Zenginimiz bedel verir, askerimiz fakirdendir

00:0020/01/2000, Perşembe
G: 10/09/2019, Salı
Mehmet Şeker

Ünlüler askere gitti, bütün medya peşlerindeydi. Tarkan, Mustafa Sandal, Beyaz, Çelik, Çomak, vd.Bir de bizim ünlülerimiz var. Onlardan da bahsedelim ki haberiniz olsun.Hakan Albayrak, Burdur''da...Yusuf Kaplan ve Hakan Arslan Çanakkale''de...Hepsi bir ay sonra dönecek.Gel de şu paranın gözünü sevme!Bir arkadaşımız da Kağızman''da asker; Mustafa Karaalioğlu. Onun durumu parasızlıktan değil, tam bir ''zamanlama hatası''.Hakan Albayrak, Mustafa''ya takılıyordu. "Senden sonra gidip, senden çok önce

Ünlüler askere gitti, bütün medya peşlerindeydi. Tarkan, Mustafa Sandal, Beyaz, Çelik, Çomak, vd.

Bir de bizim ünlülerimiz var. Onlardan da bahsedelim ki haberiniz olsun.

Hakan Albayrak, Burdur''da...

Yusuf Kaplan ve Hakan Arslan Çanakkale''de...

Hepsi bir ay sonra dönecek.

Gel de şu paranın gözünü sevme!

Bir arkadaşımız da Kağızman''da asker; Mustafa Karaalioğlu. Onun durumu parasızlıktan değil, tam bir ''zamanlama hatası''.

Hakan Albayrak, Mustafa''ya takılıyordu. "Senden sonra gidip, senden çok önce döneceğim askerden, göreceksin."

Gerçekten, dediği gibi olacak.

Baba bak, Nezir giyinik

Eskidendi... Krala yalancıktan elbise giydirirmiş gibi yapıp, çıplak gezdirmişlerdi. Ancak aptallar göremezdi elbiseyi.

Kralı üryan gören hiçkimse de, aptal zannedilmeyi göze alıp çıplak gerçeği söyleyemedi. Derken, küçük bir çocuğun "Baba Bak, Kral Çıplak!" çığlığı, korku ve yaltaklık üzerine örülmüş bu kalın kumaşı yırtıp atar. Kral, gerçeğin çıplak güneşi karşısında öylece çırılçıplak kalıverir.

Devir değişti.

Şimdi postmodern zamanlar...

Masallar tersinden yaşanıyor.

Kralın yerini, Nezir aldı. Yani Uyarıcı.

Bak ki,

Nezir ''Çıplak'' olduğunu iddia ederekten geziyor sokakları.

Şimdi, elbiseyi görenler aptal sayılıyor.

''Çıplak Nezir''in ''çifttelli'' dikişle, sosyete kumaşına dikili, gazete renkleriyle boyalı, atV yakalı, su geçirmez, yani "Water Proff" astarlı, Sabah''lığı bütün Özgün''lüğü ile ortada.

Benim, aptal olma ihtimalim elbette sıfır değil.

Ama, ne dersen de, bu nezir giyinik!

Baba, görüyor musun?

(Simurg)

Feministlik de zor

1998 Dünya Feministler Kongresi''nde, kadınların eşitlik konusunda ısrarcı olmaları karara bağlanmış. Hepsi ülkelerine dönmüşler.

1999''daki kongrede tekrar toplanınca, gelişmeler tartışılmış.

Amerikan delegesi hanım kürsüye gelmiş:

- Geçen yılın kararlarını aynen uyguladım. Eve gider gitmez kocama "bundan sonra temiz çamaşır istersen kendi çamaşırını kendin yıka, işte makine orada..." dedim. İlk gün bir şey görmedim, ikinci gün bir şey görmedim, üçüncü gün bir baktım kocam makinenin başında çamaşırları yıkıyor...

Almanya delegesi söz almış, arkasından...

- Ben de kararımız gereğince kocama "bundan böyle temiz tabakta yemek istiyorsan kendi bulaşığını kendin yıka" dedim İlk gün bir şey görmedim, ikinci gün bir şey görmedim, üçüncü gün bir baktım kocam makinenin başında yalnız kendi bulaşıklarını değil benimkileri de yıkıyor...

Üçüncü konuşmacı bizden feminist kardeşimiz, Fadime...

- Türkiye''ye döner dönmez kararımız gereğince kocamla konuştum. Ona dedim ki "bundan böyle yemek yemek istiyorsan, kendin pişirmen gerekecek, işte mutfak orada..." İlk gün bir şey görmedim, ikinci gün bir şey görmedim, üçüncü gün sol gözüm biraz açılır gibi oldu, hafiften görmeye başladım...

Uyanığı görüyor musunuz?

Bizim "Muhteşem", Alaattin Abisi ile aynı koğuşu paylaşmak istediğini bildiriyor. Yok öyle yağma. Memleketin tek uyanığı sen misin? Bunun için ilk etapta doğru dürüst bir suç işleyeceksin, sonra sıraya gireceksin Muhteşem kardeşim. Önce kayıt, ardından kura. Adın çıkarsa, ne âlâ!..

DEVE MESELESİ

Mesut Yılmaz, "Bizim işimiz, başkalarının yaptığı develere hendek atlatmak" diyor. Kimse de çıkıp sormuyor, kimler, neleri "deve" yaptı bugüne kadar?

Günün sözü

Bugün, sizler için iki söz birden seçtik. (Aslında birincisi, ikincisinin rahat anlaşılması için anahtar olarak sunulmaktadır.)

Güneş giren yere dr. girmez.

Av.a giden av.lanır!