
Acaba "bazı Türkler"e, yurt ve dünya gerçeklerini nasıl anlatabiliriz ki?.
Yıllardır konuşuyoruz, yazıyoruz..
Dilimizde tüy, kalemimizde mürekkep bitti..
Bakın Cavit Çağlar''ın haline..
Bakın Dinç Bilgin''in haline..
Bakın Korkmaz Yiğit''in haline..
Bunları söylemedik mi?
Bir ülkede "siyaset-medya-banka-mafya" çarpık ilişkileri normal karşılanır ve kurumsallaşırsa, "bundan felaket çıkar" demedik mi?
Düşünün Cavit Çağlar''ın dramını..
Türkiye''de bakan olmuş, fabrikalar kurmuş, iki tane bankaya sahip kılınmış, NTV televizyonununun sahibi kimliği ile ulusal-medyaya girmiş..
Şu anda Amerikan polisinin gözetiminde, bir hücrede..
18 Nisan tarihli "The Financial Times" haberine göre, Cavit Çağlar''ın FBI tarafından yakalanması, Amerikan yönetiminin, Derviş programına desteğinin kanıtıymış..
Daha ne diyebiliriz ki?
Bunları yazmadık, söylemedik mi önceden?
Dinç Bilgin, Mesut Yılmaz''a ve "28 Şubatçılar"a hoş görünmek için bizim Sabah''taki yazılarımızı kestiği günün gecesi, Ahmet Tezcan''ın "Kanal-7"deki programına çıkıp, açık ve seçik uyarmadık mı Dinç Bilgin''i?.
- Bu tür askeri geçiş dönemleri sonunda, bazı medya patronları tasfiye edilir, demedik mi?
Sonra, her verdiğimiz söyleşide, her yazdığımız yazıda ve her yaptığımız konuşmada, aynı şeyleri vurgulamadık mı?
- Bir ülkede medya kartelleşir ve siyasi iktidarlara göbekten bağlanırsa, o ülkede siyaset de, idare de, medya da, ekonomi de kirlenir, yozlaşır!.
Bunları yorulmadan, dinmeden yıllardır yazıyor, söylüyoruz..
Değdi mi, Dinç Bilgin''in Kartal cezaevine girmesine? "Kartel"den "Kartal"a geçişe değdi mi?
Hep tekrarlamadık mı?
- Eğer medyanın bankası olursa, o medyanın bağımsızlığı kalmaz.. Medyanın patronu da, ülkedeki siyasi iktidarlara, Hazine''yi yönetenlere, idareye bağımlı olur.. Bankası olan medya sermayesinin patronu halk değildir, okurlar değildir, iktidardır, devlettir..
Ayıp olmadı mı, kalemlerinden kan damlayan, yürekli, araştırmacı sözde yazarlara?.
"Milliyet"in ve "Yeni Yüzyıl"ın, Korkmaz Yiğit''e satılması konusunda, hangi "kartel yazarı", tek kelime yorum yapıp, "bu yanlıştır" diyebildi?
İnterbank-Etibank boşaltılması sürecinde, "aman kartel bozulmasın" diye, tüm o keskin kalemler susmadı mı?
Neticede "Ecevit-Özkan-Yılmaz" üçlüsü yönetiminde, ülke kokuşmuşluğa ve ekonomik iflasa götürülürken de, "bazı Türkler" ne dediler..
- Aman koalisyon bozulmasın.. Aman istikrar bozulmasın..
Bir yandan "Etibank" boşaltılırken, aynı sırada "Etibank-Sabah" yöneticileri, Başbakan Ecevit''e "Bülent''li-Rahşan''lı" aile fotoğrafları armağan verip, bunları iftiharla gazetelerinde yayınlamıyorlar mıydı?
Bu sırada, murakıplar "Etibank raporları"nı yazıp, "ilgililer"in önüne koymamış mıydı?
Dün Ertuğrul Özkök, "Hürriyet"teki sütünunda yakınmış..
- Dünyada medya büyüyor, güçleniyor.. Bizde ise intikamcılar, medyayı parçalamaya, küçültmeye çalışıyor, demiş özetle..
