
Fatih Hoca''nın gençleri “Bu yarışta varız” dediler ve Bosna''yı yendiler. Üstelik 1-0 geriye düştükten sonra. Bu geriye düştükten sonra acayip motive olarak, bilhassa ikinci yarılarda coşup maçı çevirmek Milli Takımımız''ın karakteri oldu sanki.
Maçtan önce bütün futbol çevreleri endişeliydi. Çünkü Türk Milli Takımı denilince ilk akla gelen futbolcuların neredeyse tamamı sakattı. Tuncay, Nihat, Semih, Hamit, Gökhan Gönül, Gökhan Zan, Emre ve ötekiler; neredeyse 10 sakatımız vardı. Fatih Hoca''nın nasıl bir kadro kuracağı bayağı merak ediliyordu. Bir de baktık ki ileri uçta Batuhan ile Mevlüt var.
Batuhan henüz 17 yaşında. Bunu görenler yadırgadı tabii. Fatih Hoca''nın takımı “gençleştirme” projesi var ama, Batuhan için çok erken, pişmesi lazım daha, dediler. Çocuk sanki bunları duymuş gibi ilk milli maçının ilk dakikalarında sakatlanıp çıktı. Yerine Nuri Şahin girdi.
Fatih Hoca Batuhan''dan galiba yeni bir Hakan Şükür çıkarmak istiyordu. Sağ taraftan gelen Sabri ortalayacak, Batuhan kafayla indirecek, oralara kadan gelen Arda, Ayhan, Mevlüt, artık kim rast gelirse golü atacak. Ama bu olmadı ve Terim taktik değiştirdi. Bu da kaderin bir cilvesi işte, lehimize oldu. Golü bir duran toptan yedik. Yine Volkan çıkmakta, topu yumruklamakta gecikerek kaleciliğinin en göze görünen eksiğini sergiledi. İlk yarı, kadrosu ve gücü yerinde Bosna karşısında bir varlık gösteremedik.
İkinci yarıda sahada bambaşka bir Milli Takım vardı. Baskıyı kurmuştuk ve gol erken geldi. Bu gol ile baskıyı iyice koyulaştırdık. Mevlüt biraz şanslı veya becerikli olsaydı bir iki gol atardı. Ama girişken ve mücadeleciydi. Takımın yıldızı olarak sağ cenahtan sürekli çıkan ve rakip defansı yıpratan Sabri gösteriliyor. Sakatlıktan yeni çıkan Sabri gerçekten yüreğiyle oynuyor. Bir de duran toptan gol attı. Gerçi o topa rakip defanstan birini kafası hafifçe değdi ama olsun. Bana kalırsa takımın asıl yıldızları orta alanda oyunu iki taraflı oynayabilen Aurelio ve Ayhan''dı. Zaten taktik olarak neredeyse beş kişilik bir orta alan inşa etmiştik. Ancak daha sonra bir hücumcu olan Yusuf Şimşek de oyuna girince defans zaafı doğmaya başladı. Takım gayri ihtiyari son dakikalarda geriye yaslandı, bu da Fatih Terim''i çileden çıkardı.
Futbol yorumcuları bu takımda neden Fatih Tekke veya Mehmet Yıldız yok dediler. Hak vermek lazım. Belçika beraberliğinden sonra bu maçı almak “tamam mı, devam mı” gibi bir şey olmuştu. Aldık, rahatladık.
Aman fazla rehavete kapılmayalım futbolda kolay maç yok, buna Estonya da dahil. Hadi hayırlısı. Estonya''yı geçersek İspanya ve Belçika ile kozumuzu paylaşacağız.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.