Kur"an dersleri

00:0022/04/2001, Pazar
G: 11/09/2019, Çarşamba
Hayreddin Karaman

Diyanet İşleri Başkanı, ilköğretim okullarına, isteğe bağlı Kur''an dersleri konmasını teklif etmişti. Bu teklife çoğu olumlu olmak üzere tepkiler geldi, bana göre en olumsuz, ters, paranoik olanı T. Saylan''a ait. Sayın Saylan, "okullara Kur''an dersi koymanın laikliğe aykırı olduğunu, bunun, yeşil kuşak projesinin bir uygulamasından ibaret bulunduğunu, eğer böyle bir şeye teşebbüs edilirse birtakım çağdaş dernekler aracılığı ile karşı mücadele verip engelleyeceklerini" söylüyor.Laiklik bu din

Diyanet İşleri Başkanı, ilköğretim okullarına, isteğe bağlı Kur''an dersleri konmasını teklif etmişti. Bu teklife çoğu olumlu olmak üzere tepkiler geldi, bana göre en olumsuz, ters, paranoik olanı T. Saylan''a ait. Sayın Saylan, "okullara Kur''an dersi koymanın laikliğe aykırı olduğunu, bunun, yeşil kuşak projesinin bir uygulamasından ibaret bulunduğunu, eğer böyle bir şeye teşebbüs edilirse birtakım çağdaş dernekler aracılığı ile karşı mücadele verip engelleyeceklerini" söylüyor.

Laiklik bu din karşıtı bay ve bayanların elinde Demokles''in kılıcı, hemen onu dile getirerek din özgürlüğünün ve dolayısıyla insan hakları ve demokrasinin gereği olan her teşebbüse, her talebe karşı çıkıyorlar. Bağnazca din karşıtlığı gözleri kör, kulakları sağır, kalpleri mühürlenmiş hale getirince bu sözde aydınlar, çağdaş dünyadan, toplumlarından, halklarından kopuyor, kendilerine mahsus garip bir âlemde yaşıyorlar. Çağdaş dünyada isteğe bağlı din derslerinin serbest olduğunu, geniş ölçüde uygulandığını, laikliğe aykırı bulunmadığını, okulların bu ders için gün, saat ve hoca tahsis ettiğini bilmeyen yoktur (din karşıtı sözde aydınlar müstesna).

Bu bay ve bayanlar akıllarını, irtica ve yeşil kuşak "komplo teorileri" ile bozmuş durumdalar; en masum dindar istekleri bile onlara göre irticadır, laikliğe aykırıdır, ülkede ve bölgede şeriata dayalı bir düzen kurmak isteyenlerin planlı faaliyetleridir. Ama şunu bilmeleri gerekiyor ki, artık bu argümanlar, aldatmaca gerekçeler, istismarlar, samimi olmayan çıkışlar sırıtıyor, tiksinti veriyor, kimseyi tatmin etmiyor.

Kur''an İslam''ın temel kaynağıdır. Onu hem asıl dilinden ve metninden okumak, hem de mealini ve tefsirini okuyarak içeriğini anlamak Müslümanlar''ın (her çeşit Müslüman''ın) başta gelen dînî ödevidir. Laik devlet, nüfusun büyük çoğunluğunun bu talebini görmezlikten gelemez ve herhangi bir gerekçe ile engelleyemez. Ya halkı serbest bırakır, dînî ödevlerin gerekli kıldığı örgütlenmeye izin verir, sivil örgütler Kur''an ve din eğitimini de üstlenirler, yahut da okullarını, isteğe bağlı olarak bu öğrenime açar. Üçüncü bir şık mevcut değildir.

Bu bay ve bayanların alıştıkları ve bazan sonuç alarak cesaretlendikleri eylem tehditlerine gelince, milletini ve memleketini seven bir insan olarak hatırlatayım, asıl korkulması gereken milyonların tepkisi ve eylemidir; cehalet ve gaflet yüzünden onları sokağa döktüğünüz zaman kıyamet kopar ve toz dumana karışır, ülke zarar görür, dostlar üzülür, düşmanlar sevinir.

Okullarda isteğe bağlı Kur''an öğretimine karşı çıkan ve etrafına tehdit savuran bu bayanın aynı zamanda YÖK üyesi olduğunu düşününce insanın aklına Bekri Mustafa''nın hikayesi geliyor. Bilindiği gibi Bekri Mustafa akşamcıdır, namazla niyazla alakası yoktur, buna rağmen öyle bir adam kıtlığı meydana gelir ki, onu Sultan Ahmed Camii''ne imam yaparlar. Bir gün cenaze namazı kıldırması gerekir, bir ara tabuta yaklaşarak gizlice bir şeyler söyler, sonradan bir meraklı ne söylediğini sorunca şu cevabı verir: "Âhirete gittiğinde sana, dünyada ne var, ne yok diye sorarlarsa onlara ''Bekri Mustafa Sultan Ahmed Camii''ne imam oldu'' dersin, gerisini onlar anlar!"

Düzeltme:

Geçen hafta çıkan "Ekonomide Laiklik" başlıklı yazımın ilk cümlesi yanlış yazılmış olup doğrusu şöyledir:

"Sayın T. Alkan, bankaların batması ile şeriatçı olmamak arasında ilişki kuran bir yazıya cevaben kaleme aldığı yazısında, Jet-Pa ve İhlas örneklerini zikrettikten sonra şöyle diyor:..."