A Ertuğrul Özkök.. İki gazeteyi, üç televizyon kanalını alan Korkmaz Yiğit de medyayı büyütüyordu..
Dinç Bilgin de, "Etibank"ı kullanıp, medyayı büyütmek istedi..
"Gelişmiş dünya medyası", kartelleşmek, tekelleşmek, iktidarlara yalakalık etmek, bankacılıkla medya sermayesini birbirine karıştırmak mı demektir?
Madem medyanın büyümesi yorumlanıyor..
- Neden Dinç Bilgin içeride, Zafer Mutlu dışarıda?
Bu konuda da, "medya-iktidar-banka" ilişkilerini ve "medya patronu-medya yöneticisi" münasebetlerini, evrensel açıdan değerlendirmek için, birşeyler yazsa ya Ertuğrul Özkök!.
Neyse.. Biz üzerimize düşeni yaptık..
Ne yazık ki söylediklerimizin hepsi doğru çıktı.. Ülke de, devlet de, medya da, siyaset de yaralandı..
Bundan sonra ne olacağını da görüyoruz..
Yazarsak, "bazı diğer Türkler" çok üzülecektir..
ŞAKA
Kuvvetlerin parçalanması
Sonunda "Anayasa Hukuku"nu ve "Devlet Teorileri"ni de değiştirdik ya..
Şimdiye kadar, "yürütme-yasama-yargı" üçlüsünden oluşan "kuvvetler ayrılığı" vardı..
Biz bunu "Kuvvetlerin Parçalanması"na dönüştürdük..
"Yürütme" ikiye parçalandı.. "Hükümet-Kemal Derviş" ikilisi var..
"Yasama" ise, "TBMM-MGK" ikilisine dayalı bir düalizm içinde..
"Yargı"ya gelince..
"İç yargı - dış yargı" var..
Baksanıza "Etibank Davası"na..
Dinç Bilgin Türkiye''de, Şükrü Karahasanoğlu İtalya''da, Cavit Çağlar da Amerika''da..
Adalet Bakanlığı ile Turizm Bakanlığı birbirine karıştı..
MALATYA
ANAP, "M" tipi hücrede eriyor!.
Turgut Özal''ın ölüm yıldönümünde, Mesut Yılmaz''ın "Özal''ı arıyoruz" şeklinde konuşmalar yapmasına bir diyeceğimiz yok..
Biz ANAP''lıların haline üzülüyoruz..
ANAP''lılar da şu anda "M" tipi hücrelerde, siyasi ölüm orucu yapıyor..
Özal''ın kenti Malatya''yı, sokak sokak gezdik.. Esnafla, gençlerle, yerel politikacılarla konuştuk..
ANAP, Mesut Yılmaz''ın yönetiminde, gelecek seçimde barajı geçemez.. Özal''ın kenti Malatya''da bile yok ANAP..
"Mesut" tipi siyaset hücrelerinde, ANAP eriyor, bitiyor..
İnanmıyorlarsa, Mesut Yılmaz ve yoldaşları, "Petek" otobüsüne binip, Malatya''da bir meydan mitingi yapsınlar..
Ancak başka partiler için de işaretler aldık Malatya halkından..
MHP de eriyor..
MHP tabanı, "belki Bahçeli, seçime yakın bir dönemde, ortaklarının yolsuzluk dosyalarını açar" diye beklentide..
Ayrıca MHP''nin ve Bahçeli''nin, hemen her konudaki (buna YÖK uygulamaları ve başörtüsü sorunu dahil) suskunluğu, MHP tabanını, çok şaşırtmış..
Neyse, bunlar da Devlet Bahçeli''nin sorunu..
Otelde televizyonu açtım..
Malatya''nın "Ufuk" kanalını, RTÜK "180 gün" yani "6 ay"lığına kapatmış..
Ekranda bu yazı vardı..
Bir gün kapatılınca kıyamet kopartan "sözde ulusal" kanallara da, "bu ayıp yeter" dedim, kendi kendime..
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.