MİT Başkanı Kalın’ın sürpriz Şam ziyaretinden yansıyanlar

04:0021/05/2026, Perşembe
G: 21/05/2026, Perşembe
Yahya Bostan

Şam’a gerçekleşen sürpriz ziyareti duyunca “Yeni bir şeyler oluyor” diye düşündüm. Türk istihbarat başkanının bir ülkeyi ziyaret etmesi başlı başına önemlidir. Ancak… Bu ziyaret çok kritik bir konjonktürde gerçekleşiyorsa o noktada durup üzerinde düşünmek gerekir. Düşünmekle kalmadım, perde arkasına da baktım. “ DEAŞ’a karşı ortak operasyon kararlılığı ” gibi detayları paylaşacağım ancak önce vurgulamam gereken bazı hususlar var. Suriye’nin güven ve istikrarı, Türkiye’nin ulusal güvenlik parametrelerini

Şam’a gerçekleşen sürpriz ziyareti duyunca “Yeni bir şeyler oluyor” diye düşündüm. Türk istihbarat başkanının bir ülkeyi ziyaret etmesi başlı başına önemlidir. Ancak… Bu ziyaret çok kritik bir konjonktürde gerçekleşiyorsa o noktada durup üzerinde düşünmek gerekir. Düşünmekle kalmadım, perde arkasına da baktım. “
DEAŞ’a karşı ortak operasyon kararlılığı
” gibi detayları paylaşacağım ancak önce vurgulamam gereken bazı hususlar var.
Suriye’nin güven ve istikrarı, Türkiye’nin ulusal güvenlik parametrelerini doğrudan etkiliyor. Bu hep böyleydi. Ancak 8 Aralık’tan sonra artık daha fazladır. Türkiye, Esad rejiminin devrilmesiyle; iç güvenliğini güçlendiren, bölgesel istikrara kapı aralayan
çok önemli bir mevzi kazanmıştır
. Ankara bu mevziyi tahkim etmeye çalışıyor.
Suriye meselesi doğrudan
Terörsüz Türkiye
süreci ile konuşur. Burada önemli gelişmeler var. Dağılan SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyonu dört tümen halinde gerçekleşti. Ancak YPG tam olarak silah bırakmış değil. YPG’nin önünde fazla seçenek olmasa da, örgütün silahların bir kısmını elinde tutma ve
illegal şehir yapılanmasına evrilme
çabası içinde olabileceğini düşünüyorum (Umarım bu yola girmezler.) Bu çekinceme rağmen saha pozitif… Şam yönetiminin yaklaşımına göre
entegrasyon yüzde 85 düzeyinde gerçekleşmiş durumda.
K. IRAK’IN STATÜKOSU İÇİN SÜRPRİZ ÖNERİ
Bu meselenin etkilediği ikinci alan Kuzey Irak’tır. Barzani yönetiminin SDG’yi; silah bırakmadan entegre olması için teşvik ettiğini, bunun Ankara’da rahatsızlık yarattığını daha önce yazmıştık. Bölgede “Kürtlerin liderliği” rolü isteyen Mesut Barzani, iki katmanlı strateji izliyordu: PKK’nın Kuzey Irak’taki varlığının ortadan kaldırılmasını -örgüt kendisine de tehdit olduğu için- destekliyor, bir yandan da SDG’nin Suriye’de varlığını sürdürmesini teşvik ederek nüfuzunu genişletmeye çalışıyordu. Ancak bekledikleri gibi olmadı. Terörsüz Türkiye süreci “Suriye türbülansını” absorbe etti. Şu an Barzani’ye yakın bazı isimlerin
YPG’li Mazlum Abdi’yi “Fazla Türkiye’ci olmakla” suçladıkları görülüyor
. (Bir not: Bu süreç, Barzani ile sorun yaşayan Talabani yönetimini -Kalın’ın telkinleriyle- Ankara’ya yakınlaştırdı. Gelinen noktada çok ilginç gelişmeler yaşanıyor. Kerkük’e Türkmen vali, Talabani’nin desteğiyle seçildi… Yeni durumda Talabani’ye yakın akademisyenler “
Kuzey Irak’taki özerk yönetim İki Yasal İdare Sistemi’ne dönüşsün
” diyerek yeni bir tartışma başlattı. Bu, Kuzey Irak’ın statüsünü kökten dönüştürecek bir tekliftir.)
İSRAİL’İN FAALİYETLERİ ARTTI
