|
AK Parti’de değişim olacak mı?

“Türkiye Yüzyılı” iddiası, başlı başına bir büyük değişim iddiasıdır.

Bu iddianın taşıyıcı aktörü olan AK Parti’nin değişmemesi elbette mümkün değildir.

Kendini değiştirmeyen hiç bir şeyi değiştiremez.

AK Parti her daim hem kendini değiştirerek yol yürümüş, hem de köklü değişimlere öncülük etmiş bir partidir.

Bu değişim, köksüz bir değişim değildir.

Rüzgarın seyrine göre şekil alan bir değişim değildir.

AK Parti bir ayağı kendi sabitelerinde olan, öteki ayağıyla da bütün bir dünyayı dolaşan, dolayısıyla sabitelerine ters düşmeyen tüm değişimlere ve yeniliklere açık bir parti olmuştur hep..

Başka bir ifadeyle, AK Parti, “köksüz değişim”in partisi değil, kendi kökleri üzerinden her dem ve her daim kendini yenileyerek değişim sürecine öncülük eden bir parti olmuştur.

“Süreklilik içinde değişim” ilkesi, “Her yeni güne dair yeni şeyler söylemek lazım” anlayışıyla bütünleşerek AK Parti’nin hayatiyetini sağlamıştır.

AK Parti’nin bu başat karakteristiği, o yüzden statükoyu dışlıyor.

Bürokratik ve siyasi oligarşiyi kapının dışında bırakıyor.

Statükocu bir anlayışa savrulmak, AK Parti için zihnen ölüm anlamına gelir.

AK Partili aktörlerin siyasal oligarklara dönüşmesi de AK Parti’nin siyaseten ölümü anlamına gelir.

O yüzdendir ki statükocu eğilimler veya oligarşik tavırlar belirmeye başladığı andan itibaren milletin AK Parti’ye olan tavrında da hemen farklılaşmalar baş göstermiştir.

Bu sinyaller alınır alınmaz AK Parti’nin evvela kendini anında yenilediği, yani milletin istediği değişim rotasına kendini yerleştirdiği bilinen bir gerçekliktir.

Bu değişim şayet milletin istediği doğrultuda ve ölçüde ise AK Parti eskisinden çok daha güçlü hale gelmiştir. Değilse ya yerinde saymış ya da düşüş trendine girmiştir.

Son seçimde AK Parti oylarındaki dramatik düşüş, büyük ölçüde bir değişimin istendiğinin sinyali mahiyetindedir.

Reis’in bunu doğru okuduğu kanaatindeyim.

O yüzden hükümette köklü bir değişime gidildi.

Bu değişim sadece AK Parti’ye oy verenleri değil milletin kahir ekseriyetini de memnun etti.

Şimdi sıra AK Parti’nin merkezi yönetimine geldi.

Ekim’deki büyük kongre bu büyük değişimin miladı olacak gibi görünüyor. “Türkiye Yüzyılı İçin Hep Yeni Hep İleri” sloganı, yeni siyaset tarzıyla birlikte yeni kadro değişimiyle yola devam edileceğini işaretliyor.

***

Bu çerçevede bir kaç öneride bulunmak isterim.

Bir
: MKYK üye sayısı arttırılmalıdır. MKYK toplantıları yeni dönemde siyaset üreten ve aynı zamanda parti içi demokrasiyi eleştirel önerilerle zenginleştiren bir platforma dönüştürülmelidir. MKYK toplantıları bir günle sınırlı tutulmalı ve herkesin kendini süre kısıtlaması olmadan görüşlerini aktarabileceği bir istişare ve karar mekanizması olarak işlevsel kılınmalıdır.
İki
: Milletvekilleri MKYK üyesi olmamalıdır. İki nedenle olmamalıdır: Milletvekilliği zaten bir güçtür. Bir de parti yöneticiliğiyle veya genel merkez görevleriyle takviye, gücün bir tek kişide temerküzünü beraberinde getirir. Bu da yerelde o milletvekilinin kendini herkesin üstünde görmesi sonucunu doğurur ki bunun yol açtığı siyasi fitnenin önüne geçmek zorlaşır. Gücü dağıtan sistem doğru sistemdir. Gücü güçle dengeleyen sistem, makbul ve adaletli sistemdir. Ayrıca milletvekillerinin sadece Meclis faaliyetlerine ve seçim bölgelerine odaklanmaları sağlanmalıdır. Bu durumda hem Meclis faaliyetlerinde aksama olmaz hem de sahada seçmenlerle kurulacak sürekli ve düzenli ilişki siyaseten AK Parti’yi güçlü kılar.

Şayet bu döneme bu değişiklik yetişmeyecekse bu sayının en azda tutulmasında yarar vardır.

Üç
: MYK üyeleri partinin temsilidir. Temsiliyeti oluşturan isimlerin “Türkiye Yüzyılı” vizyonuna ve AK Parti’min kurucu felsefesine uygun olması önemlidir.

Millet nezdinde siyaseten karşılığı olan, temsil yeteneği olan güçlü isimler, AK Parti’nin yeni dönemde gücüne güç katar.

Dört
: Yeni bir siyaset tarzı olmazsa olmaz öneme sahip. “Türkiye Yüzyılı” iddiası, kucaklayıcı bir anlayışa yaslanan siyaseti merkezi konuma yerleştiriyor. Muhalefet partilerinden umudunu kesmiş insanlarımız için yeni bir siyasi umut taşıyacak ve onları da kucaklayıp içine alacak yeni bir siyaset dilinin ve tarzının ete kemiğe büründürülmesi şart. Reis’in bu yöndeki söylemleri daha netlikle çerçevelenmelidir. “Biz farklılıklarımızla birlikte Türkiye’yiz!” anlayışı, daha somut, daha açık ve benimsenebilir bir dile ve pratiğe dönüştürülürse “Türkiye Yüzyılı” için gerekli olan birliğin siyasi adresi de konulmuş olur.

***

Hiç kuşkusuz AK Parti’de değişim olacak. Hem de büyük ölçüde.

Benim temennim, Türkiye Yüzyılı’nın öncüsüolacak yeni bir AK Parti’nin ete kemiğe büründürülmesidir.

#politika
#Türkiye Yüzyılı
#AK Parti
9 ay önce
AK Parti’de değişim olacak mı?
Mücadelenin asıl amacı; FETÖ'nün kılcal damarları
CHP’den AK Parti çıkar mı?
Mina: Şeytana direniş ve sonrası
Turnuva başladı beyler
Assolistler en son çıkar!