Fazlullah"ın çocukları

00:0023/05/2014, Cuma
G: 18/09/2019, Çarşamba
Ömer Lekesiz

Fazlullah Esterâbâdî bizde fazla bilinmez ancak onun kurumlaştırmaya çalıştığı "Hurûfilik" yaygın olarak bilinir.Kimi İslam alimlerinin, dilin sırlarını keşfetmek amacıyla "hurufat"la ilgilenmiş olmaları Hurûfilik"le karıştırılmamalıdır. İlki doğru bilgilenme çabasının bir gereği iken, ikincisi bir "ideoloji"dir.Hurûfilik ideolojisinin kurucusu olan Fazlullah, 1340 yılında Esterâbâd"da doğmuş, Harezm, Sebzevar, Tebriz, Yezd ve Isfahan"da yaşamış Şiiliğin İsnâ Aşeriyye koluna bağlı bir mistiktir.Hurûfiliği

Fazlullah Esterâbâdî bizde fazla bilinmez ancak onun kurumlaştırmaya çalıştığı "Hurûfilik" yaygın olarak bilinir.

Kimi İslam alimlerinin, dilin sırlarını keşfetmek amacıyla "hurufat"la ilgilenmiş olmaları Hurûfilik"le karıştırılmamalıdır. İlki doğru bilgilenme çabasının bir gereği iken, ikincisi bir "ideoloji"dir.

Hurûfilik ideolojisinin kurucusu olan Fazlullah, 1340 yılında Esterâbâd"da doğmuş, Harezm, Sebzevar, Tebriz, Yezd ve Isfahan"da yaşamış Şiiliğin İsnâ Aşeriyye koluna bağlı bir mistiktir.

Hurûfiliği rüya tabirleriyle tesis etmeye başlayan Fazlullah"ın, rüya tabir etmek için kendisine danışıldığında önce karşısındakinin rüyasını dinlediği, sonra içinde bulundukları mekandan kendisini tecrid edecek şekilde koluyla alnını ve gözlerini kapadığı; gayb âlemine karışıp rüyanın manasını keşfettiği ve bu anda sıfatının değiştiği; bedeninin tekrar normale dönmesiyle birlikte gözlerini açarak rüyayı tabir ettiği nakledilmiştir. (Shadzad Bashir, Fazlullah Esterâbâdî ve Hurufilik, Çev.: Ahmet Tunç Şen, Kitap yayınevi, İst., 2013).

Yine rivayetlere göre 1383-1394 yılları arasında görmüş olduğu rüyalara ilişkin bilgileri de (Esterâbâdî lehçsinde ve kısaltmalar şeklinde yazdığı için tercüme edilemeyen) Nevmnâme adlı kitabında toplayan Fazlullah, önce Mehdi ve giderek Allah"ın yeryüzündeki temsilcisi olduğuna inanmaya ve müritlerini de buna inandırmaya çalışmıştır.

Fazlullah, Hurûfilik ideolojisine ilişkin diskurlarını Ayet ve Hadis"lerle belgelemekten çok, Câvidân-Nâme"sindeki şu örnekten de anlaşılacağı üzere kendi düşüncelerini onların arasına sıkıştırma çabasında olmuştur:

"Eğer bir kimse sual eylese ki Mehdî cihetiyle tezkiye-i şedîd nerden ma"lûmdur dese cevâb "Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık ve onları, şeytanlar için taşlamalar yaptık" (el-Mülk, 67:5); "Münakaşa ederlerken, benim melekler yüksek topluluğuna ait ne bilgim olabilirdi?" (Sad, 38: 69); "Her gün ve her gecede elli vakit namaz bana farz kılındı" (Kitüb-i Sitte, c. XV, s. 400); "İnsanları, Allah"tan başka ilah olmadığına ve Muhammed"in Allah"ın Rasulü olduğuna şehadet edinceye ve namaz kılıncaya kadar öldürmekle emrolundum" (Avâliyu"l Âlî, c. 1, s. 153); "Allah şehadet eyledi şu gerçeğe ki, başka tanrı yok, ancak O vardır." (Âl-i İmrân 3:18); "O kafirler "Sen Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber değilsin" diyorlar."; "De ki "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter, bir de yanında kitap ilmi bulunan (yeter)." (er-Ra"d, 13:43) cihetiyle mukallidleri ve kâfileri ki makâm-ı ulûhiyyet ve zevi"l-ilmi ve"l-melâike makâmında olmağa kâdir olmazlar be-tahakküm-i "Allah şehadet eyledi şu gerçeğe ki, başka tanrı yok, ancak O vardır." (Âl-i İmrân 3:18) kelimesinin emriyle emr eyledi ki tâ taklid ile onu alsınlar ve kendi mu"tekidleri eylesinler tâ ki bunların necâtına sebep ola "Ve işte böyle, sizi orada yürüyen bir ümmet kıldık." (el-Bakara, 2:143) f efhem ve"s-selâm alâ meni"t-tebe"a"l-hüdâ." (Câvidân-Nâme – Dürr-i Yetîm İsimli Tercümesi, Haz.: Fatih Usluer, Kabalcı, İst., 2012)

Peki, neden "Fazlullah"ın çocukları" dedim?

Şundan: 17 Aralık seçim ayarlı darbe kalkışmasından beri kimi zamane paralellerin tıpkı Fazlullah gibi Kur"an ayetlerini sadece kendilerine nazil olunmuşçasına, Hadis-i Şerif"leri kendilerini tezkiye ediyorlarmışçasına, ulemayı kendileriyle işbirliği içindelermişçesine, tarihi olayları onları teyid ediyorlarmışçasına "kullanma" sapıklığı içinde yüzdüklerine gün be gün tanık oluyoruz.

Kimileri tertemiz mezhep imamlarını, tarikat şeyhlerini, müceddidleri kendi babasının adını kullanma rahatlığı içinde kendi anormal iddialarının nesnelerine dönüştürmeye yeltenirken, kimileri de gûya Ayetlerden hareketle Soma felaketini AK Parti"ye oy verilmesinin ve parallere hakaret edilmesinin nedeni olarak gösterme bahtsızlığında bulunabiliyorlar.

Evet, bu çok açık olarak bir Fazlullah tarzıdır ve buna itibar eden zamaneler de ancak Fazlullah"ın çocukları olabilirler.

Söz konusu savunma ve istismar tarzına tevessül ettikleri ilk andan beri birçok aklı selim insan dünya çıkarlarını korumak adına bunu yapmalarının hata olduğunu, verdikleri ilgili örneklerle önce kendilerini vurduklarını hatırlattıkları halde geri adım atmaksızın, dur durak bilmeksizin aynı şeyleri tekrarlamayı sürdürdüler.

Elbette ki bunların cibilliyetlerini, niyetlerini, eylemlerinin istikamet ve gerekçesini biliyoruz. Daha dün İbrahim Karagül bunları yorum gerektirmeyen bir açıklıkla "Sahtekarlar!" adlı yazısında anlattı. Binaenaleyh benim ayrıca bir çözümleme yapmama gerek yok.

Şimdi diyeceksiniz ki, Fazlullah"a ne oldu?

Fazlullah, Semerkand ve Gilan"daki ulemanın fetvalarıyla Timur"un oğlu Miranşah"ın Azerbaycan valiliği sırasında yakalandı, Nahçıvan bölgesinde bulunan Alıncak Kalesi"ne götürüldü ve 2 Eylül 1394"te idam edildi.

Tarihi olaylarda gözü açık, idraki berrak olanlar için alınabilecek nice önemli dersler vardır.

twitter.com/OmerLekesiz