İsrail bağlamı stratejiktir. Bölgede hegemon olmak istiyorlar. Türkiye’nin kazandığı mevzinin farkındalar. Ankara’yı engelleme ve Suriye’yi zayıflatma hamlelerine devam ediyorlar. Şu an önceliği İran ve Lübnan’daki gelişmeler olduğu için pek farkedilmiyor ama
son bir haftada Süveyda’daki illegal girişimlerini yoğunlaştırdılar.
Sürekli gir-çık yaparak Şam’ın egemenliğini ihlal ediyorlar (Dışişleri Bakanı Şeybani Moskova’da bazı görüşmeler yapmıştı ancak Rusların odağı Ukrayna.) Son tahlilde İsrail’in hedefinin, Lübnan’ın güneyinde işgal ettiği bölgelerle, Golan-Süveyda hattını birleştirerek topraklarını genişletmek olduğu biliniyor. Lübnan’da istediğini elde ederse, Süveyda’da silahlandırdığı gruplar üzerinden bir ayaklanma çıkarma arayışına girmesi sürpriz olmayacak.
MOSSAD’IN SAHTE BAYRAK OPERASYONLARINA DİKKAT
Bir türlü asıl meseleye, Suriye’nin yeniden inşasına, ekonomisine gelemiyoruz. Çünkü bölgede bir çatışma diğerini izliyor. İran krizinin Suriye’yi etkilemesi kaçınılmaz. Şam-Tahran arasında, iç savaş sırasında İran ve vekil güçlerinin oynadığı rol nedeniyle ciddi bir güven bunalımı var. Ankara, en başından bu yana Şam’a “
Savaşın dışında kal
” mesajı veriyor. Şam da krizle ilgili oldukça mutedil bir pozisyon izliyor. Ancak eski rejim unsurlarının ülkeyi istikrarsızlaştırma çabaları, bu kapsamda Lübnan sınırında yapılan faaliyetler Şam’ın tepkisini çekiyor.
MİT Başkanı Kalın
muhataplarıyla görüşürken, Şam’da uzun bir sürenin ardından bombalı araçla terör saldırısı gerçekleşti. Saldırının yapılış biçimi Hizbullah’a yakın grupları andırsa da… Lübnan’da ölüm kalım savaşı veren örgütün enerjisini Suriye’ye harcayacağını düşünmek bana pek mantıklı gelmiyor. Şam,
MOSSAD’ın “false flag” (sahte bayrak) operasyonlarına
karşı dikkatli olmalı.
DEAŞ’A KARŞI ORTAK OPERASYON GELİYOR
İşte
MİT Başkanı Kalın’ın
Şam ziyareti tam olarak bu olaylar bütününün oluşturduğu konjonktürde gerçekleşti. Verilecek mesajlar, ele alınacak konular önemliydi. Peki, neler konuşuldu?
Bir. Kalın, Şam’da
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Dışişleri Bakanı Hasan Şeybani ve Suriye İstihbarat Servisi Başkanı Hüseyin Selame
ile görüştü. Bu görüşmelerde yukarıda vurguladığımız tüm başlıkların ele alındığı anlaşılıyor. Türkiye ve Suriye, ortak çıkarlar temelinde
eşgüdüm ve işbirliğinin güçlendirilmesi
konusunda mutabık.
İki. Kalın-Şara görüşmesinde… Özellikle ABD/İsrail-İran çatışmasının yansımalarının ele alındığı söyleniyor. Çatışmanın sona erdirilmesine yönelik çabaların değerlendirildiği
, ortaya çıkabilecek muhtemel senaryoların
detaylı şekilde konuşulduğu tahmin edilebilir.
Üç. Ankara, SDG entegrasyonun başarılı bir şekilde tamamlanması için sunduğu desteği güçlü bir şekilde vurguluyor. DEAŞ’la mücadele iki başkent arasında önemli başlıklardan biri. Bu noktada
istihbarat paylaşımı ve ortak operasyonel faaliyet
kararlılığı öne çıkıyor. Önümüzdeki süreçte iki ülkenin DEAŞ’a karşı ortak operasyon yapması sürpriz olmaz.

Dört. Ankara; Suriye’nin kalıcı istikrarı için ekonomik kalkınmanın da büyük önem taşıdığını, Türkiye’nin Suriye’deki ekonomik projelerde aktif rol almaya hazır olduğunu vurguluyor.

Özet… Önemli bir ziyaretti. Ama stratejik yansımaları muhtemelen önümüzdeki süreçte ortaya çıkacak.

#İbrahim Kalın
#MİT
#Suriye