Aydınlanmanın tamamlanması
gibi evrensel bir misyonun başarılmasında kendi hisselerine düşeni yapmak gibi bir “sorumluluk ahlâkından” hareket ettikleri havasındalar..
Evrensellik istasyonundan yayın yapmak
onları târihsel çevrelerinin dışında ayrıcalıklı bir yere taşıyor. Eee, özgürlük biraz da târihin ağırlığından kurtulmak değil midir? Özgürlüğün târihselleştiği bâzı adacıklar da vardır.. Onlar da zâten oradadırlar.. Sorsak, muhtemelen bu yayınlar aracılığıyla k
gibi bir amaçları olduğunu söyleyeceklerdir. Ama bu,
eski solun yaptığı gibi
iddiası gibi bir şey değil. Zâten yeni solun babalarının
popülizmi bir çocukluk hastalığı
olarak geride bıraktıklarını ilân etmelerinin üzerinden hayli zaman geçti. Çok mühim bulduğum kırılma şurada: Onlar insandan,
insanın veri ölçülerinden değil, insana yakışacağını düşündükleri bir elbisenin mükemmel ölçülerinden” hareket ediyorlar. Artizanâl değil, endüstriyel düşünüyorlar.
Terzilikten hoşlanmıyorlar. Zahmetli geliyor bu iş.. Bir elbiseyi bedene uyumlulaştırmak, bedenden hareketle elbise dikmek, o bedeni tanımayı, onunla hemhâl olmayı icâb ettiriyor. Zor iş bu..
bu yolu denemişlerdi. Bedenle uyumlulaşmaya çalışmış, ama
orta sınıf entelektüel fazlalıkları
yüzünden becerememişlerdi bu işi. Bunun acısını da kendi bedenlerini ve hayatlarını horlayarak çıkarmışlardı. Kötü, beceriksiz terzilerdi onlar. Dramatik olarak bir öz nefretle sonlanan, dikiş takımlarını kırıp döken bir tecrübeydi bu. Kendi bedenlerini horlayan, zevk dünyâlarına kategorik olarak saldıran,
raddesindeki bir öz nefretti… Yıkanmamak, saç sakal bırakmak, en kötü sigaraları içmek, sağa sola “bırak bu burjuva âdetlerini” diye saldırmak, kısaca
bu başarısızlıkların göstergesiydi. Becerilemeyen bir terzilik,toptan bu zenaatın terk edilmesiyle neticelendi. Şimdikiler
rahatlığına gömülmüş durumdalar. Elbise bedenden bağımsızlaşmış, belirleyici olmuştu.
değil de nedir bu? Beden elbiseye uyacaktır, elbise bedene değil. Değilse, konfeksiyonun mükemmel ölçüleri karşısındaki kusurları yüzüne yüzüne söylenecek, dükkânın dışına atılacaktır.
köşeli, soğuk bir ifâde. Olsa olsa bedenlerin, elbiseyi kabûl etmeye zorlanması.. Bedeni elbiseye uydurmak için uğraş dur.. Ama bu arkadaş ve kardeşlerimiz gidişâtın buna hizmet etmediğinin de farkındalar. Zülf-ü yâre dokundukça bırakın
biraz daha dışlanacaklarını ve yalnız kalacaklarını, seslerinin ve söylediklerinin kendilerine döneceğini bilecek kadar zekidirler. Ama bunu yapmaktan da ayrıca derin ve gizli bir zevk aldıklarını düşünüyorum.. O
kendilerine kızıp tepki gösterdikçe, hele hele bu tepkiler şiddet boyutuna vardığında mazoşistik bir zevk aldıklarını hissediyorum.. Aslında hepi topu istenen, sık tekrarlara dayanan, zaman içinde bağımlılık
yaratan dramatik ve epik bir mâceradır. Her epik durumun mazoşizmden beslenen gizli ve tuhaf bir haz dünyâsı
olduğunu düşünürüm…Bedenin tekmil kusurlarının ortaya çıktığı, elbisenin ise mükemmel ölçülerinin korunduğu bir kesin andır bu.. Nihâyetinde elbise, üstlerine oturan yakışıklı, güzel mankenlere kalacaktır. Bu podyumda tabiî ki, ölçüleri kuran sarışınlar, mâvi gözlülerdir asıl mankenler.. Ama sarılar, siyahlar da karınca kararınca buna renk katarlar..