
Türk halkına, "yurtdışına en çok çıkan gazeteci hangisidir?" diye sorsanız, cevap açık ara ''Mehmet Ali Birand'' çıkar.
Hele bu soruyu sorduğunuz kişiler 40''lı yaşları devirmişlerse, Mehmet Ali Birand''ın adını telaffuz etme oranı çok daha yüksek oranlara ulaşır.
TRT''den başka televizyon kanalının olmadığı yıllarda Türk basınınn dışa bakan yüzüydü Mehmet Ali Birand...
Devlet adamlarımızın randevu almakta zorlandığı yıllarda, ''32. Gün'' programı için ABD Başkanı Reagan''la da o görüşürdü, Sovyet lideri Gorbaçov''la da...
Daha sonraki yıllarda değişik vesilelerle defaatle bu ülkeye gittiğini tahmin ediyorum.
Nasıl olduysa, Birand''ın basireti sanki birden bağlandı ve önceki akşam bunca yıllık gazetecilik tecrübesine gölge düşüren bir pot kırdı.
İnsanın aklından ister istemez, "Sen de böyle yaparsan ey Mehmet Ali Birand, genç muhabirler neler yapmaz..." düşüncesi geçiyor.
Amacımız Birand''ın kırdığı potu yüzüne çarpmak değil.
Maalesef hepimiz algılarımızın etkisindeyiz. Dünyaya, pek çok olaya bakış açımıza algılarımız damgasını vuruyor.
Halbuki söz konusu olan İran''ın sosya-kültürel hayatı olunca, konuyu en iyi bildiğini tahmin ettiğimiz gazetecilerden biridir Mehmet Ali Birand...
Çünkü İran''a gitmişliği, görmüşlüğü vardır.
Ben İran''a gitmediğim halde durumu az çok bildiğime göre, gidip gelen Birand''ın bilgisi çok daha engindir diye düşünüyorum.
Sözü uzatmayalım:
Mehmet Ali Birand bağlantının sonunda muhabire bir uyarıda bulundu; "Saçının ön kısmı açıkta kalmış. Aman dikkat Seçil! Onu düzeltmeden dışarı çıkma. Ne olur ne olmaz" dedi.
Birand''ın bu sözlerinden, bayan muhabirin saçları az da olsa görünüyor diye, İran''da başına kötü şeyler gelebileceği anlaşılıyor.
Halbuki durum oldukça farklı.
Hatta Kanal D muhabiri Seçil Özer''in başını örtme biçimi, İranlı pek çok kadının örtünmesine göre muhafazakar bile sayılabilir.
Bu konunun farklı bir versiyonuna ben de denk gelmiştim.
2006 yılıydı. Ortadoğu''da yaşanan sorunların tartışıldığı bir toplantı için Abant''taydık. Bir grup gazeteci toplantı arasında otel lobisinde sohbet ediyorduk. CNN''in İran bağlantılarında kendisinden görüş de aldığı İranlı kadın gazeteci Nefise Kuhneverd, saçlarının üçte birini bile örttüğü söylenemeyecek olan örtüsü omzuna her düştüğünde tekrar alıp başının üstüne koyuyordu.
İran denilince belli algıları olan gazeteciler için, İranlı bir kadının saçlarının büyük bölümünü açıkta bırakan örtünme biçimi şaşılacak durumdu. Hatta bir gazeteci arkadaş İranlı kadın gazeteciye, saçlarının açık olması ile kapalı olması arasında pek bir fark olmadığını söylediğinde; "Bizim için fark ediyor" demişti.
2005 yılı Ekim ayında Pakistan''da yaşanan büyük depremden sonra, Türk hayırseverlerin bağışlarıyla yapılan okulların teslim töreni için 2006 yılı Mayıs ayında Pakistan''a gitmiştik. Ülkenin başbakanı dâhil, devlet erkânı ve ulemanın da katıldığı açılış töreni, Pakistanlı genç bir kızın Kur''an-ı Kerim okuyuşuyla başlayınca, Türk heyeti oldukça şaşırmıştı. Böyle bir durum Türkiye''de imkansız gibi birşeydi.
Sözün kısası şu: Her ülkenin gelenekleri, görenekleri, dine ait meselelerde yorumları farklı. Bunları eleştirmekten ve kınamaktan öte, "Demek bunların adetleri ve inanışları böyle" diye bakmak gerekiyor.
Ne demiştik, hepimiz algılarımızın etkisindeyiz ve dünyaya da o pencereden bakıyoruz.
Canlı yayında bayan muhabirine, "Aman dikkat! Saçının ön kısmı açık kalmış, düzeltmeden dışarı çıkma. Ne olur ne olmaz" diyerek İran''daki özgürlüğün kısıtlılığına dikkat çeken aynı Mehmet Ali Birand, kendi ülkesinde, yani Türkiye''de, yani Kanal D haber merkezinde, başını o kadarcık bile olsun örten bir bayan muhabir çalıştırabilecek kadar özgürlük sunabiliyor mu, iletişim mezunu başörtülü muhabirlere?
Ne acıdır ki, kadınların sosyal ve siyasal hayata katılımları İran''da Türkiye''den çok daha önde. Tıpkı İran''da ekrana çıkan muhabirin, aynı kıyafetle Türkiye''de birçok kanalda ekrana çıkamaması gibi...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.