
“Endülüs medeniyeti üzerinde yazılıp çizlenler genelde medeniyet bilincinden yoksun geçmiş özleminden ibaret kalır. Bir medeniyete dökülen bunca ağıta rağmen ‘medeniyet idarakinden yoksun olmak Müslümanlar için ironik bir durumdur.
Endülüs yeterince kavranamadığı içindir ki, onun düşüşten sonraki serencamı da bilinmez. 1492 bir düşüşün miladı olmaktan öte bir unutuşun tarihidir aynı zamanda. 1492 yılını hatırlamamız biraz da buradan sürülen Yahudiler sayesindedir. Yahudilerin Osmanlı topraklarına gelişlerinin 500. yılı nedeniyle Endülüs hatırlanır gibi olsa da bir medeniyeti omuzlayan Müslümanların akıbetine dair hiçbir soru işareti yoktur kafamızda.”
Bu manada Endülüs, Müslüman ve Hristiyan âlemi için eskimesi, yitmesi, unutulması mümkün olmayan bir laboratuvar hükmündedir.
Her iki taraf için de “neyi doğru yaptık, nerede yanıldık” sorularının sorulacağı yegâne merkez olan Endülüs, dinleri kendi şerli amaçları uğruna istismar eden kişi veya örgütlerin ürettikleri terör dehşetine karşı üzülmenin, kinlenmenin, öç alma duygusunun çok berisinde, topyekün insanlığın menfaati için araştırılmayı, yeniden değerlendirilmeyi hak etmektedir.
“Avrupalı politikacıların ‘başarısızlığa uğramış’ çok kültürlü bir vatandaşlık kavramını, gitgide katılaşan ve kültürel çeşitliliği tehdit olarak algılayan yekpare bir ulusal kimlik anlayışıyla değiştirdiği bir dönemde, Moriskoların öyküsü, güç kullanılarak gerçekleşen asimilasyonun feci sonuçlarının amansız bir örneği olarak durmaktadır. Muhafazkar entelektüellerin, ‘medeniyetler çatışması’ (genelde İslam ve Batılı ‘Judeo-Hıritiyanlar’ arasındaki bir çatışma olarak düşünülür) kavramına taraflı olarak başvurduğu bir zamanda, Endülüs’ün acımasızca yok edilişi bu kategorilerin aslında ne kadar değişken olduğunun adeta bir hatırlatıcısıdır. Günümüzde bazı liberal-demokrat siyasetçiler Müslümanlara, Avrupa kökenli seküler bir tolerans kavramına uyum göstermekle, gidip başka yerlerde yaşamak arasında bir seçim yapmaları gerektiğini söylüyor. 16. yüzyıl Katolik monarşisi de Yahudi ve Müslümanlara, Hıritiyanlığa dönmeleri yönünde baskı yapıyor, reddettikleri takdirde yakılarak öldürülmelerini buyuruyordu. İlk bakışta bu iki dönem arasında pek bir ortak nokta yokmuş gibi gelebilir, ancak bu iki dönem arasındaki dinamikler pek de göründüğü kadar farklı değil.”
Yukarıda zikrettiğimiz sonuçlarıyla, yakın tarihlerde vuku bulan terör eylemleri Cerr’i teyit ediyor olsa da, halen esasları doğru belirlenmiş bir uyum düzeni içinde yaşama umudu (Endülüs tarihindeki harika örneğiyle) insanlık semasında asılı durmaktadır. Tvnet ekibi, işte bu umudu yere indirerek görünür kılmayı, söz konusu idrakin teşekkülüne katkıda bulunmayı hedef edinmiştir. Binaealeyh, bunun ilk yolunun Endülüs’te neyin olup bittiğinin bilinmesinden ve dolayısıyla medeniyet idrakinin doğru biçimlendirilmesinden geçtiği ise aşikardır.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.