Akla para verilir mi?

00:0026/08/2007, Pazar
G: 29/08/2019, Perşembe
Mustafa Özel

Birkaç yıl önce MÜSİAD''da sohbet ediyorduk. Söz dönüp dolaşıp Kayseri''ye geldi. Kayseri''nin, tıpkı Antep, Konya, Denizli gibi, son çeyrek yüzyıldaki ekonomik gelişmesi acaba temelde neye bağlı diye sorulduğunda, Kayserili bir arkadaşın ilginç bir açıklaması oldu: "Kayserili sadece mala değil, akla da para verilebileceğini keşfedince, sınıf atladı!"Akla para vermek akıl ister. Akıl, sınırlarının farkında olan kavrayış gücüdür. "Kimsenin aklına ihtiyacım yok!" diyen, henüz rüşdüne ermemiştir.Aslına

Birkaç yıl önce MÜSİAD''da sohbet ediyorduk. Söz dönüp dolaşıp Kayseri''ye geldi. Kayseri''nin, tıpkı Antep, Konya, Denizli gibi, son çeyrek yüzyıldaki ekonomik gelişmesi acaba temelde neye bağlı diye sorulduğunda, Kayserili bir arkadaşın ilginç bir açıklaması oldu: "Kayserili sadece mala değil, akla da para verilebileceğini keşfedince, sınıf atladı!"

Akla para vermek akıl ister. Akıl, sınırlarının farkında olan kavrayış gücüdür. "Kimsenin aklına ihtiyacım yok!" diyen, henüz rüşdüne ermemiştir.

Aslına bakarsanız, atalar söylenmesi gerekeni asırlar öncesinden söylemişler. "Akıl akıldan üstündür" sözü başka ne anlama gelebilir? Gerçi ondan önce "Akıl yiğide sermayedir" sözüne de bakmamız gerekiyor. Fakat yiğit olan bilmelidir ki, her sermaye her işe yetmez. İttifak etmek gerekir. İttifak, kendini bilme bilinciyle başlar ve "kişi kendini bilmek gibi İRFAN olmaz" denmiştir.

Akıl ve para ilişkisine geçince danışmanlık mesleğine değinmemek olmaz. Akla para vermekten kasıt, parayla danışman tutmak değildir. Esasen danışmanlık diye bir meslek de yoktur! Gene atalarımız "akıl para ile satılmaz" demişlerdir. Adamın aklı varsa, sana niçin versin ki? Kendi işinde kullanıp köşe olur ve Mercedes''inin tamponuna "Kıroyum ama, para bende" diye yazdırır! Danışmanlık "akıl satma" değil, insanlara kendi akıllarını daha iyi kullanmaları hususunda yardımcı olma sanatıdır.

Akıl satılmaz, fakat alınabilir! Satılmaz, çünkü sadece akılla hiçbir sorunu çözmek mümkün değildir. Yirminci yüzyılın birkaç önemli iktisatçısından biri olan Hayek bu hususta şöyle diyordu: "Sadece tecrübe sayesinde bir şeyler öğrenebiliriz ve hiçbir zaman bir olayı akıl yoluyla tamamen kavrayamayız." Danışmanlık akıl satmaktan çok, farklı deneyimleri paylaşma işidir. Bir bakıma, satılan akıl değil, bilgi ve deneyimdir. Montaigne "başkalarının bilgisiyle bilgin olsak bile, ancak kendi aklımızla akıllı olabiliriz" diyordu.

Akıl için yol birdir, denir. Bu söz tevhid bağlamında doğru; başka her bağlamda yanıltıcıdır. Her kişinin aklı farklı çalışabileceği gibi, şehirlerin, ülkelerin akıllarından bile söz edebiliriz. Bu ikincisi soyut akıldan ziyade, tecrübe ile kaynaşmış feraset anlamındadır. Hikâye malûm. Kayserili ilkokul birinci sınıf öğrencisine sorarlar: Pastırmayı 8.25''e alıp 7.75''e sattık. Kârımız ne, zararımız ne? Cevap: "Guruşlardan kâr ediyok emme liralardan gaybımız var." Rizeli aklı da böyle değil mi? İlkokula yeni başlayan Temel''e dedesi sorar: Tanesi iki liradan beş elma kaç para eder? Cevap yok. Peki, üç liradan iki armut? Gene cevap yok. Dedesi kızar: Oğlum bu kadar basit sorulara cevap veremiyorsan, size okulda ne öğretiyorlar? Cevap: "Biz hesabi hamsi uzerinden yapayruk dedecuğum!"

Akılla ilgili birkaç atasözü ve bir iki kelam-ı kibar ile sözü bağlayalım:

Akıl yaşta değil baştadır.

Akıllı olmayana neylesin sakal, kayışı tarladan götürür çakal.

Akıllı olan katar katar yer, akılsız olan satar satar yer.

Akılsız başın cezasını ayaklar çeker.

Akılsızın şaşkını, beyaz giyer kış günü.

"Üç türlü aristokrasi vardır; birincisi yaş ve kıdem; ikincisi servet; üçüncüsü akıl ve bilgidir. En şereflisi sonuncusudur." Schopenhauer

"Akıllı kişilerin en büyük talihsizliği, salakların abuk sabukluklarıyla başa çıkmak zorunda olmalarıdır." Voltaire

"Öğrenimsiz akıl sürülmemiş tarlaya benzer." Halil Cibran