Hepimiz Aleviyiz icabında!

00:005/08/2009, Çarşamba
G: 3/09/2019, Salı
Salih Tuna

Akşam Gazetesi''nin her bakımdan ''yetenekli'' yazarı Oray Eğin elinden gelse, “Sabah” yazarı Emre Aköz''ün kellesini alacak!O derece şedit, o derece nefret dolu bir yazı kaleme aldı geçen gün.“Su katılmamış ve açık bir faşist” şeklinde tanımladığı Aköz''e demediğini bırakmadı yani.Öyle ki, “kendini bilmez”, “cahil” veya “parazit” gibi ifadeler de dindirmeye yetmedi öfkesini.Herkesi (özellikle de Alevileri ) fitilini ateşlediği linç kampanyasına iştirak etmeye çağırdı.En “masum” arzusu da şu:Sabah

Akşam Gazetesi''nin her bakımdan ''yetenekli'' yazarı Oray Eğin elinden gelse, “Sabah” yazarı Emre Aköz''ün kellesini alacak!

O derece şedit, o derece nefret dolu bir yazı kaleme aldı geçen gün.

“Su katılmamış ve açık bir faşist” şeklinde tanımladığı Aköz''e demediğini bırakmadı yani.

Öyle ki, “kendini bilmez”, “cahil” veya “parazit” gibi ifadeler de dindirmeye yetmedi öfkesini.

Herkesi (özellikle de Alevileri ) fitilini ateşlediği linç kampanyasına iştirak etmeye çağırdı.

En “masum” arzusu da şu:

Sabah Gazetesi''nin önünde öyle bir velvele kopartılsın ki, Güner Ümit''in akıbeti kaç para!

Hazretin aklına uyan çıkar mı bilemem, ama, Rami Gıda''dan Peynirci Musa Seven abimizin (nur içinde yatsın) “Ekmek Teknesi” icat olmadan çok evvel dilinden düşürmediği bir lafı vardı: “Arzular şelale…”

Eyvallah “arzular şelale”; lakin bunca kin, bunca nefret, bunca hedef gösterme ve bunca “vurun kahpeye” histerisinin nedeni ne?

Biz de bu sorunun peşindeyiz zaten. Yoksa başkasının “topuna” girmek hiç adetimiz değil.

Oray Eğin''e “Bu adamın faşizmi sadece Alevilere yönelik de değil. Çarpık, hastalıklı bir mantığın yansıması…” dedirten soru şu:

“Yüksek yargıda bazı kararlar mezhepsel kaygılarla alınıyor mu?..”

Mezkûr sorunun müellifi Emre Aköz (mevzua son noktayı koymak “hülyasıyla” kaleme aldığı yazıda) geri adım atmak şöyle dursun, tam gaz devam ediyor: “Milyonlarca kelime mesaj oldu, köşe yazısı, söyleşi, hakaret, tehdit oldu ama nedense onca laf bu basit sorunun cevabını veremedi…”

Eh yani, sadece Oray Eğin örnekliğine baksak bile adam haklı!

Zira mevzunun üzerinden bir hafta geçtiği halde, hakaret ve tehdidin dışında bir şey üretmiş değil.

Ne ki, malum soru da hepten “masum” değil!

Çünkü her şeyden evvel, tanımlama, adlandırma, velhasıl, bir çerçeveleme “tehdidi” ihsas ediyor!

Mezhep eksenli bölücülüğe kapı aralayan böyle tuhaf sorular yerine…

Emin Çölaşan''ın vaktiyle yazdığı gibi, “Türkiye''ye şeriatın gelmeyeceğinin, yobazların ve gericiliğin hakim olmayacağının yegane teminatı Alevilerdir…” yollu bir şeycikler çiziktirseymiş sorun olmazdı.

Dolayısıyla, Oray Eğin dâhil hiç kimse, “insanları ikiye bölen, ırkçı” gibi ifadeler kullanmazdı.

Veya…

Bekir Coşkun gibi, “Aleviler bu ülkenin yüz akı, uygarlıktan yana iyi vatandaşı, okuyan düşünen insanları, doğaya saygılı yiğit insanlarıdır; kadına güvenirler; yobaz değildirler; edebiyatçıları kovmaz aydınları vurmazlar; hurafelere, batıl inançlara kanmazlar; Atatürk''ü severler; devrim yasalarına yürekten bağlıdırlar; laik cumhuriyete sahip çıkarlar…” deseymiş, mezhebe dayalı bölücülük yapmamış olurdu.

Biz de, suçluymuş gibi alttan alta Sünniliğimizden utanır(!) “Hepimiz Aleviyiz!” der geçerdik.

Ayrıca…

Muhterem Oray Eğin''in “Naziler''den farksız bir şekilde köşesinden insanları fişlemeye çalışıyor…” şeklindeki suçlaması da gün yüzüne çıkmazdı.

Pardon, bu gülmeler de neyin nesi sayın okur?

Yine ne fesat aşı kaynatıyorsunuz?

Hayır, “Muhterem Oray Eğin” ifadesinde dalga da yok, “enseye şaplak indirmek” de; nerden çıkarıyorsunuz!

Aslını ararsanız, “mühim adam” havalarına girdiği için adını vermeyecek, “Akşam Gazetesi''nin parlak çocuğu” deyip geçecektim.

Ama…

Hem lakap takmaktan hazzetmem, hem kim olursa olsun saygısızlık yapmak istemem.

Gelgelelim “Muhterem” ile “Oray Eğin” yan yana gelince, kendiliğinden “saygısız” bir ifade çıkıyor ortaya. En azından göze öyle geliyor.

E''ee bu da benim suçum değil herhalde; “imaj” meselesi.