Dikkat: Bu yazıyı sadece +18 okusun

00:0011/09/2013, Çarşamba
G: 9/09/2019, Pazartesi
Salih Tuna

Mümkün olsaydı Ankara metrosunun "ahlak zabıtasını" bu yazının başına diker, "Huop hemşerim yaşın tutmuyor, okuyamazsın!" uyarısını yaptırırdım.Yazık ki yazık, böyle bir imkanım yok.Hiç değilse bugünkü yazı yolculuğumuzda kafadan, yani serlevhadan uyarımı yapayım dedim.Sonra da kalkıp, "Bir yazı yazdın, çoluk çocuğumuzun ahlakını bozdun..." diyen olmasın. (Mesuliyet kabul etmem, ona göre.)Demem o ki, mecburiyetten böyle bir başlık seçtim; cinslik olsun, dikkat çeksin diye değil.Daha evvel bu işten

Mümkün olsaydı Ankara metrosunun "ahlak zabıtasını" bu yazının başına diker, "Huop hemşerim yaşın tutmuyor, okuyamazsın!" uyarısını yaptırırdım.

Yazık ki yazık, böyle bir imkanım yok.

Hiç değilse bugünkü yazı yolculuğumuzda kafadan, yani serlevhadan uyarımı yapayım dedim.

Sonra da kalkıp, "Bir yazı yazdın, çoluk çocuğumuzun ahlakını bozdun..." diyen olmasın. (Mesuliyet kabul etmem, ona göre.)

Demem o ki, mecburiyetten böyle bir başlık seçtim; cinslik olsun, dikkat çeksin diye değil.

Daha evvel bu işten ağzım çok yandı çünkü.

Bir defasında Hürriyet gazetesinin sözde devrik genel yayın yönetmeninin "spermin tadı" yazılarına vurgu yaptım diye, mail yoluyla binlerce vuruşluk "ahlakçılık falakasına" yatırıldım.

Çoluk çocuk dahil herkesin rahatlıkla okuyabileceği erişime sahip ulusal bir gazetede, yani alabildiğine kamuya açık bir mecrada nasıl olur da "spermin tadı" gibi terbiyesiz bir ifadeyi telaffuz edermişim!

Söz konusu "terbiyesiz ifade" bana ait değil, malum "elemanın" edepsizliğini göstermek sadedinde iktibas ettim dedimse de dinletemedim.

"Bir de muhafazakar olacaksın..." diye lafa başlayan "laikçi-ulusalcı-kemalist ablalar" da hiç susmak bilmedi. (Bunlar da bir tuhaf; hem metrodaki o uyarılardan gıcık kaparlar, hem de bize gelince ahlakçının kralı kesilirler.)

Her şeyden evvel, Allah"a şükür muhafazakar değilim. Bir hobi olarak bile hayatımın hiçbir döneminde ilgimi çekmedi bu.

Tarihin en ünlü ve en azgın muhafazakarlarından birinin Ebu Cehil olduğunu, "Mekke aristokrasisinin" muhafazası için hayatını ortaya koyduğunu, bundan 5 yıl mukaddem, televizyon ekranlarında birkaç kez dile getirdim.

Bu vesileyle şuncağızı da söyleyeyim: Orda, burda ahlak bekçiliğine soyunanları çok sevimsiz buluyorum.

Milletin ne yediğine ne içtiğine ne giydiğine nerde ne yaptığına kimse karışamaz.

Daha evvel kürtaj tartışmaları sırasında bu köşede dercetmiştim; mevzuyu fıkhı çerçevede değerlendirmek doğru değildir. Çünkü "İslam fıkhı" nihayetinde "İslam toplumunun" fıkhıdır. Öyle her topluma yukarıdan aşağıya elbise gibi giydirilemez.

Neyse, konumuz bu değil.

Hiç düşündünüz mü, 66 yaşındaki Hürriyet"in sözde eski genel yayın yönetmeni Ertuğul Özkök (ki biz ona kısaca "eleman" diyoruz) neden "spermin tadı" başlıklı yazılar yazar?

Üstelik bununla da yetinmez, "Türk medyasının amiral gemisi" iddiasındaki bir gazetede, nerdeyse yazı dizisi halinde "Oral seksin ayrıntılarını" diline dolar.

Daha geçen gün "Oral seks kanser yapar mı" muhabbetine sardırdı.

Eleman gerçekten de hiç sınır tanımıyor, hatta her defasında level atlıyor. Düşünün artık; eşi Tansu Hanımefendinin üzerinden, "Tansu beni neden aldatır" başlıklı zevzeklikler bile yapabiliyor.

Eskiden böyle belden aşağı konulara girmezdi.

En fazla Güneş Taner"le falan pazarlık yapar veya "Vay şerefsiz" diyerek Ahmet Kaya"yı katil sürülerinin önüne atar veya "Gerekirse silah bile kullanırız" şeklindeki garnizon çıktısı manşetlerle halkın kulağına kar suyu kaçırırdı.

Bu dönemde ne oldu da "spermin tadı" konularında mütehassıslaştı?!

Sanırım iktidarın mütedeyyin, dindar yanına karşı kendini son zamanlarda bu şekilde gerçekleştirmek istiyor.

Adı lazım değil bir paşanın, Milli Güvenlik Kurulu"nda, sırf Erbakan"a tavır koymak için, "Bana rakı getirin" demesine ne kadar benziyor değil mi?

Biraz daha resesif belki ama başka bir şey değil.

Zaten "eleman" gibi tipler "muhafazakar" telakki ettikleri iktidarlar karşısında iki uçta salınım yaparlar; ya umreye falan giderler (ki Ahmet Hakan"la gitmişti) ya da (yüz bulamayınca da) "spermin tadına" bakarlar.

Arası yoktur.

Bunun için de her dönemde bir şekilde gündeme gelmeyi, bize "yazı malzemesi" olmayı başarıyorlar.

Demem o ki, M. Yakup Yılmaz ve benzerleri her Allah"ın günü üç parça Erdoğan karşıtı yazı attırsalar da asla "eleman" kadar gündeme gelemezler.

Etek giymeleri de yetmez.

Arada bir de olsa "spermin tadından" anlamaları lazım.