslerde yoktur."
Görüldüğü gibi ifadem bir yorumdur. Kabul edersiniz, etmezsiniz, ama...
Recim ile Yahudi hukuku arasındaki ilişkiyi kuran ben değilim, ilmi ehlince onaylanmış olan meşhur Ebu Zehra"dır. Bir ilmî toplantıda şunları söyle demiş:
"Ben İslam Hukuku ile ilgili bir görüşümü yirmi yıl açıklayamadım, şimdi, Rabbime kavuşmadan önce, "Bana niçin açıklamadın, hak bildiğini söylemedin" diye sorulmaması için açıklayacağım. Bu görüş, evlilerin zinasının cezası olan recimle alakalıdır. Benim kanaat ve reyime göre bu ceza Yahudi şeriatında vardı, Peygamberimiz ilk zamanlarda bunu kaldırmadı, sonra Nur suresi geldi, orada zinanın cezası -evli bekar, kadın erkek herkes için yüz sopa olarak- kondu ve recim kaldırıldı."
Ben bu sözü naklettikten sonra yazıyı şöyle bitirmiştim:
"İslam alimleri arasında recim cezasının değişmez bir ceza olmadığını veya Yahudi şeriatına ait olan bu cezayı İslam"ın kaldırdığını ve şeriat adına uygulamanın mümkün ve caiz olmadığını savunan önemli isimler vardır. Bu sebeple günümüzde İslam aleyhine kullanılan ve insanları İslam"dan korkutmaya yarayan bir cezayı sahiplenmek ve savunmak uygun değildir."
Eğer bu ifadem de cahillikten kaynaklanıyorsa "Rabbim ilmimi artır" derim, vesselam.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.